"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Öğrenciler sisteme kurban edildi

Hanefi Örnek
05 Temmuz 2018, Perşembe 01:18
Görünen o ki, yeni sınav sistemi kimseyi memnun etmedi.

Hem öğrencileri, hem de eğitimcileri zora soktu. İki milyon öğrencinin katıldığı  YKS maratonu, öğrencileri sisteme adapte edemediğini girilen sınavlarda müşahede ettik. Sözele dayalı uzun Matematik soruları Temel Yeterlilik (TYT) ve Alan Yeterlilik (AYT) sınavında öğrencileri zorladığı görüldü. Eğitim amaçlı özgür bir sistem sözü verilmişti, kimse mağdur edilmeyecekti. Ne yazık ki verilen sözler tutulmadı. Öğrenciler, keyfi değişen bir sisteme kurban edildi. Açıklanan ilk sisteme göre ilk oturum sadece Türkçe ve Matematik sorularından oluşacaktı ve sınavlar tek günde bitecekti. Sonra tekrar yapılan bir değişiklikle TYT’ye Sosyal ve Fen eklenerek sınav da iki güne yayıldı. Soru sayılarında yapılan değişiklikler, soru dağılımı, soruların zorluk derecesi öğrencilerde yılgınlık meydana getirdi. Büyük kitleleri ilgilendiren sınav sistemi ile ilgili değişikliklerin öğrenci ve veli beklentileri, öğretmen ve uzman görüşleri alındıktan, tartışıldıktan ve mevcut sistemin bütün arızaları ya da olumlu yanları her yönüyle masaya yatırıldıktan sonra yapılması gerekirdi. Böyle yapılmadığından yıllarca kendini bu sınava göre hazırlamış olan öğrenciler için, sisteme uygun açılan okul kursları ve basılan çalışma kitapları anlamını yitirdi, öğrencilerde boşuna çalışıyoruz psikolojisi yaygınlaştı.

Öğrenci eğitimin nesnesi değildir

Eğitim bürokrasisi sistemin önünde bir engel gibi olduğu sürece sistemdeki problemler bitmez. Öğrenci, eğitimim nesnesi değil, öznesi olmalı. Ortam öğrenmeye müsait olursa öğrenci nesnesi, öznesi olur. Kendini eğitim sürecine dahil eder. Öğrenme, öğrencinin kimliğini, kişiliğini ve karakterini oluşturan bir faaliyet bütünü olur. 

Sonuç odaklı değil, süreç odaklı bir eğitim

Türkiye’deki eğitim sonuç odaklı olduğu için, süreç rutinin dışına çıkmadığında, ezberci, kolaycı, sınavcı bir anlayış öğrenme faaliyetlerini dar bir alanda değerlendiriyor. “Üniversiteyi kazansın, bir meslek sahibi olsun gerisi mühim değil” bu, bu neslin soluğunu tüketiyor. Fıtratlarını bozuyor. Çocuklar yarış atı gibi sınavkolik, testperest bir yanlış algı ile eğitim sürecini sabote ediyor. Okuduğu halde öğrenemeyen, ezberlediği halde sindiremeyen, yıllarını verdiği halde gelişemeyen bir nesil yetişti. Bugün okullarımızda kendi düşünce dünyamız yoksa çocuklarımız bilgi zengini olduğu halde şefkatten yoksundur.

Eğitim pedagojik bir çerçeveye oturtulmalı, ideolojik vesayet kalkmalı. Hür nesiller ancak irade, zihin, duygu ve  eğitimle olacağını bütün pedagoglar söylüyor. Önce onların tertemiz zihinlerini insanî, vicdanî ve imanî dinamiklerle nakşetmeli. İnsan olarak düzgün doğru bir karakter sahibi olmalarını sağlar.  

Nitelikli eğitimci yetiştirmek

İdeal bir eğitimin en büyük mimarı hür düşünen donanımlı, nitelikli eğitimcilerdir. Bu her meslek grubunu ilgilendirdiği için, her türlü hassasiyet gösterilmelidir. İyi bir öğrenci için iyi bir eğitimci şart. Toplum tepeden tırnağa eğitimcinin müstesna ellerinde şekillenir. Önce eğitimci, sonra eğitim. Nitelikli eğitimci yetiştiren kurumlar, eğitimin göz bebeği olmalı. Öğretmenlere konumu, statüsü, maaşı ile kaybolan itibarı iade edilerek, bütün efor ve gayretiyle eğitime yönelmesi sağlanmalıdır. Bir eğitimcinin ek iş derdi, geçim sıkıntısı olmamalıdır. Bu kurumlar için inovasyon politikası geliştirilerek, eğitimin kaptanları yetiştirilmelidir.

Bakanlık eğitim politikalarını belirlerken, Millî Eğitim şûrâsı, kuruluşlar, vakıflar, sendikalar çağrılarak öğretmenlerin görüşleri alınmalıdır. Ortak akılla problemler izale edilmeli. Sistem sorgulanmalı. Bunun ölçüsünü demokratik kriterler belirlemeli. Bir memleketin gerçek vizyonu eğitimdir. Eğitim demek kalite, ahlâk, karakter, kültür, ekonomi, kalkınma, bizi geleceğe taşıyan güç demek. 

YKS başarı değil, ayıklanma sistemidir

Vicdanlar imanla mayalanır. Fıtratlar İslâmla ziynetlenir. İnsanlar hak, hukuk ve adaletle kıymetlenir. Çağdaş ideolojik saplantılar, İslâm toplumunun eğitim vizyonuna uymayan bir durumdur. Vahşi bir aygıta dönüşen bu ideolojik çarkı durdurmalıyız. Çocuklarımızı geleceğin dünyasında bilgili, başarılı, erdemli, kimlik, kişilik ve karakter sahibi şahıslar olarak yetiştirmeliyiz. Bizim mayamızda fıtratın özü var. Her türlü probleme çare üretmesi gereken bir kurum çare üretmiyorsa, kendisi problem olmuştur. Türkiye, bu handikabı kendi millî, manevî ve moral değerleriyle aşabilir. Liseyi bitiren bir öğrenci bilgi, kapasite ve karakteriyle üniversiteye adım atabilecek bir vizyonda yetiştirilmelidir. Sınav ve değerlendirme sistemleri bu ayıklama ve negatif bir sonuç üzerinde odaklanmamalıdır. YKS, bir başarı değil, bir ayıklanma sistemidir. Gerçek değerlendirme öğretmenin karne notu, ahlâkı, karakteri ve becerileriyle olduğundan sadece bilgi ve hafızayı ölçmek ne derece yeterlidir. 

Marka olma yolunda eğitim

Gelenekten geleceği görebilecek, geçmişi gelecekle kucaklayacak, din ilimlerini fen ilimleriyle harmanlayacak, kalp ve aklı aynı potada eritecek, dünya ve ahireti beraber mütalâa edecek, fizik ve metafiziği aynı anda düşünecek bir mantalite ile eğitimimizi planlamalı. Dünyaya değerler sunan Nobel ödülleri kazandıran Fatihler, çağ açıp çağ kapayan bir sistemle yetiştirilmeli. Eğitim, artık markalaşarak parlak bir gelecek sunmalı.

Okunma Sayısı: 2177
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı