"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Barla’da dört gün

Havva Küçük KONUR
16 Eylül 2018, Pazar 00:14
Mânânın enginleştiği, ruhun insicamında dirildiği, görünür kılındığı bir umman Barla.

Dolunaylı bir gecenin süzülen imbiğinde, hakikatlerin ayan beyan hali seriliyor önüme. En büyük âyetin takarrür etmiş, katre katre dökülmüş, ruhu okşamış, mânâyı keşfetmiş hali tebeyyün ediyor önünde, sürurla seyrediyorsun. Sanki okuduğun her şey cisimleşmiş, dile gelmiş; kulağına, gözüne ve cevahirlerine hücum ediyor, kendini gösteriyor gibi...

Barla Denizi, mehtabın ışıklarına ev sahipliği yapmış, Nur’u kucaklayan, Üstadın aziz ruhuna el sallayan, onu bağrında saklayıp özümseyen katrelerde hâlâ nurun ev sahipliğini yapmaya devam ediyor. Tıpkı yıllar, yıllar önce yağmurlu bir akşamüstü ayakkabısını eline alıp çamurların içinden çoraplarıyla yürüyen Üstadın, hem Barlayı, hem Barlalıları kendine dost ve enis seçtiği gibi.

Barla’nın atmosferi her türlü cümleyi, kelimeyi sıfırlayacak, mânâyı içinden çıkarıp ummanlaştıracak bir dil. Yürüdüğünüz yollar, esen rüzgâr, gördüğünüz insanlar, adımlarınız… Hepsi size bir şeyler fısıldıyor gibi. Boyut değiştirmişsiniz, her şeyi durdurmuşsunuz, eşsiz bir gezegende dolaşıyorsunuz gibi.

5 günlük KOP programı benim için bütün hayatımın teneffüsü olacaktı. Arınmanın, durulmanın, Nurlar’la dolup taşmanın, uhuvvetle aşmanın tatlı ılıklığını yaşatacaktı bana. Kızımla birlikte gitmenin bir başka heyecanı daha vardı ki, o da beraber katılacağımız ilk okuma programı olacak olmasıydı. Programa doğru günleri tek tek sayarken, bu tatlı ılıklığın ilk damlaları yüreğimize akmaya başlamıştı bile. Geri sayım başladığında her şeyini, birer birer zihnimize kazıyacak, her halini içimize işletecek bir serüven de başlamış oluyordu. Buluşmalar, görüşmeler, hazırlıklar derken, tesislere varış ve tanışmayla başlayan ilk gün, geride kalmıştı bile.

Günde iki kez kavram dersinin, iki kez de seminerin olduğu, özel okuma, namaz ve tesbihat harici Barla içi gezilerle dolu olan programda, her şey umduğumun çok üstündeydi. Hani diyebilirim ki, o dakikaları katre katre içimize damlattık sanki. Keşke gece yatışları olmasa da vakit kaybetmesek, hep Barlayı soluklasak, Barlayı yaşasak, Barlayı koklasak dediğimiz zaman dilimleriydi. Gecenin çok geç saatlerinde yatıp sabah namazına kalktıktan sonra bir daha uykumuzun gelmemesi de Rabbimin ikramıydı bu bağlamda.

Organize ekibinin koşturmaları, heyecanları, gözlerinin pırıl pırıllığı, bir dâvâ adamında atması gereken gümbür gümbür kalp atışları, bizden önce onların heyecanlandığını, onların heyecanının, ateşinin bizi heyecanlandırdığını o kadar bariz gösteriyordu ki. Hiç unutamayacağım bir şey varsa o da onların müdakkik, hüşyar, müteyakkız halleri, kalpleri, gözleri… Allah cümlesinden razı olsun.

Size bu dört günü cisimleştirip, bölüp dağıtmak isterdim. Hani keşke imkân olsa, donsa o günler ve hiç çıkmasaydık oradan. Yaşadığımız öyle haller oldu ki, ikram-ı İlâhî nev’inden zikretmeden geçemeyeceğim. Gerek kavram dersleri, gerekse seminer konularını alanlar herkes birbirinin hangi konuyu aldığından habersiz olduğu halde öyle konular seçilmiş ki, hepsi birbiriyle bağlantılı, birbirinin devamı niteliğindeydi. Sık sık atıflar yaptık zaten seminerlere ve kavram derslerine.

Bir diğer husus içimizden geçeni soframızda bulmamızdı. İnsanın en küçük bir arzusunun bile Rabbimizin katında ne büyük bir önemi haiz olduğunu görüp Rabbimize şükrettik.

Bir diğer konu da tesislerdeki köpeklerdi. Tesislerin bahçesinde iki tane köpek var. Sabah namazını Üstadın evinin yanındaki mescitte kılmak üzere yola çıktığımızda haliyle hava karanlık ve başka köpekler de yollarda bekliyor. Bu iki köpek bizimle birlikte Üstadın evine kadar eşlik ettiler. Namazdan sonra 11. Sözün yazıldığı yere tırmanılacaktı normalde. Bir kısmımız Üstadın evinde özel okuma yapmayı, bir kısmımız da tırmanmayı tercih etti. Kızım istemediği için biz Üstadın evinde kalanlardandık. Gidenlerin zikrettikleri şuydu. Köpekler, dağa bizimle tırmandılar. Diğer köpeklerin saldırmalarına engel oldular. Geriye dönüşte de yine bizimle tesislere kadar geldiler. Bize muhafızlık yaptılar dediler. Köpek korkusu olanları bile kendilerine dost etmiş bu vefalıları zikretmesem olmazdı.

Biliyorum, kelimeler kifayetsiz kalacak ne dersem. Ne anlatırsam az, ne söylersem eksik olacak. O yüzden kalbî duâlarımı siz bilin, niyazımı Rabbim bilsin. Katılmak isteyip de katılamayandan, katılabilen herkesten Rabbim razı gelsin. Orada uhuvveti, kardeşliği, muhabbeti bize yudum yudum içiren bu ekibi gönülden kutluyor, Allah razı olsun diyorum.

Veee… Demirdöğmez ailesi ve diğer tesis çalışanı ağabeylerimiz.. Hep Nur olun, duâ olun, rahmet olun inşallah. Ev sahipliğiniz muhteşemdi. Biz sizden razıyız, Hak Teâlâ da sizden razı olsun. Selâmetle kalın. Bir başka programda görüşmek ümidiyle…

Okunma Sayısı: 849
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı