15 Ağustos 2011, Pazartesi
ACBÜ’Z-ZENEB
DR. BAHRİ TAYRAN
Din bilginlerinin acbü’z-zeneb konusunda “aslî ecza”, “fuzulî ecza”, “zerrat-ı asliye”, “cevher-i ferd”, “çürümeyen maddî öz”, “en son çürüyen kemik”, “’nüve” ve “tohum” son olarak “nefs” terimlerini kullandıklarını görüyoruz. Bunların anlam benzerlikleri dolayısıyla azaltılmaları mümkündür. Bir de bugünün bilimsel terimleriyle karşılıklarının kurulması her ilim alanının meraklı araştırmacıları için de faydalı olacaktır. Bunun için insanın vücudunun bir ömür boyu kullandığı madde ve malzemeleri görelim:
Bir insanın 70 yıl yaşadığını ve 75 kg ağırlığında olduğunu varsayalım. İşte böyle bir insan ömür boyu susuz değerler üzerinden 14 ton karbohidrat, 2,5 ton protein ve 2,5 ton yağı gıda maddesi olarak tüketir. Bunlar için aldığı su miktarı ise 50 tondur. Böylece toplam olarak 19 ton gıda maddesini 50 ton suyla tüketir. Bu miktarların toplamı yaklaşık 70 ton olup 70 yıl yaşayan bir insanın ömrüne bölündüğünde genel bir ifadeyle bir insan vücudu yılda 1 ton gıda maddesi ve su almakta, yani tüketmektedir.
Şimdi din bilginlerinin kullandığı terimleri bu örnek üzerinde açıklamaya çalışalım:
a) Acbü’z-zeneb’i Gazali “nefs” olarak değerlendirmiştir. “Hayatın olmadığı yerde nefs de yoktur” diyen Deysani’nin görüşünden (Kitabu’r-Ruh, s. 255) hareket edersek bu durumda acbü’z-zeneb her bir insanın hem ilk yaratılışında, hem de ikinci yaratılışında bizim adına hücre dediğimiz, bir alana ineriz. Bugünün bilimsel isimlendirmesiyle her insana özgü olan “zigot” seviyesidir. “Nefs ve onu tesviye edene (91/7)” âyetine tamamen uygun düşmektedir.
b) “Aslî ecza”yı Hüseyn-i Cisrî, ömrün başlangıcından sonuna kadar baki olan ecza olup “fuzulî ecza” değildir şeklinde tanımlamıştır. Buna göre “aslî ecza” bir insanın kendi ağırlığını oluşturan miktar anlamına gelmektedir. Yani sabit kalan insan vücududur. “Fuzulî ecza” yani fazlalıklar dediği işte bu 70 tonluk miktardır. Böylece “aslî ecza” 75 kg, “fuzulî ecza” ise 70 ton olandır. Buradan anlaşılıyor ki insanın ikinci yaratılışı dünyadaki yapısı kadar olacaktır.
c) “Zerrat-ı asliye” ise insan vücudundaki temel elementlerdir. Bunların çeşidi yaygın olarak 30 civarında verilmektedir. Daha fazla olduğunu ifade eden kaynaklar da vardır. Zerrat-ı asliye’de hem element çeşitliliği, hem de bu elementlerin farklı miktarlarda kullanılışı önemlidir.
d) Rakraki ise, “cevher-i ferd” terimi ile “bu dünya yaratışından geri kalan ve değişmeyen başkalaşmayanlar” tanımını getirmiştir. Bu ise bir “ferdi” oluşturan elementlerin toplam miktarı anlamında anlaşılabilir.
Din bilginlerinin kullandığı terimleri açıklamaya devam edeceğiz.
Okunma Sayısı: 1456
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.