"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye ne kadar önemli?

28 Ağustos 2018, Salı
ABD ile yaşanan kriz sonrasında Washington’da ve birçok Avrupa başkentinde sorulan soru; “Türkiye, Batı için önemli ama ne kadar önemli?”

Washington’da ve birçok Avrupa başkentinde sorulan soru şu: Türkiye, Batı için önemli ama ne kadar önemli? Bazı ABD’li yorumcular işi daha ileri götürüp, Türkiye’yi ABD’nin stratejik ortağı olarak nitelemenin doğru olup olmadığını sorguluyor. Türkiye, Nato’nun önemli bir üyesi. Askeri üsleri de ABD’nin Orta Doğu’da devam eden hava operasyonları için kritik. Rusya’nın yeniden yükselişe geçmesi sonucu Karadeniz Bölgesi’nin stratejik önemi artarken Türkiye, Nato’nun doğu kanadında dev bir toprak şeridi oluşturuyor. Türkiye, AB için de Doğu’daki en önemli komşu devletlerden biri.

Türkiye’nin gittiği yön demokrasiden uzak

 

AB Türkiye ile imzaladığı göçmen anlaşmasının 2016 yılından bu yana Avrupa kentlerine göç akınını ne kadar yavaşlattığının fazlasıyla farkında. Türkiye de bunun karşılığında önemli ekonomik yardımlar aldı ve ülkede kriz gelişimini gösterirken bu ilişkileri aksatmak istemeyecektir. Kısa vadede Washington’la ipler gerilirken AB-Türkiye ilişkileri gelişebilir. Washington bu çok kutuplu dünyada eski bölgesel saygınlığını belki yitirecek ve AB de geçici olarak bu sorunlardan kendisine fırsat çıkaracak. Ancak uzun vadede, elindeki kartlar ne kadar güçlü olursa olsun Türkiye’nin gittiği yön, Batı’dan ve Avrupa değerleri ile liberal demokrasiden uzak. Bu da nihayetinde ABD ile ilişkilerini belirleyecektir.

3,5 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor

AB üyelik süreci ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın artan otoriterliğinin etkisiyle fena halde durdu. Ancak, Batı’ya göçmen akınını yavaşlatma konusundaki kritik rolüyle Ankara hâlâ Avrupa için hayati bir ortak. Türkiye hâlihazırda komşu ülkesi Suriye’deki savaştan kaçan 3,5 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Washington’la ve bunun sonucunda Nato’yla ilişkilerinin temelini zedeleyecek bir dizi ekonomik ve diplomatik krizle karşı karşıya.

BBC’de yer alan yorumda, “Ekonomik sorunların büyük bir bölümü, Erdoğan’ın tamamı borçlarla finanse edilmiş dev inşaat projelerinden dayanağını alan hızlı büyüme arzusundan kaynaklanmış olabilir. Ancak Ankara’nın Washington ile, özellikle ABD’li Pastör Andrew Brunson’ın serbest bırakılmamasıyla ilişkilendirilen gerilim, bir tarafta Erdoğan bir tarafta ABD Başkanı Donald Trump’ın olduğu bir irade savaşına dönüşmüş durumda. ABD’nin ekonomik yaptırımları da Türkiye’nin kırılgan ekonomisine daha fazla zarar veriyor” deniliyor. 

Suriye politikası parçalandı 

Türkiye Suriye’deki iç savaşın ilk yıllarında Esad hükümetine bağlı güçler tarafından hedef alınacağı endişesiyle Nato’dan yeniden yardım istedi ve bu defa müttefikleri, sınıra füze savunma sistemi gönderdi. Suriye Savaşı, Türkiye’nin pozisyonunun nasıl değiştiğinin bir göstergesi oldu. Türkiye bölgenin en büyük oyuncularından biri olurken, bazen Esad rejimini devirme arzusuyla sahadaki İslamcı gruplara destek olduğu da oldu.

Şimdi bu politika parçalanmışken Türkiye Moskova’yla daha yakın çalışarak çıkarlarını gözetmeye çabalıyor. Ankara’nın Suriye’deki ABD destekli Kürt gruplara karşı olması da, Washington ile ilişkileri geriyor. Dönem dönem Türkiye ile ABD’nin desteklediği grupların sahada karşılaşması ya da daha kötüsü ABD ve Türk ordusunun birbirinin ateşine maruz kalması gibi gerçek bir ihtimal vardı.

Göç kartı hâlâ önemli bir koz

Peki Ankara ile AB arasındaki ilişkiler ne durumda? ABD-Türkiye gerginliği, AB ülkeleri için bir fırsata dönüşür mü? Bir yandan AB devletleri Türkiye’deki otoriterlik ve insan hakları ihlallerini sertçe eleştiriyor, diğer yandansa bu ülkeler Türk ekonomisiyle yakın bir bağ içinde. Çok sayıda Avrupa bankası Türkiye’deki risklerinden endişe duyuyor ve Türk Lirası çökerse, seyirci kalmayacaklardır.

Bu noktada, gözle görülür işaretler var: İki Yunan askeri ve Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye Direktörü’nün yakın zamanda serbest bırakılması da Erdoğan’ın Trump’la kanlı bıçaklıyken bir de AB ile büyük bir kriz yaşamak istemediğini gösteriyor. Türkiye’nin AB üyeliği yakın gelecek için reddedilmiş olsa da, Erdoğan için göç kartı halen önemli bir koz: Özellikle de Türkiye sınırı yakınlarındaki İdlib’e operasyon yakınken ve yeni bir göç akını beklenirken…

BBC Türkçe

Etiketler: Türkiye, Avrupa, ABD, AB, ekonomi
Okunma Sayısı: 1072
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı