"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Terbiye ve tebliğ metodu

Hasret ASLAN
02 Aralık 2018, Pazar 00:13
İlkokul 3. Sınıftayken Türkçe ders kitabında güneş ile rüzgâr hikâyesini okumuş ve çok beğenmiştim.

Hikâye şöyleydi:

Bir gün rüzgâr ile güneş arasında şöyle bir konuşma geçmiş:

Rüzgâr:

- “Vuvv… Ben senden daha güçlüyüm’’, demiş.

- “Öyle mi?” demiş, güneş.

- “Elbette’’ demiş rüzgâr. ’’Bunu sana göstereceğim. Bak şu aşağıdaki yaşlı adamı görüyor musun?’’ Güneş eğilip bakmış.

- “Görüyorum’’, diye cevap vermiş.

Rüzgâr gururla:

- “Gör bak! Onun ceketini çıkaracağım’’, diye konuşmuş.

Güneş:

- “Peki o zaman’’ demiş. “Haydi dene bakalım.” Sonra bulutların arkasına çekilmiş. Merakla rüzgârı izlemeye başlamış. Rüzgâr bütün şiddetiyle esmiş. O estikçe yaşlı adam üşümüş. Üşüdükçe paltosuna sarılmış. Rüzgâr buna öfkelenmiş. Daha da şiddetli esmiş. Bu kez adam da paltosunu daha sıkı tutmuş. O ne kadar şiddetli estiyse adam paltosuna o kadar çok sarılmış. Çünkü çok üşüyormuş.

Rüzgâr sonunda pes etmiş. Bu kez sıra Güneş’e gelmiş. Güneş bulutların arkasından çıkmış. Yaşlı adama sıcacık gülümsemiş. Yeryüzünü iyice ısıtmış. Adam da pek sevinmiş. Yeryüzü ısındıkça adam da ısınmış. O da gülümsemeye başlamış.

- Artık paltoya ihtiyacım kalmadı diye düşünmüş. Ve paltosunu çıkarmış. Güneş rüzgâra dönerek:

 “Gördün mü’’, demiş.’’ Nazik olanlar zorbalardan her zaman daha güçlüdür.’’

Bu hikâyeyi okuduğum zaman çok beğenmiştim. Sinirlilik, öfke, şiddet, istibdad gibi olumsuz duygularla insanlara yaptırım uygulamaya çalışmak ters etki yapar, karşıdaki insanda daha fazla inatlaşmaya sebep olur. Bir şeyi yaptırmanın yolu kavl-i leyyinle (yumuşak söz) söylemekten geçer.

Taha Sûresi’nde Musa ve Harun peygambere Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Gidin Fir’avunla kavl-i leyyinle konuşun, belki düşünüp kendine gelir. Çünkü o pek azdı.’’ Fir’avun gibi azgın biri için dahi tebliğ ederken kavl-i leyyin ile tebliğ etmeyi buyuruyor Rabbimiz.

Efendimiz de (asm) insanlara kavl-i leyyin ile hitap etti. Tebliğ vazifesini yaparken azarlamadı, kötü sözler söyleyerek İslâmiyetten yüz çevirmelerine sebep olmadı.

Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor:

“Allah’ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, giderlerdi. Öyleyse onların kusurlarından geç, onlar için mağfiret dile. İşler hakkında onlara danış, karar verince de artık Allah’a dayan; çünkü Allah kendisine dayanıp güvenenleri sever” (Âl-i İmran Sûresi: 159). Efendimiz (asm) tebliğde ve insanları hakka dâvette kavl-i leyyin ile konuştuğu ve ihlâsı esas aldığı için söylediği her söz tesir ediyor, ölmüş kalpleri dahi diriltebiliyordu.

Bediüzzaman Hazretleri de Risale-i Nur için, “Risâle-i Nur’un mesleği olan nezihane ve nazikâne ve kavl-i leyyin’dir.’’ diyor.

Yine Uhuvvet Risalesi ikinci düsturda “senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yoktur. Her dediğin doğru olmalı; fakat her doğruyu demek doğru değildir. Zira senin gibi niyeti hâlis olmayan bir adam, nasihati bazen damara dokundurur, aksülâmel yapar.’’ bu sözlerle tebliğ vazifesinin nasıl yapılması gerektiğine dikkat çekiyor Üstad Hazretleri.

Bazen bir söz, bir hareket dahi insanların üzerinde etki yapıp onları irşad edebilir. Olumlu bir tepki olmasa dahi önemli olan o tebliğ vazifesini yerine getirmek ve bu vazifeyi yaparken gösterilen ihlâs ve ciddiyettir.

Okunma Sayısı: 617
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı