"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Irak ve on Muharrem

Halil ELİTOK
30 Eylül 2017, Cumartesi
Muharrem ayının onuncu günü Hz. Hüseyin şehid edilmiştir.

Tarihe ışık tutma açısından bu olayın Müslümanlar tarafından daha iyi anlaşılması için tarihin karanlık sayfalarını aydınlatmak gerekiyor.

Hz. Hüseyin, (H. 5-6, M. 622’de Medine-i Münevvere’de doğdu, H. 61, M. 680 vefatı 57 yaşında) Hz. Peygamber’in (asm) Hz. Fatıma’dan  (r.anha) torunudur. Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın ikinci oğlu. Hicretin dördüncü yılı Şaban ayının beşinde dünyaya geldi. Hz. Hüseyin’in ismini Peygamber Efendimiz (asm) koydu. Hz. Hüseyin doğduğu zaman, Cebrail (as) gelip: -“Ya Muhammed! Rabbin sana selâm söylüyor. Oğluna, şu Harun’un oğlunun ismini koy diyor” dedi. Peygamber Efendimiz:

-“Ey Cebrail: Harun’un oğlunun ismi nedir?” diye sordu.

Cebrail (as):

-  “Şebir” dedi.

Peygamberimiz:

- “Benim dilim, Arapça”  buyurdu.

Cebrail (as): 

- “Öyle ise, bunun Arapça karşılığı olan Hüseyin ismini koy” dedi.1 

Hz. Hüseyin, Hz. Peygamber’e (asm) çok benziyordu. Hz. Ali (r.a): “Hasan, Rasûlullah’a (asm) göğsünden başına kadar olan kısmında, Hüseyin de göğsünden aşağı olan kısmında çok benzerdi”2 demişlerdir.

Hz. Peygamber (asm), Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e (ra) son derece düşkün olup onları çok severdi. Onların hakkında, “Allah’ım: Ben, bunları seviyorum. Sen de sev bunları.”3 derdi.

“Hasan ve Hüseyin, benim dünyada kolladığım iki reyhanımdır.”4

“Hasan ve Hüseyin’i seven, beni sevmiş, onlara kin tutan da bana kin tutmuştur.”5

Hz. Hüseyin, Hicrî altmışbirinci yılın on Muharreminde şehid olmuştu. Şehid düştüğünde elliyedi yaşında idi.

Hz. Hüseyin (ra), Yezid’in ordusu tarafından çevrildiği zaman, Hz. Ümmü Seleme (ra) bir rüya görür:

Resulullah (asm) gayet üzgün bir halde teşrif ettiler. Mübarek saçları ve sakalları toza toprağa bulaşmıştı.

Sordum:

“Ya Resulullah! nedir bu haliniz?”

Buyurdular:

“Hüseyin’in katl edildiği yerden geliyorum”. O zaman gözlerimi açtım, gözlerimden yaşlar akıyordu.

Demek:

“Iraklılar, Hz. Hüseyin’i öldürdüler. Hak Teâlâ da onları katl eylesin. Hüseyini  bu hale koyan kavme Allah lânet eylesin!” dedim.

Bedduâ almış bir toprak, Bedduâ almış bir ülke, ömrü boyunca iflâh olabilir mi? Tarih boyu fitnenin fokurdadığı bir ülke. Irak’ın sınırları içinde bulunan bir Kerbelâ, nasıl iflâh olsun ki, nasıl huzura kavuşsun ki.

Dipnotlar:

1- Diyar Bekrî, el-Hamîs, c. 1, s. 471.

2- Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 1, s.  108.  

3- Tirmîzî Sünen c. 5, s. 661. [3]

4- Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 2, s. 288.

5- Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 2, s. 288.

Okunma Sayısı: 1752
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hakan

    30.9.2017 12:40:36

    Evet aynen öyle malesef.Suya (Fırat'a) kan çoktan düşmüş.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı