"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Web of Science’da da Bediüzzaman önde

09 Ocak 2018, Salı
Risale-i Nur Enstitüsü Ankara Şubesinde seminer veren Prof. Dr. Aziz Kutlar, ilahiyatçıların kıskaç altına alındığını ve çarenin sivilleşmekten geçtiğini söyledi.

Prof. Dr. Aziz Kutlar Risale-i Nur Enstitüsü Ankara Şubesinde “Bediüzzaman ve Akademi” konusunda bir seminer verdi. Konuyu araştırmaya neden karar verdiğini anlatmakla başladığı konuşmaslında, ilahiyat camiasının Bediüzzaman’ın düzenli bir medrese eğitimi almadığı yolundaki eksik bilgiden ve benzeri yanlış anlamalardan yola çıkarak kendilerini Risale-i Nur eserlerine kapattığını anlatarak kendisinin de bunun sebep ve sonuçlarını merak ettiğini ifade etti.

Ardından önce Türkiye’de ilahiyat camiasının akademik üretimini sayılarla ortaya koyan ve sonra da diğer alanlardaki akademik çalışmaları listelenen Kutlar, bir tür kendini beğenme duygusu ile hareket eden ilahiyat camiasının sivil oluşumların bile gerisinde kaldığını anlattı.

Prof. Dr. Kutlar, rakamlarla beslediği konuşmasında uluslararası alanda kabul gören dini yayın çıkarmak hususunda ilahiyatçıların genel olarak açık farkla geride kaldığını gösterdi. İlahiyat camiasında yazdırılan tezlerin yaklaşık yüzde otuzunun eski eserlerin incelenmesi niteliğinde olduğunu ve fakat Kur’ân’la ilgili olanların yüzde onikide ve fıkıhla ilgili olanların de yüzde beşte kaldığını anlatan Kutlar, bu tezleri yöneten ilahiyat hocalarının ‘web of science’da atıf almış olan yayın sayısı itibariyle oldukça düşük seviyede kaldığını gösterdi.

Soru cevap faslında bir konuşmacı bu kapasitenin İslamı batıya anlatmaya yeterli olup olmayacağını sordu. Kutlar, bu sorunun cevabının sorunun içinde olduğunu söyledi ve bu yetersizliğinden aslında bir vizyon eksikliğinden kaynaklandığını dile getirdi.

Bediüzzaman ile ilgili olarak 1990 ile 2013 arasında ‘web of science’da taranan kırk iki makale yazılmış olduğunu, bu rakamın ilahiyatçıların yaptığı toplam yayınlardan fazla olduğunu, buna göre sivil alanla ilgili çalışmaların resmi ilmi çalışmalardan daha fazla olduğunu bu durumun da ilahiyat camiasının yetersizliğini açıkça gösterdiğini ifade etti.

Ayrıca Türkiye’de Nurculuk hakkında yapılan çalışmaların bilinen ve siyaset üzerinde de etkili olan diğer çeşitli dini gruplar ve fikirleri hakkındaki akademik yayınların toplamından kat kat fazla olduğunu anlattı. İlahiyat camiasının Risale-i Nura ilgisinin nasıl kurulabileceği hakkındaki bir soruya cevap olarak ise resmi ideolojinin ilahiyatçıları Osmanlı’da da, cumhuriyette de kıskaç altına aldığını ve sivil hareketlere kapıyı kapattırdığını anlattı. Ve çarenin sivilleşme ve demokratikleşmeden geçtiğini ifade etti. Risale-i Nur’un içerdiği ilmin nakletmek isteyenlerce kolaylıkla bulunup alınabilecek ansiklopedik bir bilgi durumunda olmamasının da mühim bir hikmetinin olduğunu anlatan Kutlar, irşad edici samimi alimlerin bir bilgiyi hazmederek kendisine maledip sonra da naklettiğini, sadece nakletmek için ansiklopedik bilgi alanların verdiği bilginin akıldan kalbe inebilen gerçek ilim sayılmadığını ve dolayısıyla Risalelerin de nakletmek için ve hazmetmeden ondan bilgi devşirmeye çalışanlara kendisini açmadığını anlattı.

Okunma Sayısı: 1239
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı