"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’dan günümüze hizmet paratonerleri

H. Muharrem OKUR
07 Eylül 2017, Perşembe
“Gizli, gayr-ı resmî ve bir kısım resmî, insafsız düşmanlarımızın desiseleriyle Nur şakirdlerinin bedeline bütün hücumları benim şahsıma ve benimle meşgul olmasına ve bilmeyerek ehemmiyeti benden bilmekle Nur şakirdlerinin bir derece desiselerden ve hücumlardan kurtulmalarına bu ihtiyar ve perişan hayatım vesile olduğundan, Eski Said’in on gençlik hayatı kadar kardeşlerimin hatırı için şimdilik ona muvakkaten ehemmiyet veriyorum. Eğer ben ortadan çekilsem; bana verdiği zahmet, ruhumdan ziyade sevdiğim has kardeşlerime verilecekti. O halde bir zahmet, yüz aded zahmet olurdu.” (Emirdağ Lâhikası: 2)

Paratoner; Yıldırımdan korunmak için binaların en yüksek yerine konulan alet...

Yukarıda iktibas ettiğim paragrafın ana fikri Üstadımızın şahsına yapılan hücumların, hizmetlerimize yapılmak istenen büyük saldırılara karşı gelmekte olduğu, Üstadımızın adeta paratonerlik vazifesi yapmasıdır. Bu sebeple de hizmetlerimizin maddî manevî korunmasıdır. Hizmetlerimizin inayet altında olduğu şüphesizdir. Ancak dünya sebepler dünyasıdır. Üstadımızın üç defa idam isteği ile yargılanması senelerce hapis cezaları ve sürgünler verilmesi hep bu paratonerlik sebebiyledir. Zaman zaman çok artan dehşetli hücumları olunca, Hafız Ali, Hasan Feyzi gibi talebelerinin şehid olması da bu sebeptendir. 

1950-1960 yılları arasında Demokratların gelmesiyle kısmî bir rahatlama dönemi yaşanmıştır. Ancak Üstadımızın vefatının hemen ardından yine kanlı 27 Mayıs ihtilâli neticesinde Risale-i Nur hizmetlerine çok büyük müdaheleler yapılmıştır. 1960 yılından 1971 yılında vefatına kadar Zübeyir Gündüzalp paratonerlik vazifesini Üstaddan devralarak en güzel şekilde yapmıştı. 1971 yılından itibaren bu görevi Üstad Bediüzzaman’ın yanında kalan talebeleri üzerlerine aldı. 12 Eylül 1980 ihtilâli ile birlikte paratoner olarak Mehmet Kutlular’ı gördük. Bizatihi yaşadık. Kızını öldürdüler, 270 gün hapis yattı... En yakın dâvâ arkadaşlarıyla aralarına nifak tohumları sokuldu. İhtilâllerde tehdit ettiler. Çok büyük borç tuzağı kurdular. Ancak kahramanca paratonerlik görevini yaptı. M. Kutlular’ın devrettiği vazifeler ve hizmetlerimiz devam ediyor. Ancak hizmetlerimize hücumlar da değişik kanallardan devam ediyor. Hizmetlerimize hücum edenlere şu andaki paratonerimiz gücü nispetince kahramanca karşılıyor. Allah şu andaki bu paratonerlik vazifesini Genel Yayın Müdürümüz Kâzım Güleçyüz’e yaptırıyor. Kendisini binlerle tebrik ediyorum. Ancak ben hem müessesemiz hem de şahsı açısından çok kuvvetli desteğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Sadece Adalet Kurultayı’nda yaptığı derse bile karşı çıkanları görünce, bu paratonerlik vazifesi hizmetini çok zor şartlarda yapabildiğini görüyorum. Gazeteler, bazı tv kanalları, sosyal medyadaki birçok soyu belirsizler, Kemalist yobazlar, hükümetten destek alan balıklar, dernekler, hükümetin gizli ortağı Perinçek’in beslemeleri, birçok isim bu paratoner ağabeyimize insafsızca hücum ediyorlar, ahlâksızca küfürler yağdırıyorlar.

Bizlerin mutlaka kardeşimizin yazılarını, konuşmalarını tasvip ettiğimizi yüksek sesle haykırmamız gerekiyor. Geçmiş yıllarda gazetelerde tam sayfa destek ilânları verdik. Ancak her vilayet olmasa bile bölgedeki iller biraraya gelerek verebiliriz. Şahsî olarak da sosyal medyada destek vermemiz gerekir.

Küçük bir hatıra ile yazımı bitirmek istiyorum. Bekir Berk ve bir kısım ağabeyler Doğu vilayetlerimizin birinde mahkemeye gitmek için yola çıkarlar, gece olur. Bekir Berk abdest bozmak için arabadan iner, ancak bir köpeğin hücum etmesi ile birlikte son sür’at arabaya döner. Arabadakiler bu duruma hayret eder. Derler, “Siz ki ölüme meydan okuyan, savcıları korkutan, girdiği bütün dâvâları beraat ettirerek kazanan İslâm kahramanı Bekir Berk, bir köpekten korksun.” “İşte bu gerçek Bekir Berk” der. “Mahkemelerdeki ise arkamdaki maddî manevî duâlardan meydana gelen, kardeşlerim adedince verilen desteklerden doğan Bekir Berk.”

Şimdi muharebeler; gazete, televizyon, sosyal medya vb. şekillerde yapılıyor.

Üstadımızın anayasa olarak bize bıraktığı 21. Lem’a’nın esaslarına uyarak içimizden yeni BEKİR BERK’ler çıkartabiliriz. Yeter ki kahramanlarımıza yeterince sahip çıkalım.

Bu haftaki mektubumuza geçiyoruz.

***

Not: 

İlân metnimizin aşağıdaki şekilde olmasını tavsiye ediyoruz.

Gazetemiz Genel Yayın Müdürü Kâzım Güleçyüz’ü, Adalet Kurultayı’ndaki muhtevalı konuşması için tebrik ediyor; Üstad Bediüzzaman Said Nursî’yi referans göstererek dile getirdiği tesbitlere biz de imzamızı atıyor ve desteğimizi bildiriyor; çarpıtma ve iftiralara dayalı seviyesiz ve provokatif saldırıları kınıyoruz.

.... YENİ ASYA OKUYUCULARI

***

MEKTUP

Pek Muhterem Hasan Muharrem OKUR Beyefendi,

Sizlere Malatya T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’ndan yazıyorum. Bir yıldır haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunmaktayım. Koğuşumuzdaki 22 arkadaşımızla birlikte burayı Medrese-i Yusufiye olarak görüyor ve ona göre değerlendirmeye çalışıyoruz. Fakat hepimiz ihraç edilmiş olduğumuzdan maddî sıkıntılar içerisindeyiz. Bu nedenle Risale-i Nurlar’a ulaşımımız hiç kolay olmuyor. Koğuşumuzda bir iki eser dışında kitabımız maalesef yok. Sizlerin cezaevlerine hizmetlerinizi öğrendim. Rabbim hizmetlerinizden dolayı ebeden razı olsun. 

Siz değerli hizmet insanlarından koğuşumuza da Külliyat göndermenizi istirham ediyorum. Ayrıca imkânlarınız el verirse Büyük Cevşen de talep ediyorum. 

Sizlere teşekkür ve duâ ediyorum. 

Rabbim Hizmet-i İmaniye ve Kur’âniye’den dûr eylemesin. 

Cemal ARTAN, 

T Tipi Cezaevi, Malatya

Not: Mektuptaki isim ve adresler değiştirilmiştir.

Okunma Sayısı: 1983
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı