"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sivil toplum ‘Evlendirme dairesi’ kurmalıdır

26 Mayıs 2013, Pazar
Aile, insan hayatının en önemli dinamiğidir.
Bütün ciddî etkileşimler bu dönemin mahsulüdür. Dolayısıyla bu dönemin nasıllığı, o insanın hayatının nasıllığını akla getirir. Yani insanın nasıllığı, nasıl bir aileden geliyor olduğu ile alâkalıdır.
Dolayısıyla aile mefhumu bireyin de, sivil toplum teşekküllerinin de, devletin de en önemli meselesi olmak durumundadır. Çünkü buradaki bir problem toplumun bütününü olumsuz etkileyecek bir sonuç içerir. Onun için aileye hizmet etmek, aynı zamanda toplumun da kalitesine hizmettir. Nitekim kaliteli olmayan bir birey, kaliteli aile oluşturamaz; kaliteli aile olmayınca da kaliteli bir toplum beklenemez.
O zaman ne yapıp edip, aile üzerinde çok ciddî projeler oluşturulmalıdır.
Ama gelin görün ki, her türlü konuda sivil toplum hizmetleri gelişirken ve bütçeler hazırlanıp değişik adımlar atılırken, aile ile ilgili, evlendirme ile ilgili, eş seçimi ile ilgili, evliliğin korunması ile ilgili ciddî adımlar bulunmamaktadır. Kötü olan da televizyonlardaki evlendirme programlarını gülerek ibretle seyrediyoruz. Allah aşkına evlilik gibi bir müessese seyirlik malzeme mi olur?
Onun için ne yapıp edip, aile ile ilgili, evlilikle ilgili birilerinin konuyu masaya yatırması lâzımdır. Madem ki, pek çok konunun temeli aileye, evliliğe dayanıyor, o zaman evlilik müessesesini çok ciddî tutmak gerekecektir.
**
Farklı farklı illerde görüştüğümüz gençler, evlilik konusuna daha fazla ve daha ihtiyaca cevap verecek çalışmalar yapılması gerektiğinden bahsediyorlar. Bakıyorum ki, köşe yazılarımızdan ‘evlilik meseleleri’ onları çok ilgilendirmiş ki, “Abi niçin gençlerin evlilik gündemleri devam etmedi. Bu konu çok önemliydi. Kimse bizim bu meselelerimizle ilgili kafa yormuyor. Oysa evliliğin sağlıklı bir zeminde olması lâzımdır. Bu temelde problem varsa, elbette diğer hayat alanlarında da sıkıntıların görülmesi kaçınılmaz olacaktır.’ şeklinde yorumlar yapıyorlar.
Bu konu ile ilgili, somut tavsiyelerde bulunmak istiyorum.
Yani şu an bir sivil toplum kuruluşumuz olsa, branşlaştığı konu evlilik olsa, evlilikle ilgili bir arşiv oluştursa, baş vuranların bütün bilgilerini güven verecek ve oldukça ciddî alacak tarzda sistematik hale getirse ve bu bilgiler ışığında ilgililerle/adaylarla görüşme/görüştürme (meşrû dairede) mekânları tanzim etse, sonrasında da evlilik noktasında maddî ihtiyacı bulunanlara, ev bark, eşya gibi malzeme ihtiyaçlarına katkı sağlayacak bir fon oluştursa sizce nasıl olur?
***
Bizim, gençlerin evlendirilmesine rehber olunması çağrımız farklı farklı illerde gençler arasında ciddî karşılanmış. Ama bu bilgilerin salt bir bilgi olmakta kalmaması temenni ediliyor. Hiç değilse camiamızdan ilgili kişiler bu işin temelini atmaya başlayabilirler.
Konuyla ilgili bize değişik illerimizden pek çok telefonlar geldi. Hatta bazı illerde ellerinde bu işin dokümanları olanlar arayıp bu işin bir iki kişi için oldukça zor olduğunu, bu işin kurumsallaşması gerektiğini ifade edenler oldu.
Elbette evlenme aşamasına gelmiş kişilerde, ‘Kimin durumu nedir, kim kimin dengidir, bu konulardaki standartlar nelerdir, bu konularla kimler ilgilenmelidir, bunun bir bilgi bankası gerekmez mi, bu konunun kurumsallaşması gerekmez mi?’ gibi pek çok sorular ve üzerinde düşünülmesi gereken cevaplar lâzımdır.
Somut olarak bakıldığında, evlilik meselesi bir kurumsal yapılanmaya ihtiyaç duyuyor. O zaman bir ciddiyet de kazanacaktır. Hatta neden böyle bir yapılanmaya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı öncü olmasın? Ama şimdi bu bakanlığımızın bünyesindeki işler görüldüğü üzere evlilikle ilgili değil. Sadece bilinç uyanmasına hizmet eden, seminerler, konferanslar bir yere kadar fayda taşır. Ama bizim üzerinde durduğumuz konu ise, çok daha önemli ve ciddîdir.
Bu konuda bir resmî kurumdan ziyade içinde gönüllülük esası da olan, Allah’ın rızasını kazanmak, sağlıklı bireylerden oluşan evliliklerin yapılmasına hizmet etmek, aynı zamanda toplumun da geleceğini inşa etmek anlamı taşımaktadır. Ama resmîyet de, gönüllülükte bir araya gelebilir. O zaman bunu sivil toplumlar, cemaatler de yapabilirler. Çünkü, konunun özel bir durum arz etmesi, suistimalleri de beraberinde getirebilir. Onun için de güvenin temelde olduğu ve sağlama alındığı bir yapılanma ancak olumlu netice verebilecektir.
Aile ile ilgili, evlilikle ilgili problemler kendini gösterirken ve artarken, ciddî bir bilgi birikimi ve uzman desteği oluşmuş olan Müslümanların bu konuyu kendi haline terk etmeleri olacak şey değildir.
Namazla ilgili, kitapla ilgili, insanların karınlarını doyurmak, giyeceklerini temin etmekle ilgili, hayvanların korunması ile ilgili teşekküller oluşturulurken, bu konunun gözardı edilmesi olacak şey değildir.
Onun için bir sivil organizasyonun, ‘Evlendirme dairesi’ gibi ya da daha kulağa hoş gelen bir isim altında hizmet vermesi aciliyet kesbeden bir konudur.
Yoksa, bir ildeki bir kişinin elinde toplanmış bir takım bilgilerle bu işin yürümesini beklemek doğru değildir. Bunun böyle yürüyecekse dahi bir ekip ruhu içerisinde ve ciddiyet halinde sürmesi lâzımdır.
Evlilik meselesi içinde aday belirleme, adayları değerlendirme, adayları meşrû daire içerisinde görüştürme, karar vermelerine yardımcı olma gibi pek çok sorular böyle bir kurumsallaşmada ortadan kalkacaktır.
Bu iş bir yerden başlamalıdır. Bu iş sağlıklı bir zemine oturursa, diğer pek çok meselelerde hallolma sürecine girecektir.
Yoksa, gençlik problemleri ile uğraşmaktan, aday bulma ve değerlendirme meselesi ile ilgilenmekten ve tabiî ki sonraki dönemlerdeki problemlerden bir kişi, beş kişi değil çok kişiler yorulacaktır.
Yani her ilde bir ‘evlendirme dairesi’ olsa, o dairede üç beş kişi istihdam edilse, o dairede bir program dahilinde evlilik meseleleri eğitimi verilse, böylece eşler birbirini doğru tanıyıp, doğru tanımlasalar ve evliliğe kendilerini psikolojik olarak ve bilgi potansiyeli anlamında hazırlansalar daha güzel olmaz mı?
Böyle bir süreç işlese, Müslüman ailesi huzursuz mu olur?
Bugüne kadar ki evlilik ve aile problemleri, hangi bölgede daha çok hangi problem yaşanıyor istatistikleri çıkarılsa ve evlenecek bireyler bu bilgilerle teçhiz edilseler kötü mü olur?
Bu, boşanmaların her geçen gün arttığı bizim toplumumuzda acilen başlanması gereken bir konudur. Buna, aklıselim sivil toplum kuruluşlarının iş işten geçmeden hemen adım atması lâzımdır. Yoksa, bu ateşten herkes bir şekilde etkilenecektir.
Kısmen başlayan ‘aile okulları’ gibi, ‘evlilik okulları’ da başlamalıdır. Yoksa yıkımlara seyirci olmak, akla uygun bir davranış değildir.
Evlilik gibi önemli bir meseleyi televizyonlarda ticarî bir malzemeye terk ederseniz, elbette bunun tokadı çok acı şekilde hamiyet sahiplerinin yüzlerinde de şaklayacaktır.
Ama bu konularda atılacak adımlar, duâlaşmaları, yardımlaşmaları, beraberinde de psikolojik ve sosyolojik pek çok problemlerin ortadan kalkmasına katkı sağlamış olacaktır.
Gelin bu konu ile ilgili en küçük daireden, camiadan başlayalım. Göreceksiniz, kısa vadede etkisini gösterecek ve yaygınlaşacaktır.
Toplumun nefes alması bu adıma bağlıdır.
 
SEBAHATTİN YAŞAR
Okunma Sayısı: 690
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı