"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

‘Çatışma atıkları’ ne olacak?

07 Mayıs 2013, Salı
İki hafta önce Silopi’de bir çocuğun bulduğu el bombasıyla oynarken öldüğünü biliyor muyuz? Mayın tek meselemiz değil maalesef.

Mayıs günü Iğdır’dan gelen bir kötü haber vardı, iki jandarma er, mayın patlaması sonucu hayatını kaybetmişti. Bu mayın kimindi? Seçenekler açık: Ya Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ya da PKK’nın. Bu acı olay sonrasında yükselen tartışmada mayının eski mi, yeni mi olduğuna dair yürütülen fikirlerse gerçekçi temellerin ötesinde, öncelikli olarak ‘sürece’ nereden bakıldığına göre şekillendi.
Her şeyi ‘silahlı unsurların’ çekilmesine düğümleyen sonrasız aklın doğurabileceği sıkıntılardan biri mayın meselesinin hafifsenmesi. Neyse ki birkaç gündür milyonluk mayın rakamlarından konuşuyoruz, Türkiye’nin Ottowa Sözleşmesi’ne imza atmakla, mayınlarını temizlemek için taahhüt ettiği Mart 2014 tarihini anımsıyoruz.
(En azından resmi çekilme tarihi olan) 8 Mayıs dönemecini de alırsak BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın hem devlete hem de PKK’ya yaptığı çağrı önemli. Diyor ki iki taraf da mayınların yerlerini açıklasın. 10 yıl kadar önce özellikle Suriye sınır bölgesine ait mayın haritasının kayıp olduğu konuşulmuş, sonra TSK “Hayır, duruyor” demişti. İki taraf açısından teknik olduğu kadar niyet göstergesi bu hamle hayata geçebilecekse tam zamanı. Bu çağrıya cevap verilecek mi?

Etrafı mayınlı köyler
Roboski katliamı kayıplarının pek çok akrabası gibi, sınır ticareti yapmaya mecbur köylerin mayın sakatları öylece bakıyorlar bize. Ne yazık ki tek mesele mayın da değil. Daha iki hafta önce Silopi’ye bağlı bir köyde iki küçük çocuğun arazide bir el bombası bulduğunu, oynarken patladığını ve birinin öldüğünü biliyor musunuz örneğin? Hayır çünkü haber bile olmuyorlar. Yıllardır mermi kovanlarıyla, mayın sandıklarıyla oynamaya mahkûm edilmiş çocukların başına gelebilecekler, bacağı yaylada kalmış çobanlar sanki artık normalleşmiş. El bombaları, roketatarlar, patlamamış mermiler, patlayıcı parçaları ile ‘çatışma atıkları’ sinsice duruyor bir yerlerde.
Duyarlılık ve Şiddet Karşıtları Derneği (DUY-DER), 2008’den beri sadece çatışma atığı kaynaklı sivil ölümlerine dair çalışıyor. Yetişkin ama daha çok da meraklarına yenik düşüp kurcalamaya meyyal çocuk sivillere eğitimler veriyorlar. Köy köy, okul okul gezerek anlatıyorlar. Bir saatlik eğitim bile hayat kurtarabilecek nitelikte. Derneğin kurucusu Özlem Öztürk’le konuştuğumuzda yine Silopi’deydi.
Öztürk’ün, çok önemsediği sürece dair yakındığı nokta, örneğin çocuk, göç ya da mayın gibi özellikli konularda sahada çalışan, yıllar içinde bilgi ve tecrübe biriktirmiş STK’lardan çok görüş alınmaması. ‘Bölgeyi’ birden turizme açma ya da herkesi hemen köyüne döndürme heyecanı duyanlara onların hatırlatacakları var çünkü. Boşaltılmış birçok köyün etrafının hâlâ mayınlı olduğunu, çatışma atıklarınınsa hiç hesaba katılmadığını söylüyor.
“Biz bu konunun güvenlik değil, bir insan hakları meselesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bir süredir asker, gerilla, ölmüyor diye mutluyuz ama mayın ve bu atıklardan dolayı yaşanabilecek ölümler de meseleye dahil. Öncelikle derhal mayın haritaları açıklanmalı, bu bölgeler işaretlenmeli ve siviller bilgilendirilmeli. Gerçekten çözüm istiyorsak, önümüzdeki taşları temizlemek gerekli. Mayınlar ve çatışma atıkları önümüzde duran taşlardır” diyor Öztürk. Bu arada ekleyeyim: İHD Diyarbakır Şubesi de bu konuda bir rapor hazırlığında.
Kim farkında? Yıllık rakamlara göre her dört günde bir, mayın ve savaş atıkları yüzünden bir sivil zarar görüyor.
Pınar Öğünç
Radikal, 6.5.2013

Okunma Sayısı: 717
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı