"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ortak basın toplantısından önemli mesajlar: 'Türkiye-AB ilişkilerinde önemli bir süreç yaşanıyor'

29 Ağustos 2018, Çarşamba 19:19
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 4. Reform Eylem Grubu Toplantısı'nın ardından Reform Eylem Grubu Bildirisi açıklandı.

Yine, yeniden AB

Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci yeniden gündemde

Yeniden: AB

Bildiride “Türkiye, AB’ye üyelik hedefi doğrultusunda, önümüzdeki süreçte çalışmalarına kararlılıkla devam edecektir." ifadelerine yer verildi.

***

Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği (AB) Başkanlığında düzenlenen 4. Reform Eylem Grubu Toplantısı'nın ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ortak basın toplantısı düzenledi.

'Yargı ve temel haklar, özgürlük ve güvenlik alanlarındaki başlıklara odaklanacağız'

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk Reform Eylem Grubu Toplantısı'nın düzenlendiğini belirten Çavuşoğlu, daha önce adı "Reform İzleme Grubu" (RİG) olan grubun "Reform Eylem Grubu" adıyla toplantılarına devam ettiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, toplantıda özellikle siyasi reform sürecinin hızlandırılması konusunda mutabık kalındığını ifade ederek "Önümüzdeki süreçte yargı ve temel haklar, özgürlük ve güvenlik alanlarındaki başlıklara tüm kurumlarımız olarak ve AB Başkanlığı olarak odaklanacağız." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde daha az bürokrasi, daha etkin karar alma mekanizmasıyla daha hızlı adımlar atılacağını vurgulayan Çavuşoğlu, "Önümüzdeki süreçte Avrupa Konseyi ile daha yakın çalışmayı düşünüyoruz. Bugüne kadar Avrupa Konseyi ile aramızdaki ortak komisyonlar, çalışma grupları ve yakın iş birliğimiz her iki tarafın da yararına olmuştur. Türkiye, Avrupa Konseyinin kurucu üyelerinden bir tanesidir. Sadece Parlamenter Meclis değil, İnsan Hakları Mahkemesi dahil tüm kurumlarıyla yakın iş birliğimiz var." diye konuştu.

Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"AB ile ilişkilerimizde öncelikle devam eden ve sonuç alabileceğimiz konulara odaklanacağız. Bu konulardan bir tanesi Gümrük Birliği müzakerelerinin tekrar başlatılması ve vize serbestisinin hayata geçirilmesi. Gümrük Birliği müzakerelerinin tekrar başlaması ile ilgili çalışmalarımızı gerek Hazine ve Maliye Bakanımız gerek bizler sürdürüyoruz. Vize serbestisi konusunda 7 kriter vardı, şimdi 6'ya düştü. Bu konuda AB kurumlarıyla ve tüm komiserlerle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geriye kalan 6 kriter konusunda kendi içimizde de tüm bakanlıklarımızla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Teknik heyetlerimiz 31 Mayıs'ta Ankara'da bir araya geldi. Bundan sonra da görüşmelerimizi, ortak çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız." 

Türkiye'nin AB'den beklentilerinin olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, "Vize serbestisi dahil çabalarımızın karşılığını almak istiyoruz ve siyasi engeller çıkarılmasını istemiyoruz." dedi.

'Gelen mesaj ve desteklerde de bunu görüyoruz'

Küresel ekonomik sistemi etkileyen gelişmelerin Türkiye ve Avrupa Birliği'nin ortak çıkarlarına daha fazla sahip çıkması gerektiğini ortaya koyduğunu belirten Çavuşoğlu, "Bu konuda özellikle Avrupa'dan ve AB üyesi ülkelerden Türkiye'ye yönelik gelen mesaj ve desteklerde de bunu görüyoruz." dedi.

Türkiye'nin terörle mücadele konusunda AB'den daha fazla destek beklediğini vurgulayan Çavuşoğlu, AB'nin hem PKK, PYD, YPG, FETÖ ve DEAŞ'a karşı Türkiye'ye destek vermesi gerektiğini hem de bu ülkelerdeki terör örgütlerinin mevcudiyetine karşı da iş birliği yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Çavuşoğlu, AB ile bakanlar ve komiserler düzeyinde "AB Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantıları"nın varlığını hatırlatarak, dış politika, terörle mücadele, ulaştırma, enerji ve ekonomi alanlarında bu toplantıların tekrar hayata geçirileceğini vurguladı.

Türkiye'nin, evrensel norm ve standartları temel almaya devam edeceğini söyleyen Çavuşoğlu, yeni hükümet sisteminde de reformların Türkiye'nin önceliği olmaya devam edeceğin altını çizdi.

"AB ile sonuç alabileceğimiz süreçler var"

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin AB yolunda atacağı öncelikli adımlar ve AB'den beklentilerine ilişkin bir soruya, "Elbette bugün Avusturya dönem başkanlığında yeni fasılların açılmasını beklemiyoruz. Gerçekçi olalım. Şu anda devam eden ve sonuç alabileceğimiz süreçler var. Bunlardan bir tanesi vize serbestisi. Altı kriter var. Sadece terörle mücadele değil, kişisel verilerin korunması kanunu dahil 6 konuda çalışıyoruz." cevabını verdi.

Gümrük Birliğinin güncellenmesi ile ilgili şimdiye kadar Türkiye ve AB arasında üç toplantı yapıldığını hatırlatan Çavuşoğlu, her iki tarafın yararına olan bu toplantıların tekrar yapılması gerektiğini vurguladı. 

Çavuşoğlu, göç anlaşması çerçevesinde Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine getirdiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Özellikle AB'nin Suriyelilere vereceği maddi yardımı hızlandırması gerekiyor 3 artı 3 milyar avroyu. Diğer taraftan gönüllü yerleşime de başlamak gerekiyor. Anlaşmaya göre bizim adalardan aldığımız her mülteci karşılığında Suriyelilerin Avrupa'ya yerleştirilmesi konusunda bir sorun yok. Bunu gayet başarılı bir şekilde AB yerine getiriyor. Fakat rakamlar düştükten sonra ilaveten gönüllü yerleşim sürecini de başlatacaktık. Rakamlar, arkadaşlarımızın kurumlarımızın etkin tedbirleri sayesinde tatmin seviyesinin de ötesinde düştü. Dolayısıyla bunların başlaması gerekiyor. AB ile şu anda devam ettirebileceğimiz, sonuç alabileceğimiz süreçler var. Bu konudaki adımlar iki taraf arasındaki ilişkilerde daha pozitif bir ortam da yaratacaktır."

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin (AKPM) Türkiye'nin yeniden denetim sürecine alınması kararına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çavuşoğlu, "Türkiye Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde denetimden çıkarken ben orada milletvekiliydim, Türk delegasyonu üyesiydim 2004 yılında. Yaptığımız reformlar sessiz reformlar olarak değerlendiriliyordu. Biz bu reformları denetimden çıktıktan sonra da devam ettirdik. Çünkü reformlar her zaman bizim önceliğimiz olmuştur." diye konuştu.

Çavuşoğlu, özellikle darbe girişiminden sonra AB ülkelerinde ve Avrupa ülkelerinde değil, AKPM ve Avrupa Konseyinde de Türkiye'nin içinden geçtiği süreci anlamayanlar olduğunu söyleyerek, "Bizim mecburen aldığımız tedbirler sonucunda biz denetim sürecine tekrar dahil olduk. Biz buradan çıkabiliriz." ifadelerini kullandı.

AB üyesi ve adayı ülkelerin dışişleri bakanlarının katılımıyla Viyana'da 30-31 Ağustos'ta düzenlenecek gayriresmi nitelikteki "Gymnich Toplantısı"na Türkiye'nin davet edildiğini dile getiren Çavuşoğlu, "Elbette Türkiye- AB ilişkileri gündeme gelecektir. Ortamın daha pozitif olduğunu görüyoruz. Ama bugün AB de arayış içinde ve önemli konuları da gündeme getirecekler. Türkiye'nin de bu konularda tabii ki sözü var. Biz de Türkiye'nin vizyonunu paylaşacağız." dedi.

AB'nin ekonomi ve altyapı, dijitalleşme ve enerji konularına odaklandığını belirten Çavuşoğlu, toplantıda bu konuların ele alınacağını ve ikili görüşmelerin de yapılacağını söyledi.

Çavuşoğlu, AB ile her düzeyde temasın gelecek günlerde de yoğun bir şekilde devam edeceğine dikkati çekerek, bir sonraki Reform Eylem Grubu Toplantısı'nın 11 Aralık'ta Adalet Bakanlığının ev sahipliğinde düzenleneceğini aktardı.

***

 

AB ile ilişkilere yönelik önemli toplantı

Gül, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) olan ilişkilerinin artırılmasına yönelik önemli bir toplantının yapıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki AKP hükümetlerinin reformcu bir duruşa sahip olduğunu anlatan Gül, 23. ve 24. fasıllarda da yargı, güvenlik, adalet, özgürlük temelli başlıkların bulunduğunu, bunların da ele alındığını kaydetti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve AB hukuku alanında önemli iş birlikleri içerisinde bulunulduğunu aktaran Gül, bu konuda da yapılacakların değerlendirildiğini, söz konusu adımları atma iradesinin de süreceğini vurguladı.

Gül, daha güçlü hukuk sisteminin daha güçlü özgürlük ve demokrasi anlamına geldiğini bildirdi.

Gelecek dönemin yargıya güvenin artacağı ve yargının hızlanacağı bir dönem olacağını ifade eden Gül, şöyle devam etti:

"AB ile sürdürdüğümüz temaslar ve ortak projeler kapsamında 'Yargıda Hedef Süre' uygulamasının pilot uygulamalarını pazartesi günü başlatacağız. 1 Ocak'tan itibaren de vatandaşlarımız nezdinde bu uygulama hayata geçecek. Yargı Reformu Strateji Belgemizi, kasım ayında güncellemeyi kararlaştırdık. Yargı reformu da AB'nin önem verdiği strateji belgesi, Türk yargısının bir anlamda yol haritası. Bu çerçevede de AB ile diyalogları da sürdürerek bu ortak çalışmaları hep beraber değerlendireceğiz. İnsan hakları ve özgürlüğü geliştirecek, daha fazla özgürlük daha fazla insan haklarını oluşturacak çalışmaları artıracağız."

"Eylem planı revize edilecek"

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlallerinin önlenmesi eylem planının da güncelleneceğini aktaran Gül, "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde Hükümetimizin ortaya koyduğu eylem planı revize edilecek. Türkiye'deki uygulama alanlarına, insan haklarının daha da genişletilmesine yönelik ev ödevini, yol haritasını, eylem planını güncellemeyi hedef haline getirdik." bilgisini paylaştı.

Adalet Bakanı Gül, AB ile diyaloğun artırılmasının hedeflendiğine işaret etti.

Yeni hazırlanacak yargı reformunda neler bulunacağının sorulması üzerine Gül, AB'nin, Türkiye'deki uygulamalara yönelik önerilerinin hepsinin çalışma alanları içerisinde olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS), uluslararası hukuka uygun bir hukuk devleti olduğunu kaydeden Gül, hukuku, demokrasiyi ve adaleti geliştirecek tüm imkanları kullandıklarını belirtti.

'AB ile bundan sonraki ilişkilerimizi daha rasyonel, olumlu seyredecek'

Olağanüstü Hal'in (OHAL) 19 Temmuz'da sona ermesinin ardından derogasyonların kaldırıldığını hatırlatan Gül, şunları kaydetti:

"Daha önce temel insan haklarıyla ilgili birtakım çekincelerimiz vardı. Artık OHAL hukuku değil, normal hukuk uygulanacağı için bu konudaki çekincelerimizi kaldırdığımızı da Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla bildirmiş olduk. Bu da AB ile bundan sonraki ilişkilerimizi daha rasyonel, olumlu seyre çevirecektir. OHAL sürecinde kurduğumuz OHAL Komisyonu, Avrupa Konseyi, AB ile iş birliği içerisinde diyalogları yaptık, her zaman olumlu şekilde rapor edilen bir konu ve çalışma olmuştur. Türkiye OHAL sürecinde de asla hukuktan taviz vermemiştir. OHAL'den sonra pozitif hava, yargı, demokrasi anlamında da yansıyacaktır. AİHM nezdinde Türkiye'nin şikayet edildiği, insan hakları ihlalleri anlamında yapılan müracaatlar, son 15 yıl için en düşük oranda. Şu anda, 'Türkiye'de insan hakları ihlali var' şeklinde yapılan müracaatlar, AİHM önünde 6 bin 400 tanedir. Bu, 15 yılın en düşük başvurusudur. Bu da Türkiye'nin, hukuk, insan hakları, evrensel hukuk çerçevesinde yoluna devam ettiğini gösteriyor."

Gül, Türkiye'nin demokrasisinin, Türk milletinin özgürlüğünün artmasına yönelik reformlara devam edeceklerini de sözlerine ekledi.

***

"Türkiye-AB ilişkileri açısından da önemli bir süreç yaşanıyor''

 

Toplantıda konuşan Bakan Albayrak, ağustos ayı başında ABD tarafından Türkiye ekonomisine karşı başlatılan süreci anımsatarak, ticari yaptırımlarla doğrudan ülke ekonomisinin hedef alındığına işaret etti.

Siyasi saiklerle yapılan bu saldırılar sonrasında Fransa ve Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği'ndeki (AB) pek çok muhataptan gelen olumlu açıklamalarla yeni bir sürecin gelişmeye başladığına dikkati çeken Albayrak, "Gerek siyasi muhataplar ve gerekse finans çevreleriyle yapılan görüşmelerde, bu sürecin ülkenin ekonomik göstergeleriyle açıklanamayacak siyasi adımlar olduğu yönünde mutabık kaldık. Bu süreçte hızlı şeklide devreye aldığımız aksiyon planımızla, reel sektör ve bankalarımızla adımlar atmaya başladık. Bundan sonraki süreçte çok daha yoğun çalışma sürecini ortaya koyacağız." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye-AB ilişkileri açısından da önemli bir süreç yaşanıyor''

ABD'nin son dönemdeki çıkışlarının, Türkiye yanında birçok ülke için de aynı problemleri beraberinde getirdiğini dile getiren Albayrak, şunları kaydetti:

"Türkiye-AB ilişkileri açısından da önemli bir süreç yaşanıyor. Muhtemelen önümüzdeki hafta İngiltere, eylülün ikinci yarısı Almanya ziyaretim olacak. Başka bir önemli ülkeye daha da ziyaretim gerçekleşecek. Son dönemde yaptığım bütün ziyaretlerde ortaya çıkan net husus var. Bir para biriminin ekonomiyi bahane ederek tehdit unsuru olarak kullanılmasının oluşturduğu ciddi problem söz konusu. Gelecek ziyaretlerimizde de bu görüşmeler ileri noktalara taşınacak. Türkiye gündelik dalgalanmalarla yıkılacak bir ülke değil. Bu yeni dönem, AB ve muhataplarımız özelinde yeni bir süreci ortaya koyacak."

***

'Olumlu bir hava oluştu'

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Biliyoruz ki ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de Avrupa Birliği eski Avrupa Birliği'dir." dedi.

 

Soylu, burada yaptığı açıklamada, bu toplantının hem Türkiye'nin Avrupa Birliği iradesine hem de reform iradesine açıkça teyit ettiğini belirterek, toplantıya katılan bakanlara teşekkür etti.

Toplantıda özellikle olumlu bir hava oluştuğunu ve bundan da etkilendiklerini ifade eden Soylu, Türkiye'nin bir taraftan Avrupa Birliği'ne taahhütlerini yerine getirmeye çalıştığını, diğer taraftan da hem terörle mücadele ettiğini hem düzensiz göçle ciddi bir şekilde yönetim ortaya koyduğunu, aynı zamanda organize suçlar ve uyuşturucuyla mücadelesine devam ettiğini aktardı.

Soylu, bu durumların hemen hemen hepsinin Avrupa Birliği süreciyle temel olarak alakalı olduğunu vurgulayarak, "Bir taraftan terörle mücadelede PKK, DEAŞ, FETÖ ve diğer aşırı sol terör örgütleriyle mücadele iradesi esas itibarıyla direkt Avrupa güvenliğiyle alakalıdır." diye konuştu.

Türkiye'nin 18 Mart Mutabakatı'na çok net bir şekilde sadık kaldığını anlatan Soylu, bu konuda en ufak bir eksik ortaya koymadığını dile getirdi.

Ege'de yakalanan göçmen sayısı her 100 düzensiz göçmenden 10'u iken bugün bu rakamın Türkiye'nin iradesiyle 48-50 civarına geldiğini anlatan Süleyman Soylu, bunun çok önemli bir adım olduğunu söyledi.

"Ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de Avrupa Birliği eski Avrupa Birliği'dir"

Soylu, düzensiz göçle beraber Türkiye'nin, Avrupa'yı da çok yakından ilgilendiren sınırlarının güvenliği ve entegre sınır yönetimi konusunda da bu süreç içerisinde önemli adımlar attığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Türkiye, hem uyuşturucuyla mücadelesine hem de organize suçlarla mücadelesine açık ve net bir şekilde devam etmektedir. Eğer Türkiye bunlara devam etmemiş olsa, inanıyoruz ki Avrupa bu konuda ciddi bir tehdit altında kalacaktır. Hem sorumluluklarımıza yerine getiriyoruz hem de bu adımlarımızı aynı iradeyle atmaya devam ediyoruz. Biliyoruz ki ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de Avrupa Birliği eski Avrupa Birliği'dir.

Bir şeyi daha biliyoruz. Türkiye olarak, yarım asrı aşkın bir şekilde irade ortaya koymuş olduğumuz Avrupa Birliği konusundaki yürüyüşümüz aynı anlayışla beraber devam etmektedir. Diğer bakanlıklarımız gibi bu konuda reform iradesine sımsıkı sarılan ve bu çizgiyi devam ettiren bir anlayışı kendi çerçevemiz içerisinde devam ettireceğiz. Sınırlarımızla ilgili almış olduğumuz tedbirleri en üst seviyeye çıkararak, aynı anlayışı ortaya koymaya da devam ettireceğiz."

"FETÖ konusunda maalesef aynı samimiyeti göremiyoruz"

Bir basın mensubunun, "Terörle mücadele konusunda Avrupa Birliği üyesi ülkelerle yürütülen süreçten memnun musunuz? Bir iş birliği süreci öngörüyor musunuz?" sorusu üzerine, Türkiye'nin terör açısından çok kritik bir bölgede olduğunu ifade etti.

Ülkelerin iç güvenlik meselelerinin başka ülkelerin merkezlerinde başladığını belirten İçişleri Bakanı Soylu, şöyle devam etti:

"Eğer Londra ağır silah taşıyan özel harekat polisleri artık caddelerde rahat bir şekilde geziyor, insanlar da bunu rahat bir şekilde algılıyorsa, 21. asır bize bambaşka bir gerçeği dayatıyor demektir. Etrafımızdaki coğrafyada Suriye'yi biliyoruz, Irak'ı biliyoruz, diğer ülkeleri biliyoruz. Bütün bunlardan gerek ülkemiz sınırları içerisine gerek ülkemiz sınırların içerisinden başka noktalara veya direkt başka noktalara gitmeye çalışan bir terör hadisesini biliyoruz. Bu konuda Avrupa'daki bir takım ülkelerle, bir takım farklılaşmalar yaşadığımız apaçık ortadadır. Çünkü FETÖ konusunda maalesef aynı samimiyeti göremiyoruz."

Avrupa'daki bazı ülkelerle İnterpol konusunda bile ortak bir değerlendirmelerinin söz konusu olmadığını dile getiren Soylu, şunları söyledi:

"Terör konusunda hala Avrupa'nın merkezinden etrafımızdaki coğrafyaya bize karşı bir çifte standart oluşturduğu apaçık ortadadır. Adi suçlar veya diğer meselelerde Avrupa Birliği'nde iş birliğimiz devam etmektedir. Şunu hep beraber görmemiz gerekir, bugün oluşan durum esas itibarıyla dünyanın belki de tekrar gözden geçirmesi gereken bir durumdur. Milyonlarca insanın bir yerden bir yere göç ettiği, göç edenlerin kimliklerinin bazılarının ne olduğunu hangi ülkeler tarafından bile bilinmediği, terörün sınır aştığı bir dünya tablosuyla karşı karşıyayız. Bu sadece bizim sorunumuz değil. İnsanlar, İngiltere Londra'da bir metroya rahat bir şekilde binemeyeceklerini ya da bir endişe içerisinde binebileceklerini düşünüyorlarsa bu sadece Türkiye'nin sorunu değildir."

Süleyman Soylu, DEAŞ konusunda Türkiye'nin sınavını dünyaya başarılı bir şekilde verdiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Şu anda DEAŞ'la dünyada en iyi mücadele eden ülke biziz. Rakamlarımız ortada ama çifte standardı başka noktalarda net bir şekilde görüyoruz. Terör konusunda Avrupa'nın yüklendiği bir ülke değiliz. Çünkü başarılı bir şekilde bu meseleyi yürütüyoruz. Bu kadar yoğun bir terör mücadelesi yapan bir ülke hukuk devletinin bütün ilkelerine sadık kalarak bunu başarmaktadır.

Türkiye, düzensiz göçte ne kadar büyük bir başarı ortaya koyuyor ve takdir ediliyorsa, bilinmesini isteriz ki terörle mücadelede hukuk ilkelerine bağlı kalarak attığı adımlarla başarılı bir şekilde bugün gitmektedir. Yoksa bizi linç ederlerdi. Bu kadar açık ve net. Bunu Türkiye'nin bu dönemde ortaya koyduğu mücadeledeki bir başarısı olarak değerlendirmek herhalde hakkımızdır. Çifte standartla karşı karşıyayız. Bu konudaki mücadelemiz de uluslararası alanda devam etmektedir. Bu konudaki kararlığımız da nettir."

 

AA

Okunma Sayısı: 784
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı