"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tevhid meselesi

08 Aralık 2018, Cumartesi
Risale-i Nur’un Kur’ânî hakikatlerinin ve imanî derslerinin kazandırdığı istidatlardan birisi de tevhid melekesinin inkişafını sağlamasıdır.

Amiyane tevhid ve hakikî tevhid olarak iki çeşit tevhid anlayışı olduğu Nurlar’da izah edilmektedir.

Bu yazımızda tevhit melekesini kazandıran hakikî tevhitten bahsetmek istiyoruz. “İkincisi hakikî tevhiddir ki, ‘Allah birdir, mülk O’nundur, vücut O’nundur, herşey O’nundur’ der; lâyetezelzel bir itikada sahiptirler. 

Bu kısım tevhid sahipleri, herşeyin üstünde Cenâb-ı Hakk’ın sikkesini görür ve herşeyin cephesinde bulunan mührünü, damgasını okur. Ve bu sayede huzurî bir tevhid melekesi mâliki olurlar ki, dalâlet ve evhamın taarruzundan kurtulurlar.” (Mesnevî-i Nuriye) 

Hakikatinde ifade edildiği gibi hakikî tevhid anlayışına sahip olmak tevhid melekesini kazanmayı ve o melekenin inkişafını sağlayacaktır. Yani her şeye tevhid nazarıyla bakmak, görülen ve hissedilen her şeyde tevhidi anlamak, yaratılmış sanatlı mahlûkat üzerinde tevhid delillerini okumak ve hadiseler karşısında tevhid üzere hareket eder hale gelmek o insan için bir meleke yani bir kabiliyet hükmüne geçecektir. Meleke haline gelmiş bir tevhid anlayışının çabucak gaflete dalması ve o anlayışın kolayca sökülüp alınması mümkün olmadığından sebeplere ve tabiat karanlıklarına mağlûp olunmayacaktır.

“Meselâ, bir zîhayat, cüz’î bir şifası veya bir rızkı veya bir hidayeti için Cenâb-ı Hak’tan başkasına hakikî minnettar olmak ve başkasına perestişkârâne medih ve senâ etmek, rububiyetin azametine dokunur ve ulûhiyetin kibriyasına ilişir ve mâbudiyet-i mutlakanın haysiyetine dokundurur, celâlini müteessir eder” (2. Şuâ).

Hakikatinde görüldüğü üzere tevhid melekesine sahip olamamak insanı büyük zararlara sürüklemektedir. Tevhid melekesine sahip olamayan bir şahıs en cüz’î şeyler için bile başkalarına minnettarlığa başlayacak, o şeyler hakkında haksız medih ve senâya sebep olacaktır. Tevhid melekesine sahip olmak ise; “Şükrü ve perestişi ve minnettarlığı ve muhabbeti ve medhi ve ubudiyeti intac eden rızık ve şifa ve bilhassa hidâyet ve iman gibi daire-i kesretin en âhirindeki cüz’î ve küllî bu gibi fiiller ve in’âmlar, doğrudan doğruya Kâinat Hâlıkının ve umum mevcudat Sultanının eseri ve ihsanı ve in’âmı ve hediyesi ve fiili olduğunu…” (2. Şuâ) bilme, anlama ve yaşama şerefine ulaştıracaktır.

Okunma Sayısı: 754
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı