"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İslamofobi endüstri haline geldi

20 Mayıs 2013, Pazartesi
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI GÖRMEZ, BATI TOPLUMLARINDA İSLAMOFOBİNİN KASTî OLARAK KÖRÜKLENDİĞİNİ SÖYLEDİ.
11 EYLÜL OLAYLARI TETİKLEDİ 
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Arnavutluk′un başkenti Tiran′da Balkan Ülkeleri İslam Birlikleri Başkanları 6. Konferansı′nda yaptığı konuşmada, “11 Eylül o-laylarıyla birlikte, özellikle Batı toplumlarında tırmanışa geçen İslamofobi, bugün İslâm’ın önündeki en büyük engellerden biri. İslâm′ın özellikle şiddet ve terörle bağdaştırılmaya çalışılması, İslamofobiyi besleyen en önemli faktör olmuştur” dedi.
 
MÜSLÜMANLAR TAHRİK EDİLDİ
Görmez, İslam toplumlarının tahrik edilmesi için bilinçli ve sistematik olarak kutsallarına ve değerlerine hakaret edildiğine dikkati çekerek, “Bu kısırdöngü içerisinde sürekli İslamofobi ise güçlenerek Batı′da bir endüstri haline gelmektedir. Bunu önlemenin temel yolu asrın idrakine sunulmuş İslâm’dır. Sevgili Peygamberimizin çağlar üstü örnekliğidir” diye konuştu.
 
İslâmofobi endüstri haline geldi
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Batı toplumlarında tırmanışa geçen İslâmofobinin belki de İslâm’ın tarihi boyunca karşılaştığı en büyük hadiselerden biri olduğunu söyledi. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da “Sosyal ve Manevi Problemlerin Çözümünde İslâm Dini ve Din Temsilcilerinin Rolü” konulu Balkan Ülkeleri İslam Birlikleri Başkanları 6. Konferansı’nda yaptığı konuşmada, din adamlarının ve dini kurumların, modern zamanlarda kendilerini adeta mabetlerin içine hapsettiğini belirterek, “Bugün biz toplum önderlerine, din adamlarına, aydınlara ve dini kurumlara düşen, toplumlarımızın geleceği için sorumluluğumuz doğrultusunda dinimizin iman, ibadet ve ahlak esaslarının toplumda egemen olması için var gücümüzle çalışmaktır” ifadelerini kullandı. İslâm’ın özellikle şiddet ve terörle bağdaştırılmaya çalışılmasının, İslâmofobiyi besleyen en önemli faktör olduğuna işaret eden Görmez, “11 Eylül olaylarıyla özellikle Batı toplumlarında tırmanışa geçen İslâmofobi, bugün İslâm’ın önündeki en büyük engellerden biridir. Belki de İslâm’ın tarihi boyunca karşılaştığı en büyük hadiselerdendir. Ne yazık ki İslâmofobiyi canlı tutmak isteyen çevreler olduğu gibi İslâmofobiden nemalanan bir iktidar biçimi de vardır” değerlendirmesinde bulundu. Müslümanların 300 yılı aşkın süredir sürekli şiddete, işgallere, savaşlara ve katliamlara maruz kaldığını, yer altı ve yer üstü kaynaklarının sömürüldüğünü belirten Görmez, şunları kaydetti: “İslâm coğrafyasında zihinler ve gönüller yaralıdır. Ayrıca bilinçli ve sistematik bir şekilde Müslümanların kutsallarına hakaret edilmekte, değerleri aşağılanmaktadır. İslâm toplumları somut işkencenin yanında soyut ve kültürel bir işkenceye de tabi tutulmaktadır. Tüm bunlar peş peşe geldiğinde bu olaylar Müslümanların tepki biçimini etkileyerek İslâmofobiyi besleyen ve körükleyen bir unsur haline gelmektedir. Bu kısırdöngü içerisinde sürekli İslâm ve Müslümanlar zarar görmekte, İslâmofobi ise güçlenerek Batı’da bir endüstri haline gelmektedir.”
 
Terör İslâm’la bağdaşmaz
Arnavutluk’un başşehri Tiran’da düzenlenen 6. Balkan Ülkeleri Diyanet İşleri Başkanları Konferansı sona erdi. Balkanlardan 12 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen konferansın ardından sonuç bildirisi yayımlandı. Arnavutluk İslâm Topluluğu Genel Sekreteri Ali Zaimi tarafından okunan  bildiride, Myanmar’da Müslümanlar’ın yaşadıkları katliâmlar kınanırken, Sırbistan’ın Sancak bölgesinde devam eden müftü sorununun çözümü konusunda adım atılması ve Balkanlar’da görev yapan din görevlilerinin niteliğinin arttırılması istendi. Bildiride, “Özellikle son yıllarda barış ve hoşgörü dini olan yüce dinimiz İslâm’ın terörle yan yana getirilmesini ve özdeşleştirilmesini kabul etmiyor ve dünyaya böyle tanıtmaya çalışanları şiddetle kınıyoruz. İslâm’ın asla terörle birlikte zikredilemeyeceğinin, bunu yapmak isteyenlere de asla imkân vermeyeceğimiz bilinmesini istiyoruz” denildi. İslâm kültürünün gelişmesinde önemli yeri bulunan tefsir, fıkıh, hadis ve diğer önemli İslâmî eserlerin gözden geçirilip, günün şartlarına ve ihtiyaçlarına cevap verecek yorumları taşıyan yeni eserlerin telif edilerek din görevlilerinin istifadesine sunulacağı belirtilen bildiride, Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı’nca hazırlanan İslâm Ansiklopedisi, Hadislerle İslâm ve Kur’ân Yolu gibi önemli eserlerin çeşitli dillere tercümelerinin yapılmasının bu alanda ihtiyaç duyulan büyük bir boşluğu dolduracağı kaydedildi. Bildiride, ayrıca şu ifadelere yer verildi: “Balkan ülkelerinde asırlardır bir ve beraber barış, huzur ve birbirine saygı göstererek hoşgörü içerisinde yaşayan Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin asırlar önce olduğu gibi bugün de birlik ve beraberlik içinde ülkelerinin menfaatleri için hiçbir art niyet gütmeden birlikte gayret sarf etmelerinin, özelde Balkanlar, genelde Dünya barışı için çok elzem olduğunun bilinmesini ve bu inancımızı daima muhafaza edeceğimizi ilan ediyoruz. 
Okunma Sayısı: 1164
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • özdemiroğlu

    20.05.2013 00:00:00

         İslamifobi’nin arkasında acaba ifsat komitesi dediğimiz bazı Yahudi Ağırlıklı) şebekeler yokmudur?Hedefinde de İslamiyet ve samimi Müslümanlar,hususan cemaatler,tarikatlar vs. tüm İla-yı Keimatullah’ı hedef tutan dini gruplar yokmudur?Bunun enine boyuna araştırmak gerekmiyor mu?

  • İbrahim Faik Bayav

    20.05.2013 00:00:00

    İslam Varsa İslamofobi Olmaz.

    Batı toplumlarında islamofobi kasti olarak körükleniyormuş. Diyanet işleri başkanı öyle diyor. Bu durum İslam’ın önündeki en büyük engelmiş.

    Bu anlatımda bir yanlışlık yok mu?..

    İslam aydınlıktır. Ortaya çıktı mı karanlık dağılır. İslam’ın önünde engel var sanmak, aydınlığın çıkmasını karanlığın önlediğini sanmak kadar saçmadır. Bu, mantıkla bağdaşan bir şey değildir.

    Diyanet İşleri Başkanı diyor ki; ’’Barış ve hoşgörü olan yüce dinimiz İslam, terörle yan yana getiriliyor ve özdeşleştiriliyor. Bunu kabul etmiyoruz’’.

    Bunu önlemenin yolu, oraya buraya gidip konuşmak değildir. İslam’ın barış ve hoşgörü esaslarını ortaya koyacaksın. Yapılmaması gerekenleri topluma deklare edeceksin. Edeceksin ki, Suriye’de, milyonların yurtlarından edilmesine, katliam yapılmasına sebep olan isyanı İslam adına görme saçmalığı oluşmasın. Hatta, İmam-Hatip gibi dini yönü ağır basan okuldan çıkan biri başbakan olduğunda, masum koruma numarasıyla savaş tellalı kesilmesin.

    Soru: Dünya’ya müslüman olarak lanse edilen Erdoğan hükümetinin, Suriye iç kavgasında isyancılara destek olması İslam’la bağdaşıyor muydu? İslam nutku atan bir başbakan terörle katledilen Reyhanlı halkına koşacağına Amerika’ya ticaret anlaşması yapmaya mı gitmesi gerekirdi?

    Diyanet İşleri Başkanı, yeni eserlerin telif edilmesinden bahsediyor. İslam’ı layıkıyla anlatan eserler telif eder inşallah. Yoksa, şikayetçi olduğu kutsallara hakaret olayı, bugüne kadar telif edilmiş eserlerle oluşuyor. Bir zaman önce Başkan kendisi söyledi hadis külliyatlarından ayıklama yapılacağını. Demek ki farkında kutsallara hakaretin nasıl oluştuğunun.

    Son söz: İslam ortaya konursa islamofobi denen şey kaybolur. [email protected]

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı