"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hz. Zeyd ve günümüz medyası

Hasan GÜNEŞ
28 Mart 2018, Çarşamba
Malûmdur ki Hz. Zeyd (ra) vahiy kâtiplerindendir. Fevkalâde zeki ve kabiliyetli idi.

Bir gün Peygamberimiz (asm) kendisini çağırarak “Ey Zeyd, Yahudiler’in yazısını öğren. Çünkü ben, Yahudiler’in yazdıklarına güvenemiyorum” buyurur. Devamını Hz. Zeyd’den (ra) dinleyelim: “Ben de on beş gece içinde İbraniceyi yazıp okumasını öğrendim. Artık bundan sonra Yahudiler’in Resulullah’a (asm) gönderdikleri mektupları okuyor, cevapları İbranice yazıyordum.”1 Yine Peygamberimiz’in (asm) emri üzerine Zeyd bin Sabit (ra) Süryaniceyi de on yedi günde mektup yazacak seviyede öğrenmişti.2

Bilindiği gibi Peygamberimizin (asm) gönderdiği mektuplar tebliğin en dikkat çekici unsurlarından birisidir. Mektupla tebliğ ilk olması cihetiyle insanlık tarihinde çok önemli ve çığır açan bir hadisedir. İslâm bu cihetiyle de her asra hitap ettiği gibi haberleşme ve iletişim çağı olan zamanımızı da tam muhatap alır. Bu çok önemli sahada da öncüdür. Özellikle Medine döneminde Peygamberimiz (asm) komşu devletlerin, bölge ve şehirlerin ileri gelenlerine ya da ilim adamlarına mektuplar gönderirdi. Peygamberimiz’e (asm) de onlardan mektuplar gelirdi.

Peygamberimiz’in (asm) Arapça yazdırdığı mektuplar da vardır. Bugün bazıları müzelerde mevcuttur. Ancak ekseriyeti o zaman meşhur olan Süryanice ve İbranice idi. Arapların büyük ekseriyeti ümmî idi. Bu sebeple İbranice mektuplarda olduğu gibi Süryanice olanları da başkalarına yazdırılır ve okutulurdu. Çoğunlukla da Yahudiler yazar ve tercüme ederdi. Peygamberimiz’in (asm) Zeyd’e (ra) verdiği emirde Süryanice’yi iyi bilen Araplar’a da tam güvenemediğini anlamamız mümkün. Anlaşılan en güvendiği kişi kendi kâtibi idi.

Mektuplarda dilden imlâya, tercüme ve ifade farklılıklarına kadar birçok mana kaymaları mümkün. Kasıt olabileceği gibi anlayış farklılıkları da yazılan ya da tercüme edilen mektuplarda tereddütlere sebep olabiliyor. İyi niyetli bile olsa İsrail ve İsrailiyat efsaneleriyle yetişmiş bir Yahudi veya o zamana göre çok normal olan şirk anlayışı ile yetişmiş sıradan birisi Peygamberimiz’i (asm) ne kadar anlayabilirdi? Anladıklarının ne kadarını sağlıklı olarak kâğıda dökebilirdi? Peygamberimizi (asm) en iyi anlayan ve en iyi anlatan onun en yakınındaki kendi kâtibi olabilirdi. Bu yüzden Efendimiz (asm) kâtip tercihini bu kriterleri göz önünde bulundurarak yapmıştır.

Son Şahitler’de geçtiği gibi Bediüzzaman Hazretleri Birinci Dünya Savaşı’nda esir düştüğü zaman Rus komutan ile aralarında çıkan münakaşada artan gerginliğin sebeplerinden birisinin Ermeni tercüman olduğunu fark etmiş ve Müslüman tercüman istemişti.

İslâm’ın ilk yıllarında ya da Birinci Dünya Savaşı’nın zor günlerinde başkalarından sağlıklı bir tercüme ya da yazı veya mektubun yazılmasını veya okunmasını beklemek aşırı iyimserlik olurdu. Günümüze gelecek olursak durum çok mu farklı? Belki de çok daha vahim. Yoğun bir dünyevîleşme ve materyalizm kültürü ile yetişen ve siyasî maksatların çarpıştığı bir ortam...

Araplar ümmî bir kavim idi. İslâm’ın ilk yıllarında Mekke’de Araplar içerisinde okuma yazmayı bilen otuz kişi kadar olduğu nakledilir. Hz. Ali (ra) ve Hz. Ömer (ra) da bu kişilerdendi. Hem kitap ehli olduklarından hem de günümüzde olduğu gibi ehemmiyet verdiklerinden Yahudilerde okuma yazma oranı çok yüksekti. Kur’ân âyetlerinin inmeye başlamasıyla Müslümanlarda okuma yazma oranı hızla yükselmeye başladı. Hz. 

Zeyd (ra) de meşhur “esir düşen müşriklerden fidye karşılığı” okuma-yazma öğrenenlerdendi. Zaman geldi Bağdat, Buhara, İstanbul, Mısır ve Endülüs kütüphaneleri milyonlarca kitaplara sahip dünyanın en büyük kütüphaneleri oldu.

Günümüze gelecek olursak, Mekke’deki o günlerden çok da farklı değiliz... Her ne kadar dünya ortalamasına göre çok düşük de olsa okuma-yazma bilen milyonlarca Müslüman var, ancak okuma yazma bilmek artık yetmiyor. Bir ileri safhaya geçmeliyiz.

Peygamberimiz (asm) nasıl vaktiyle o zamanın en modern, en tesirli ve en hızlı haberleşme vasıtasıyla İslâm’ı tebliğ etti ise günümüz Müslümanı da Hz. Zeyd (ra) gibi mücahedeye çalışmalı ve aynı şekilde hizmet ve gayrete devam etmeli. 

Peygamberimiz (asm) muhataplarına Kur’ân-ı Kerîm sayfaları ya da Sûre ve âyet göndermiyordu. Onların anlayacağı şekilde o manaları ihtiva eden mektuplar yazdırıyordu. Bu zamanın tebliğ mektubu Kur’ân-ı Kerîm’in hakikî tefsiri olan Risale-i Nur’dur ve onlardan ilham alan kitap, gazete, dergi, elektronik veya dijital neşir vasıtalarıdır. Peygamberimiz’in mektuplarına en büyük engel rahiplerin ve hükümdarların taassup ve istibdatlarıydı. Şimdiki imkânlar sebebiyle tebliğin önünde neredeyse hiçbir engel yok.

Bugün İslâm dini dünya gündeminde önemli bir yer tutuyor. Ancak medya başkalarının elinde. Yani kâtipler başkaları ve konuya uzak. Elbette halis niyetle İslâm’ı ve ifade ettiği manayı anlamaya çalışan çok sayıda ilim ehli ve medya mensubu var; ancak İslâm’ın ilk yıllarında olduğu gibi kendi kâtibini yetiştirmek ve kendi kâtibine ve kendi medyasına güç vermesi elzemdir. Hz. Zeyd (ra) Âlemlerin Rabbi’nin kelâmı için kâtiplik hemde neşir hizmeti yapmış bir zattı. Her iki vazifede de Peygamberimizin (asm) hususî bir talebesiydi. Bizde o mübarek zat ve onun gibi nice İslâm kahramanı gibi vazifemize sıkıca sarılmalıyız.

Dipnotlar:

1: Müsned, V/136

2: Tirmizî, İstizan: 22; Ebû Dâvud, İlim: 2.

Okunma Sayısı: 6158
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Serman

    28.3.2018 21:22:17

    Artik yeni asya mühruyle damgalanmayan izhar ı hakikate itibar etmiyoruz.zaman Risale i Nurların manalarının neşri , muhafazası ve müdafaasi devri.

  • 672 li

    28.3.2018 08:47:10

    Tam istifade ettim. Allah razı olsun.

  • enis altınbaşak

    28.3.2018 00:56:50

    hasan ağabey tebrik ediyorum. çok istifadeli bir çalışma olmuş. teşbihte 3 olmasın bu zamanda hz zeydin vazifesi gibi bir vazife ile yeni asya mükellef. zira medyada çok silik ve yalan söz dolaşıyor. yeni asya doğrusunu okuyor-doğrusunu tercüme ediyor... doğrusunu aktarıyor elhamdulillah.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı