14. Hijyenin önemi en az dört dilde şu anda mevcut elektronik tabelâ veya billboardlar da devamlı yazılarak görsel uyarılar yapılmalıdır.
15. Zemzem Tower‘ın tepesindeki büyük elektronik tabelâda da bu uyarılar yapılmalıdır.
16. Otel sahipleri temizlik konusunda kafile başkanları aracılığı ile hacı adaylarına temizlik hassasiyeti gösterilmesi için uyarı talebinde bulunarak amaca katkı sağlamalıdır.
17. Haşeratın ürememesi için sık sık ilâçlama yapılmalıdır.
18. Harem-i Şerif’e intikali sağlamak için tahsis edilen vasıtaların yetersizliği çok hafife alınmaktadır. Bu konuda yaşananlar kâbus halini almaktadır. Harem’den otellere dönmek için hacılar bazen bir saatten fazla otobüs beklemektedir. Kadın ve erkeklerin bir arada balık istifi gibi sıkışık bir halde otobüse binmeleri önlenmelidir.
19. Otelde namaz kılmak için ayarlanan mescidler, halılar ve mekânlar temiz olmalıdır. Mahalle mescidlerine sadece temiz olmadığı için gitmeyip odasındaki seccadede vakit namazlarını kılan hacılar olmaktadır.
20. Otel ve mahalle mescidlerini denetleyen bir birim oluşturulmalıdır.
21. Sokak aralarına, otel bahçelerine, yeşil alanlara, dağlara, tepelere çadır kurarak her tarafın kirlenmesine sebep olanlara müsaade edilmemelidir.
22. Çadırlarda birkaç gün kalarak haccını eda etmek isteyenler olursa onlar için tahsis edilen ve alt yapısı hazırlanan yerlere o kişiler yönlendirilmelidir.
23. İhramdan çıkışlarda tıraş olanların saçlarını gelişi güzel ortalığa saçmaları önlenmelidir.
24. Mina’da çadırların olduğu yerde gidiş geliş yolları üzerindeki çöp yığınları mide bulandıracak seviyelerde olmaktadır. Buralarda da her an temizlik işleriyle ilgilenecek yeterli temizlik personeli bulundurulmalıdır.
25. Cadde ve sokaklarda Mekke’nin her bölgesinde bilhassa hac mevsiminde seyyar satıcı ve dilencilere rastlanmamalıdır.
26. Hira Dağı temizlik bakımından Müslümanları ve Müslümanlığı rencide eden bir tabloya dönüşmüştür. Binlerce pet şişe ve çöplerin yolların kenarlarında, taşların arasında bulunması Kur’ân’ın ilk nazil olduğu yere ve Kur’ân’a bir nev’î saygısızlık olarak algılanmaktadır.
27. Hira Mağarasındaki izdiham sevk ve idare edilmeli ve daha çok hacının oraları görmesi için tedbirler alınmalıdır. Bu civarın; alt yapısının hazırlanması, temizliğinin sağlanması ve buranın daha modern bir hale getirilmesini sağlama şartıyla ticarî bir firmaya işletme hakkı verilmesi temizliğine çare bulma olarak düşünülebilir.
28. Tevhid inancına ters, şirke düşürecek davranışlara girilmemesi için değişik dillerde dövizlerle uyarılar yapılmalı.
29. Yıllarca Müzdelife gibi yerlerde alt yapının henüz tamamlanmamış olması anlaşılması çok zor bir durumdur. Müzdelife’deki tuvaletler ve abdest alma yerleri temizlik anlamında tam bir facia! Tuvaletler hem yetersiz hem de çok pis bir vaziyette. Konaklama yerleri ve namaz kılınan yerler betonlanmalı ve namazlar tozun toprağın ve taşların üzerinde kılınmamalıdır. Müzdelife’de abdest alırken abdest suyunun aktığı gider yerinden gelen lağım kokusu en hafif tabiriyle hacılara ciddî bir saygısızlık olarak görülmektedir. Buraların da alt yapısı geciktirilmeden hazırlanmalı gereken sayıda temizlik personeli bulundurulmalıdır.
30. Müzdelife’den Mina’ya gitmek için yola çıkıldığında, çok basit bir tedbirle onbeş dakikada geçilecek bir yerin, Müzdelife mahallinden asfalta çıkışı bir buçuk- iki saati bulmuştur. Gecenin o saatinde hacıların organize yetersizliğinden dolayı bekletilmeleri ve izdihama sebebiyet verilmesi önlenmelidir.
31. Müzdelife’den Mina’ya oradan da şeytan taşlayarak otellere veya çadırlara gidenlerin bazılarının koşuşturma yüzünden sabah namazını kılamadıklarını öğrendik. Alınacak tedbirlerle hacıların namazının kazaya bırakılmasına meydan verilmemelidir.
32. Arafat’ta bulunan çadırlar ve zemin, günümüz insanına hiç hitap etmemektedir. Hacı adaylarına bir nev’î değer vermeme anlamı taşıyan bir üzücü hal de buranın fizikî durumudur. Temizlikten yoksunluk burada da çok açık bir şekilde görülmektedir. Ben sadece Türklerin bulunduğu çadırları gördüğüm için diğer ülkelerin çadırlarının bulunduğu yerler hakkında bir şey söyleyemeyeceğim.
33. Tuvaletlerde uzun kuyruklarda beklemenin yanı sıra menteşeleri kopmuş tuvalet kapılarını ellerimizle kaldırıp içeri giriyor sonra tekrar kapıyı ellerimizle kaldırarak kapatıyorduk. Eğer Suudi hükümeti bu sorunu gidermek için Türklerin kaldığı yeri kendileri tanzim etsin deseydi öyle inanıyorum ki Türk devleti alacağı tedbirler ile bugünkü ortamdan çok daha güzel bir Arafat ortaya çıkaracaktı. Öyle inanıyorum ki; talep olsa idi bu olumsuzluğu gidermek için Türkiye’den bir çok zengin Müslüman buradaki tuvalet ve abdest yerleri için modern tesisler inşa etmekte yarışacaklardı. Hele geceleyin sabaha kadar sineklerle boğuşmak... Hacıların, sivrisineksiz bir ortamda uyuyarak ertesi güne uykusunu almış, zinde bir şekilde huşu içinde duâ yapması sağlanamaz mıydı?
34. Suudi hükümetinin ekonomik gücünü bilmiyoruz. Ancak şunu söylemek gerektir ki Mekke’nin her tarafından Harem’e; oradan da hem Mina hem Müzdelife hem de Arafat’a metro ile ulaşmak, bu ibadeti günümüz teknolojilerinden yararlanarak yapmak her şeyi daha da kolaylaştıracaktır.
35. Gerektiğinde diğer İslâm ülkelerinden ve belediyelerinden hem hijyen hem de ulaşım hususunda teknik, teknolojik, bilimsel ve ekonomik destek istenmeli. (Örnek; Ankara ve İstanbul Belediyelerinden)
36. Sorunların çözümü için belli başlı İslâm ülkelerinden, sağlık elemanları, bayındırlık hizmetleri uzmanı, mimarlar, inşaat mühendisleri, peyzaj mimarları ve dinî konularda uzman bir heyet oluşturulmalıdır. Mekke ve Medine’de hac ve umre ziyaretlerini kolaylaştırmayı sağlayacak tedbirler üzerinde birlikte düşünülerek çözüme yönelik yapılabilecekler bir rapor haline getirilmeli, bu tesbitler Suudi hükümetine takdim edilmelidir.
37. Hacı adaylarının hac süresi konusu tekrar gözden geçirilmeli, 45-50 gün gibi uzun bir süre her hacı namzedi için zorunlu olmamalı. Kısa sürede haccını bitirip dönenlerden ise daha fazla ücret ödemeleri istenmektedir. Bu çelişkili durum kaldırılmalı ve hacı adaylarına daha fazla seçenek sunulmalıdır. Örnek vermek gerekirse; ben bir öğretmenim. En fazla onbeş gün içerisinde haccımı bitirip görevime dönebilmeliydim. Hangi haklı gerekçelere dayandığını bilmediğim zorunlu kırk gün kalmam, bir çok işimi aksatmış olmaktadır. Okulumda dersine girdiğim öğrencilerin derslerinde meydana gelen boşluk gibi.
38. Kendi ülkem ile ilgili bir adaletsizlikten de söz etmeden geçemeyeceğim. Bir devlet memuru olan öğretmenin, farz olan bu ibadet için ancak ücretsiz izin alabilmesini ülkemizde olduğu söylenen din ve vicdan özgürlüğü ile çelişir görmekteyim. Son görev yaptığım aydan beş gün ücretsiz izin kullandığım için maaşımdan 960 TL kesilmesini de doğrusu hiç adil bulmuyorum.
Devletimizin özellikle tatilini yaz aylarında kullanması sebebiyle öğretmenlere has bir hac yönetmeliği düzenlemesi gerekmektedir. Hac mevsiminin yaz aylarında olmadığı zamanlarda bu farz ibadeti yerine getiren öğretmen, bir nev’î maaş kesimi cezası ile cezalandırılmaktadır. Bu ibadet, din ve vicdan özgürlüğü zırhına büründürülmelidir.
39. Kafilemiz Cidde Havaalanında işlemlerin tamamlanması ve ülkeye giriş için yedi saat bekletilmiştir. Aynı hava alanında gayr-i müslim kişilerin aynı ülkeye giriş yapmak için bu kadar bekletilip bekletilmediklerini bilmiyorum. Eğer bu kadar bekletilmedilerse gayr-i müslime reva görülmeyen bu eziyet ve muamele nasıl mü’minlere reva görülebilir?
40. Mekke ve Medine’de özellikle hac mevsiminde daha yoğun denetlemelerle yemekhane, lokanta vb. gıda maddeleri satan müesseseler kontrol edilmeli, önceden belirlenmiş standartlara uyum sağlanmalıdır. Hijyen kurallarına uymayan müesseseler kapatılmalıdır.
41. Hacı adaylarının en yoğun olduğu bayrama yakın günlerde taksi, dolmuş gibi vasıtalarda, fazla ücret isteyerek hacı adaylarına yönelik fırsatçılık istismarı önlenmeli; aynı fırsatçılığın gıda ürünleri satan işletmelerce yapılmasına da müsaade edilmemelidir. Eğer daha fazla gözlem yapma fırsatım ve bilgi edinme imkânım olsaydı belki de şu yazının muhteviyatı daha farklı olacak ve daha fazla istifadeye vesile olabilecekti.
42. En son ve en mühim konu olarak gördüğüm bir eksiği de dikkatlere sunarak bitirmek istiyorum;
Hac en büyük ve geniş katılımlı bir ibadettir. Âlemi İslâmın sıkıntılarının bütün İslâm ülke liderlerinin katıldığı bir ortamda masaya yatırılması çok önemlidir. Ortaklaşa alınan kararlar bütün İslâm âlemine ve dünyaya deklere edilmelidir. Alınan kararların uygulanıp uygulanmadığı veyahut ne derece uygulandığı ertesi sene hac mevsiminde tekrar gözden geçirilerek değerlendirilmesi yapılmalıdır. İslâm ülkelerinin maddî ve manevî refahı her sene müzakere edilmeli ve birlikte hareket etme sağlanmalıdır.
Başta Diyanet Teşkilâtı olmak üzere, Diyanetten sorumlu devlet bakanlığı, dış işleri yetkilileri, İslâm Konferansı Örgütü Genel Sekreterliği, İslâm ülkelerinin hac organizasyon temsilcileri hac ile ilgili ortak toplantılar düzenlemelidir. Toplantılarda mevcut durumu değerlendirmek kısa, orta ve uzun vadede yapılabilecekler Suudi hükümetiyle müzakere edilmelidir. Tefrikanın İslâm ülkelerine verdiği azap ve sıkıntı bu platformda özellikle dile getirilmelidir. Asırlarca ihmal edilen haccın bu misyonu ona verilmeli, İslâmın evrensel, sosyal ve siyasî mesajları hacdaki bir hutbeyle dile getirilmeli ve orada bulunan milyonlarca hacının aminleriyle Yüce Allah’tan müşküllerin halli için hem Kâbe’de hem de Arafat’ta birlikte duâlarda bulunulmalıdır. —
SON—
EKREM KİŞMİROĞLU
[email protected]