"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

KHK’lara AYM yolu açıldı

10 Mart 2018, Cumartesi 00:20
Hukukçuların hazırladığı ve İHOP tarafından yayınlanan çalışmada, “Anayasal bir devlet ile 21 Temmuz rejimi arasındaki çelişki artık AYM’nin sahasındadır. AYM, önüne gelmesi halinde ya OHAL KHK’lARI vak’asında olduğu gibi hukuk devleti açısından geri dönülmez bir hataya imza atacak ya da anayasasızlaşmanın daimileşmesine dur diyecektir” ifadeleri yer aldı.

İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP), yaklaşık 20 aydır devam eden Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnameleri (KHK) ve etkilerini kayıt altına almaya devam ediyor. Hukukçu akademisyenler Kerem Altıparmak, Dinçer Demirkent ve Murat Sevinç’in İHOP’ta yayınlanan çalışmasında, “İki yıla yaklaşan son olağanüstü hal rejimi atipik önlemleriyle daha önceki olağanüstü hallerden de ayrılıyor. Bu yönüyle olağanüstü yönetim usulleri açısından bile olağanüstü bir yönetim tarzı ile karşı karşıya kaldığımız söylenebilir” deniyor.

Diken’de yer alan habere göre, OHAL KHK’larının yasalaşması ile kuvvetler ayrılığı ilkesinin nasıl ağır bir şekilde ihlal edildiğinden ve bu düzenlemeler içinde, çok sayıda yurttaşın etkilendiği ‘kamu hizmetinden çıkarma’ ile ‘kurum ve kuruluş kapatma’ KHK’larından bahsedilen ‘Atipik KHK’ler ve daimi hukuksuzluk: Artık yasaları idare mi iptal edecek?’ başlıklı yazıda yer alan ifadelerin bir bölümü şöyle; 

KHK’lar iptal edilmeli

Halihazırda söz konusu KHK’lerin ‘yasalaşmasından’ sonra AYM’nin bunları sadece ‘maddi açıdan’ mı denetleyeceği, yoksa ‘şekli açıdan’ yapılışlarındaki hukuki sakatlığın 148. maddenin OHAL koruması kalktıktan sonra saptanıp saptanamayacağı merak konusudur. Görüşümüze göre, yapıldığı sırada OHAL KHK’si olduğu için denetlenememiş olsa bile Anayasa ve İçtüzük’teki usullere aykırı olarak yapılan bir yasa düzenlemesinin bu aşamada da iptali mümkündür. Bu nedenle, yasa haline gelen tüm atipik KHK’lerin esasa girmeye gerek kalmaksızın iptal edilmesi gerekir.

Yapısal bozukluklar bu yöntemle aşılamaz

OHAL’in atipikliği sadece hukuken mevcut alternatiflerden daha önce kullanılmamış olanların bu dönemde kullanılmasından ibaret olsaydı, yürütmenin kendisine tanınan takdir marjı sınırları içerisinde kaldığını söyleyebilir, bu tutumu sadece yerindelik açısından eleştirebilirdik. Oysa 21 Temmuz rejiminin atipikliği, Anayasa’nın ve uluslararası hukukun çizdiği olağanüstü hal sınırlarının dışına çıkmasından kaynaklanmaktadır. Şüphesiz, bu hukuka aykırılıkların sonradan alınacak önlemlerle giderilebileceği düşünülebilir.

Örneğin, yüz binin üzerinde kamu görevlisinin kamu görevinden çıkarılmasına, yüzlerce kurum ve kuruluşun kapatılmasına neden olan KHK’lere karşı kapalı olan hukuksal başvuru yollarının OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu yolu ile açılmasının bu yönde bir adım olduğu iddia edilebilir. Özellikle, aylarca bekleyen OHAL KHK’lerinin TBMM’den jet süratiyle geçirildiği bu dönemde, atipikliğin hızla düzeltilebileceği de savunulabilir. Ne var ki aşağıda açıklanacağı gibi 21 Temmuz rejiminin yarattığı ve Anayasa Mahkemesinin OHAL KHK’lerini incelemeyi reddetmesiyle kurumlaşan yapısal bozuklukların kendi de sorunlu olan bu yöntemle aşılması mümkün görünmemektedir. 

Anayasa’ya göre yasama yetkisi TBMM’dedir ve bu yetki devredilemez

1. AYM, bu yasaları nasıl iptal etmeyecektir? 2. Yasa haline gelmiş bir hükmü bir idarî organ olan OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu nasıl denetleyip iptal edecektir? AYM ihraç ve kapatma KHK’lerini nasıl iptal etmeyecek? Bu sorunun yanıtı, bir ölçüde diğer soru ile bağlantılıdır. AYM, önüne gelen yasaların, ‘yasa’ niteliğini taşıyıp taşımadığını, eğer taşıyorsa, anayasa aykırı olup olmadığını tesbit etmekle mükelleftir. Bunun için öncelikle adı ‘yasa’ olan bir metnin gerçek bir ‘yasa’ kabul edilip edilmeyeceğine dair temel ölçütler göz önünde bulundurulmalıdır. Anayasa’ya göre yasama yetkisi TBMM’dedir ve bu yetki devredilemez. TBMM’nin yetki ve görevlerini ‘genel olarak’ düzenleyen 87. maddede ‘kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak’ TBMM’nin yetkilerinden olarak hükme bağlanmıştır ve aynı düzenlemeye göre TBMM’ye anayasa haricinde bir metinle yetki/görev vermek mümkün değildir.

TBMM kişiye özel yasa da çıkaramaz

Bu KHK’lerde olduğu gibi kişileri isim isim sayan, kişiye/kişilere özel çıkarılmış ve hiç bir nesnel gerekçeye, yargı kararına dayanmaksızın cezalandıran bir ‘yasa’ söz konusu olamaz. Şekli anlamda yasa ilkesi kabul edilse dahi TBMM, cezalandırma yetkisi kullanamayacağı gibi, kişiye özel yasa da çıkaramaz. Bu yasalar, bir yasanın taşıması gereken temel nitelikleri taşımamakta; hem eşitlik ilkesini hem de kuvvetler ayrılığı ilkesini ihlal etmektedir. AYM’nin aksi yönde vereceği bir karar, TBMM’nin yasama yetkisinin hiçbir ölçütle sınırlanamayacağının kabulü anlamına gelecektir. Bu nedenle, AYM ihraç/kapatma KHK’lerinin önüne götürülmesi halinde bu KHK’leri iptal etmelidir.

Düzenlemeler denetlenebilir hale geldi

Hukuk düzeni içinde bir idari karar ile yasanın değiştirilebilmesi mümkün olmaması zorunlu bir sonucu tespit etmemizi gerektirir. Yasa haline gelen OHAL KHK’ları, yalnızca ihraç ve kapatma KHK’ları değildir. OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonunu kuran 685 Sayılı KHK de yasa haline gelmektedir. Yasa haline gelmeden önce AYM’nin OHAL KHK’si olduğu gerekçesiyle denetleyemediği bu düzenleme de denetlenebilir hale gelmiştir. Ne var ki Komisyon, yasaları iptal edip değiştirmeye yetkili bir Komisyon olduğuna göre açıkça Anayasa’ya aykırı olan bu Yasa’nın yürürlükte kalması mümkün değildir. Açılacak bir iptal davasında gecikmesinde sakınca olan birçok hüküm içerdiği için derhal yürürlüğünün durdurulması ve ardından iptal edilmesi gerekir.

Sonuç olarak

21 Temmuz Rejimi’nin yarattığı hukuk düzeni, anayasal düzenimizin en temel ilkelerini askıya almıştır. Öyle ki yasa ile düzenlenemeyecek olan birel işlem niteliğindeki düzenlemeler yasa ile yapılmış buna karşılık idari makama yasayı ortadan kaldırabilecek bir idari işlem tesis etme yetkisi tanınmıştır. Yukarıda sayılan ve eklerinde ihraç listelerini barındıran 14 Olağanüstü Hal KHK’si anayasa ve içtüzükte belirtilen sürelere uyulmadan yasalaşmıştır. Böylece AYM’nin kendi önüne koyduğu engel de ortadan kalkmış olmaktadır. Anayasal bir devlet ile 21 Temmuz rejimi arasındaki çelişki artık AYM’nin sahasındadır. AYM, önüne gelmesi halinde ya OHAL KHK’leri vakasında olduğu gibi hukuk devleti açısından geri dönülmez bir hataya imza atacak ya da anayasasızlaşmanın daimileşmesine dur diyecektir

Okunma Sayısı: 26009
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı