"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kriz yaptırımla değil diplomasiyle çözülür

03 Ağustos 2018, Cuma 01:18
Türkiye-ABD arasındaki krizin diyalog ve diplomasi ile çözümü istendi.

AKIL VE VİCDAN DİNLENİLSİN

ABD'nin Rahip Andrew Brunson davası sebebiyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'e yaptırım kararı almasına ilişkin Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ yazılı bir açıklama yaptı. Dünyanın ve bölgenin içinde bulunduğu durum ile birlikte Türk-Amerikan ilişkilerinin önemine dikkat çeken Yalçındağ, "Dost ve müttefik iki ülke arasındaki sorunları çözmenin yolu yaptırımlar olmamalı. Her iki liderin de akıl ve vicdanlarını dinleyerek sonuç almaya odaklanacaklarına, hızla sonuca gidebileceklerine inanıyorum" dedi. 

YAPTIRIM KABUL EDİLEMEZ

KONUYLA ilgili bir açıklama da TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik’ten geldi. ABD yönetiminin kararının kabul edilemez olduğunu söyleyen Bilecik, “İki ülke arasında yaşanan son diplomatik sorun karşısında ABD’nin almış olduğu yaptırım kararı, söz konusu stratejik müttefikliğin doğasına aykırıdır ve iki ülke arasındaki ilişkilerin onarılamaz seviyede bozulması tehlikesini doğurmuştur. TÜSİAD olarak Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ikili ilişkilerin, diyaloğu ve diplomatik teamülleri temel alan yapıcı bir yaklaşım çerçevesinde onarılmasını temenni ediyoruz” dedi.

Gözler İncirlik’te

ABD merkezli düşünce kuruluşu Bipartizan Policy Center'ın ulusal güvenlik analisti Nicholas Danforth, Türk bakanlara yaptırım getirilmesinin ardından, Türkiye'nin İncirlik Üssünü kapatabileceği, Washington'ın buna hazırlıklı olması gerektiği görüşünü dile getirdi.

***

Kriz yaptırımla değil, diplomasi ile çözülür

ABD ile yaşanan krizi değerlendiren TAİK Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ akl-I selim görüşlere ihtiyaç olduğuna dikkat çekti ve “Kriz yaptırımla değil diplomasi ile çözülür” dedi.

ABD’nin Rahip Andrew Brunson dâvâsı dolayısıyla İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e yaptırım kararı almasına ilişkin DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (yazılı bir açıklama yaparak, “Dost ve müttefik iki ülke arasındaki sorunları çözmenin yolu yaptırımlar olmamalı. Her iki liderin de akıl ve vicdanlarını dinleyerek sonuç almaya odaklanacaklarına, hızla sonuca gidebileceklerine inanıyorum” dedi. 

Gerginlik uzun süredir vardı

Taraflar normalleşme için elinden gelen gayreti göstermeli diyen Yalçındağ  şu açıklamalarda bulundu: “Türk-Amerikan ilişkilerinde bir zamandır süren gerginlik, Amerikan Hazine Bakanlığının, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu yaptırım listesine almasıyla yeni boyut kazanmıştır. Bu girişimi hem Türkiye-ABD ilişkileri bakımında hem hukuki bir sürece çok ağır bir siyasî müdahale olması bakımından hem de NATO müttefikliği ve silâh arkadaşlığı bakımımdan kabul edilemez buluyoruz. Bu girişimin geri alınması ve ilişkilerin bir an önce dostluk ve müttefiklik çerçevesine yeniden oturtulması için herkesi elinden gelen gayreti göstermeye dâvet ediyoruz.”

Kanallar açık tutulmalı

Akliselim görüşlere her zaman ihtiyaç var diyerek itidal çağrısında bulunan Yalçındağ, “Yaptırımlar hiçbir zaman çare olmamış, en büyük zararı daima ilgili ülkenin insanlarına vermiştir. Türk-Amerikan ilişkilerinin önemli bir boyutunun da ticaret ve ekonomi olduğu çerçevesinde, ABD’nin sözünü ettiği ekonomik yaptırımlarda en büyük zararı Türk halkının göreceği unutulmamalı diye düşünüyorum. Gerçekçi, iyi niyetli ve aklıselim sahibi görüşlere her zamankinden çok ihtiyacımız var. Kanallar açık tutulmalı ve geri dönülemeyecek adımlardan kaçınmalıyız. İş dünyası olarak, NATO zirvesinde gördüğümüz karşılıklı samimiyetin ileriye taşınmasını ümit ediyoruz. Hem Başkan Erdoğan’ı hem de Başkan Trump’ı yakın tanıyan biri olarak, bu sorun karşısında nasıl düşündüklerini anlayabildiğimi sanıyorum. Gerçekte sorunun çözümlenmesi gerektiğine samimi olarak inandıklarını ve istediklerini düşünüyorum.”

***

’Diyalog ve diplomasi devreye girmeli’

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik ABD yönetiminin Türkiye politikasına yönelik son tutumunu eleştirerek şu görüşleri dile getirdi; “Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında 90 yıllık birikime dayanan ikili ilişkiler, karşılıklı kültürel ve ekonomik temasların etkisiyle güçlenmiş, zamanla ortak Batı değerlerine, ve jeo-stratejik temellere dayanan bir müttefikliğe dönüşmüştür. İki ülke arasındaki ilişkilerin tarihi boyunca değişmeyen en önemli unsursa stratejik müttefikliğin bir gereği olarak diplomatik ve kültürel diyalog yoluyla ortak sorunların çözülmesi ve aklıselimin her kırılma riski anında galip gelmesi olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin, iki ülke arasında yaşanan son diplomatik sorun karşısında almış olduğu yaptırım kararı, söz konusu stratejik müttefikliğin doğasına aykırıdır ve iki ülke arasındaki ilişkilerin onarılamaz seviyede bozulması tehlikesini doğurmuştur. Alınan bu yaptırım kararının kabul edilemez nitelikte olduğunun bilinmesini isteriz."

 

***

4 partiden ortak tepki

ABD Hazine Bakanlığının yaptırım kararına karşın AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ve İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu imzasının bulunduğu ortak açıklama yayımlandı. Açıklamada, Türkiye hükümetinin iki bakanına yönelik Hazine Bakanlığı eliyle yürürlüğe koyduğu yaptırım kararının şiddetle protesto edildiği vurgulanırken bu tür uygulama ve tehditkar beyanların Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde ortaya çıkmış sorunları çözmeye yardımcı olmadığı gibi ayrıca bunlara yeni sorunlar ekleme niteliği taşıdığı belirtildi. Açıklamada, “ABD’nin tehditlerine halkımızın ortak dayanışması ve kararlılığı ile ‘Hayır’ diyoruz” denildi.

***

Gözler İncirlik’te

ABD merkezli düşünce kuruluşu Bipartizan Policy Center’ın ulusal güvenlik analisti Nicholas Danforth, Washington’ın Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yaptırım getirmesi kararını değerlendirdi.

Bipartizan Policy Center’ın internet sitesinde yayınlanan değerlendirmeye göre, Danforth “Türkiye hükümeti yaptırımlara aynı şekilde karşılık vereceğini açıklarken ve Türk lirasının değeri düşerken ABD-Türkiye ilişkileri ve Türkiye ekonomisi çarpıcı bir krizin eşiğinde. Andrew Brunson meselesi, iki tarafın öfkesinin bir sembolü haline geldi, ne Washington’ın ne de Ankara’nın geri adım atmak istediği bir durum oluşturdu” ifadelerini kullandı.

Varsayımlar artık cepte değil

Danforth, ABD’nin bu noktada yapması gerekenlerle ilgili şunları ifade etti: “Bu noktada ABD hükümeti sessizce, Amerikan değerleri ve çıkarlarından taviz vermeden Bruson’ı eve getirmek için diplomatik çözüm aramaya devam etmeli. Bu çabalar başarısız olursa, oluşacak yansımaları hafifletmek için de adımlar atmalı.” Danforth’a göre, Washington, Ankara’nın Türkiye’deki İncirlik gibi askerî üslerini kapatma ihtimaline karşı hazırlıklı olmalı. Washington ayrıca Irak’tan Balkanlara bölgesel politikalarını gözden geçirmeye başlamalı, zira Türkiye ile asgari düzeyde işbirliğinin olduğu varsayımı artık cepte değil. (İncirlik Üssü, ABD’nin Suriye’deki operasyonları için kullanılıyor.)

 

***

Yeni bir iddia daha

ABD’nin Türkiye’ye yaptırım uygulama kararı almasına yol açan rahip Richard Brunson krizi hakkında yeni bir iddia ortaya atıldı. Amerikan haber sitesi Bloomberg, Brunson’ın serbest bırakılması konusundaki pazarlıkların Halkbank davası yüzünden çöktüğünü öne sürdü. İddiaya göre Amerikan yönetimi Türkiye ile görüşmelerde Brunson’ın bırakılması karşılığında şunları talep etti “Hazine Bakanlığı’na Halkbank’a düşük bir para cezası kesilmesi için tavsiyede bulunmayı, Halkbank’ın eski genel müdür yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın Türkiye’ye iade edilip ABD’de aldığı hapis cezasını ülkesinde tamamlamasını, İsrail’in de Ebru Özkan isimli Türkiye vatandaşını serbest bırakmasını sağlamayı kabul etti.” Bloomberg ise her iki taraftan yetkililere dayandırıldığı belirtilen haberde, Ankara’nın bu anlaşmaya son anda bir ek daha yapmak istediğini öne sürdü. İddiaya göre, Amerikan tarafı Brunson’ın tutukluluğunun devamına karar verilen 18 Temmuz’daki duruşmada serbest bırakılıp sınırdışı edilmesini bekliyordu. Fakat Bloomberg’ün ifadeleriyle, “Türkiye bunun yerine son dakikada anlaşmanın şartlarını değiştirdi; Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Halkbank’a ilişkin her tür soruşturmadan vazgeçilmesi şartını da laf arasında ekledi.” Haberde bu iddianın Türk ve Amerikalı yetkililere dayandırıldığı vurgulanırken, “Anlaşma çöktü ve Brunson ev hapsine alındı” denildi.

Etiketler: türkiye, abd, brunson, yaptırım
Okunma Sayısı: 894
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı