"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Said Nursî fikir hayatımızın namusunu kurtaran adamdır

17 Nisan 2018, Salı 01:41
Sabahattin Aksakal: “Bir gün DP mebusları uzaktan seslendi, ‘Şadi çocukları kendine mi benzetiyorsun napıyorsun?’ Cevap olarak Cumhuriyet yazarı Şadi Alkılıç, ‘Ne diyorsun yahu, bunlar neredeyse beni kendilerine benzetecek. Bana Said Nursi kimdir diye sorsalar, Türk fikir hayatının namusunu şerefini kurtaran adamdır diyeceğim’ dedi, hiç unutmuyorum.”

Demokrat Eğitimciler Derneği tarafından Yeni Asya Vakfı’nda, gazetemiz eski Yazı İşleri Müdürü Sabahattin Aksakal ile ‘Hizmet Hatıraları’ konulu seminer düzenlendi. Pazar günü gerçekleştirilen seminerde, Dernek Genel Sekreteri M.Hanifi Örnek açılış konuşması yaptı. “Tam Miraç gecesi, Müslümanların başına bomba yağdırılması, hangi vesayetle olursa olsun hoş değil. Bunlar deccal stratejileridir, karşı çıkıyoruz. Temennimiz biran önce dünyanın imanla, hak, hukuk, adalet, hakiki meşveretle sulh ve sükûna kavuşmasıdır. Bugünkü seminerimize İttihad yıllarıyla beraber 50 yıl hizmette bulunmuş, Yeni Asya gazetemizin uzun yıllar Yazı İşleri Müdürlüğü’nü yapmış Sabahattin Aksakal iştirak ettiler. Kendisine nurculuğun kara kutusu da diyebiliriz. Ve bu kutunun içinde çok önemli belgeler, bilgiler var. Duruşu ve istikametiyle bizim için önemli bir ağabeyimiz. Onu can kulağıyla dinliyoruz.”

‘Zülfikar’ı bir kez yazan askerde rahat eder’

Zülfikar ve askerlikle ilgili hatıralarından da bahseden Aksakal, şöyle devam etti: “Askerliğimi yapmadım, kaçaktım. Artık Zübeyir Ağabey de yap, demişti. Son kez dershaneye gidip teslim olacaktım. Dershaneye gittim. Tahir Ağabey Zülfikar’ı yazmış, tashih edilmesi lazımdı. Birisini bulamıyor. Beni görünce beraber yapalım, dedi. Benimde ertesi gün teslim olmam gerekiyordu. Tamam dedim, 10 gün sonra bitti gittim. Oranın komutanı da Erzurumlu ve soy ismi Aksakal. Bana sordular senin neyin oluyor, diye. Ben de bilemiyorum, dedim. Ceza falan demeden namaz kılan biriyle aynı koğuşa koydular. Asker kıyafetimi seçerken de, istediğini seç hemşehrim, dediler. Her sabah nöbetçiye beni namaza kaldırması için tembih ettiler. Çavuşlar beni aralarına aldı. En kıymetli yerde kaldım. Askerlik boyunca, anlattıkça bitmez güzellikler yaşadım. Sonra İstanbul’a geldim, Tahir Ağabey de İstanbul’a gelmiş Zülfikar basılacak. Ben Tahir Ağabey’e dedim ki, ağabey askere 3-4 sene gitmedim, bir de teslim olmam gerekirken 10 gün geciktirdim. Fakat bu kadar rahatlıklarla karşılaştım. Subay gibi karşılandım. Dedi ki, ’Kardeş, Zülfikar’da bir mana var, çok ihtiyaç vardı. O zaman Hz. Üstad demişti, ‘Zülfikar’ı bir kez yazan askerden muaf olur’ diye.’ Yani biz yazmadık ama yardımda bulunmuştuk.”‘

Din ve fen ilimlerini mezcetmek istiyordum

Aksakal, “Gençliğimde dindar bir aileden yetiştim. Bize ilk önce Allah’ı, peygamberi tanıttılar. Hz. Ömer’in adaletini anlattılar. İslama karşı özel bir ilgim oldu. ‘Benim de hizmet etmem lazım’ dedim. Arabistan’a gidip İslamî ilimleri, Almanya’ya gidip fen ilimlerini öğrenerek mezcetmek istiyordum. Ama şimdi Almanya’ya nasıl gideceğiz, ne yiyeceğiz, helal bulmak zor. Sonra bir arkadaş çağırdı, bazı ağabeyler gelmiş, gittim. Sohbet ettik, çok etkilendim. Sonra Almanya’da Risale-i Nur Enstitüsü var, dedi. Ben de onların numarasını istedim. Bana Zübeyir Gündüzalp Ağabeyin ismini verdi. İstanbul Kirazlı Mescit sokak, numara 46. Doğru oraya gittim. Ziver yani Zübeyir Ağabeye neden Almanya’ya gideceğimi anlattım, ‘Maşallah kardeşim güzel niyetin var ama bence senin bütün düşüncelerine Üstad Bediüzzaman Risale-i Nur’larla cevap veriyor. Tam senin istediğini yapmış. Fen ve ilim yoluyla Kur’ân hakikatlerini anlatmış. Hiç Almanya’ya gitmene gerek yok’ dedi. Sonra hizmete başladık.”

Sizi görünce yeniden ümitlendim

“Necdet Elmas diye birisi vardı. Türkiye’nin ilk gangsteri. Dine merakı vardı. Kur’ân öğrenmek istiyordu, ilgilendik. Popüler bir insandı. Çünkü ihtilalciler astılar, kestiler ve herkesi korkuttular. Gündüz vakti herkesin gözü önünde banka soymuştu. Yakalanmadı. Her gün gazetelerde yazıyordu. Sonra yakalandı. Nurculara karşı bir muhabbeti vardı. ‘Ne cesur insanlar’ demiş Sungur Ağabeye, ‘Bunlar namaz zamanı subaylar ve komutanlar geldiğinde, onlara iman, Kur’ân hakikatlerini anlatmak için cedelleşiyorlardı. Bağırarak, korkmadan cevaplarını veriyorlardı.’ Biz de oraya gidince beraber olduk. Namaza başladı, beraber mescide gidiyorduk. Demokrat Parti mebusları ve Cumhuriyet yazarı Şadi Alkılıç da vardı, beş sene komünizmden suçluymuş. Sonra bize dedi ki, ‘Ben tamamen ümidimi kesmiştim artık insanlık bitti ihtilal oldu, mahvolduk demiştim, ama sizi gördüm yeniden canlandım. Demek ki, insanlık ölmedi. Sizi görünce heyecanlı, canlı olarak yeniden ümitlendim.’ dedi.”

Türk fikir hayatının şerefini kurtaran adam

Şadi Alkılıç da hep derslere gelirdi. O da bizi kendine çekmeye çalışıyor güya. Osmanlı zamanında kalan bir kimse. O zaman ben lise ikideydim. O da 50 yaşlarındaydı. Derslere geliyordu, Üzeyir (Şenler) Ağabey yapardı dersleri. Tanıştık. Üzeyir Ağabey ‘ben seyyar satıcıyım’ dedi. O zaman moda öyleydi. Herkes çaycıyım, öğrenciyim, lise sondayım, derdi. Sonra Şadi Alkılıç dedi ki bir gün, ‘Yahu bana bak Nurculuk da yalan var mı, Müslümanlar yalan söyler mi? Ama sen yalan söylüyorsun. Bu kitaplar basit değil, çok ilmi konular var. Ben kendimi zorluyorum anlamak için. Sen çok mükemmel anlatıyorsun. Bir de ben seyyar satıcıyım diye yalan söylüyorsun. Niye esas ilmini söylemiyorsun. Sen çok yüksek yerden mezunsun’ dedi. Bir gün Demokrat Parti mebusları uzaktan seslendi, ‘Şadi çocukları kendine mi benzetiyorsun, napıyorsun?’ Cevap olarak Alkılıç: ‘Ne diyorsun yahu, bunlar neredeyse beni kendilerine benzetecek. Bana Said Nursî kimdir diye sorsalar, Türk fikir hayatının namusunu şerefini kurtaran adamdır diyeceğim’ dedi, hiç unutmuyorum.”

HABER: KÜBRA ÖRNEK - İSTANBUL

kubraornek33@gmail.com

 

 

Okunma Sayısı: 3001
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Misafir

    17.4.2018 12:31:17

    Hz üstad dan Allah razı olsun ümmet onu anlayabilseydi bu gün bu halde olmazdık

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı