"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fıtrat mı, vicdan mı?

Halil ELİTOK
08 Temmuz 2018, Pazar
Her insan İslâmı kabul edebilecek ve dıştan bir tesire maruz kalmadığı takdirde, adeta kendiliğinden İslâmı bulacak ve Allah’a inanmayı kabul eden bir fıtrata sahiptir. Bu husus bir hadisi şerifte şöyle zikredilmiştir: “Her doğan İslâm fıtratı üzere yaratılmıştır; ama anne-babası onu Hıristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.”

Pek çok insanımız tarafından iltibas edilen fıtrat ve vicdan konusunu Risale-i Nur açısından izah etmeye çalışacağım.

Fıtrat: Yaratılış, yapı, karakter, tabiat, mizaç anlamlarına gelmektedir.

Terim olarak fıtrat: “Allah’ın mahlûkatını, Kendisini bilip tanıyacak ve idrak edecek bir hal, bir kabiliyet üzere yaratmasıdır.”

Her insan İslâmı kabul edebilecek ve dıştan bir tesire maruz kalmadığı takdirde, adeta kendiliğinden İslâmı bulacak ve Allah’a inanmayı kabul eden bir fıtrata sahiptir. Bu husus bir hadisi şerifte şöyle zikredilmiştir: 

“Her doğan İslâm fıtratı üzere yaratılmıştır; ama anne-babası onu Hıristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.”

Rum Sûresi’nde şöyle buyrulur: “O halde (Habibim) sen yüzünü bir muvahhid olarak dine yönelt. Allah’ın insanları yaratmasında esas aldığı o fıtrata uygun hareket et...”

Demek ki, insanın yaratılışı güzel ahlâk üzeredir. Ancak, insan tabiatına yerleştirilmiş bulunan bütün bu özelliklerin mecralarını bularak tekâmül etmeleri gerekiyor. Bu tekâmülün esasları, İlâhî kitaplarda konulmuş ve peygamberlerce (as) insanlık âlemine tebliğ edilmiştir. Hz. Peygamber (asm), “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” buyurmuştur.

Fıtrata uymak: Yaratılışa uyum göstermektir.

“Fıtrat, fıtrî ve lâyık olmayan şeyi reddeder, atar.”

Ruh, beden ve kâinat… üçünde de hükmeden fıtrî kanunlar var. Ve insan, ancak bunlara uymakla hayatını sürdürebiliyor, kendi varlığından ve onu kuşatan âlemlerden faydalanabiliyor.

“Vicdan, fıtratın bir şubesidir” başlığı altında yazılan bir yazıda konu şöyle değerlendirir: “Fıtrata uymak, beden ve ruh sağlığımız için çok önemli olduğu gibi toplumda yapmak istediğimiz icraatlar ve ıslahatlar için de yine son derece önemlidir.” 

Bu konuda da Bediüzzaman Lem’alar adlı eserinde şöyle bir açıklama da bulunur: “Hayat-ı içtimaiye-i beşeriyede bir çığır açan, eğer kâinattaki kanun-u fıtrata muvafık hareket etmezse, hayırlı işlerde ve terakkide muvaffak olamaz. Bütün hareketi şer ve tahrip hesabına geçer.”

Fıtrat ile vicdan arasında çok yakın bir alâka vardır. Ruh, Sani’in marifetini fıtrat-ı zişuur olan vicdan ile talim eder. Adeta her bir insanın içinde bir Muhammedü’l- Emin (asm) olarak vicdan ihdas olunmuştur. Ruh ulûhiyetin nazariyatını vicdan ile kavrar; uluhiyetin şuunatını/işlerini, İlâhî isim ve sıfatların maddiyattaki tecellilerini ise akıl, his, görme, duyma gibi diğer maddî ve batınî havas ile algılar.

İnsanın kendine has bir fıtratı vardır; vicdan ise bu fıtratın çok kıymetli bir şubesidir. Tevhidin dört büyük delilinden birisi de şuur sahibi varlıkların vicdan ve fıtratı oluyor. Bozulmamış fıtrat, çürümemiş vicdan asla ve kat’a yalan söylemeyeceğini Bediüzzaman, Mesnevî-i Nuriye adlı eserinde şöyle ifade eder:

“Dördüncü Burhan: Âlem-i gayb ve şehadetin nokta-i iltisakı ve berzahı ve iki âlemden birbirine gelen seyyârâtın mültekası, vicdan denilen fıtrat-ı zîşuurdur. Evet, fıtrat ve vicdan akla bir penceredir; tevhidin şuâsını neşrederler.”

Dördüncü Burhanın açıklama bölümünde de şöyle bir değerlendirme yapar: “Vicdan-ı beşer denilen fıtrat-ı zîşuurdur. Şu burhanda dört nükteyi nazar-ı dikkate al.”

“Birincisi: Fıtrat yalan söylemez. Meselâ, Bir çekirdekteki meyelân-ı nümüvv der ki: ‘Sümbülleneceğim, meyve vereceğim’ doğru söyler. Meselâ, yumurtada bir meyelân-ı hayat var. Der: ‘Piliç olacağım Biiznillâh’ olur. Doğru söyler. Meselâ, bir avuç su incimad ile meyelân-ı inbisatı der: ‘Fazla yer tutacağım’ Metin demir onu yalan çıkaramaz; sözünün doğruluğu, demiri parçalar. İşte şu meyelânlar, irade-i İlâhiyeden gelen evâmir-i tekviniyenin tecellîleridir, cilveleridir.”

Okunma Sayısı: 2711
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı