"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tevfik-i İlahi Refik olsa

Hümeyra Öndül
12 Ağustos 2018, Pazar
İzmir’den hanımlar okuma programı yapılacağına dair ilânatı okuduğumda cezbe kapılmış gibi 20 Temmuz’u iple çekmeye başladım.

Nihayet o gün geldi, on yedi saaatlik bir yolculuktan sonra İzmir’e vardığımda heyecandan kanat takmış gibiydim. Değerli İzmirli kardeşlerim bizleri öylesine samimane ve uhuvvetkârâne karşıladılar ki şevkimize şevk kattı. Memleketimizin birçok vilayetinden şefkat kahramanı hanım kardeşlerle buluşmak tarifi imkânsız hissiyata medar oldu. İstanbul, Kütahya, Afyon, Nevşehir, İzmir, Tire, Manisa, Turgutlu, Mersin ve İzmit’den katılan kardeşlerle zevkli, lezzetli, keyifli, istifadeli, istifazalı, muhabbet ve uhuvvet dolu on günlük fevkalâde bir okuma programı geçirdik. Maddî ve manevî sofralardan istifade ettik. Aklımızı, kalbimizi, ruhumuzu ve bütün lâtifelerimizi doyuran, okudukça “helminmezid” (daha yok mu?) dediğimiz harika bir zaman dilimiydi. Nevşehir’den Hatice Avşar kardeşimizin ahlâk konulu seminerinden azamî istifadeye çalıştık. Seminerde vurgulanan en önemli şey, sıdkın, güzel ahlâkın temeli ve mayası olduğu hakikatiydi. İzmit’den programa katılan Nuray Serim Hasbaş kardeşimiz kapsamlı seminer programıyla bizlere Risale-i Nur denizinden bir katre kâbilinden hakikatler aktardı. Risale-i Nur’da Eşhası Ahirzzaman konulu seminerin ana başlıkları şöyleydi.

- Mehdi’nin üç vazifesi

- Risale-i Nur’da Mehdi meselesi

Ahirzamanda gelecek Hz. Mehdi’nin sırrı imtihan hikmeti ipham iktizasınca zahir olarak herkesçe anlaşılamayacağının, Hz. Mehdi’nin, iman, hayat, şeriat olarak üç vazifesinin en birincisinin iman kurtarmak olduğunun, eğer Mehdi-i Azam sarahaten açıklansaydı ehl-i siyaset taarruza ve bir kısım hocalar itiraza başlayacağının, Mehdi-i Azam Mehdi olduğunu kabul etmemesinin sırr-ı ihlâs olduğunun izahı yapıldı.

Nuray Serim Hasbaş, ‘Hz. Mehdi’nin programı Risale-i Nur’dur. Üç vazifesi ise iman, hayat, şeriattır. İman lokomotif, hayat ve şeriat ise lokomotifi takip eden vagonlar gibidir.

Öncelikli vazife iman kurtarmaktır.

Hz. Mehdi’nin vezaifinin temsilcileri ihlâs, sadakat ve tesanüd sıfatlarına tam sahip bir kısım has şakirtlerdir. Sırr-ı imtihan gereği Hz. Mehdi’nin siyaset, sıyadet ve velâdeti müphemdir.

Mehdi-i Azam’ın üç vazifesinin tek bir şahsa yüklenmesi adetullah kanunlarına uygun ve hal-i âlem ilcaatına muvafık düşmeyeceğinden, programı Hz. Mehdi hazırlayacak, vazifeyi şahs-ı manevî yapacaktır.

Hz. Mehdi’nin ikinci ve üçüncü vazifelerinde yani hayat ve şeriatta, Şeair-i İslâmiye’nin ihyası söz konusudur. Şeair-i İslâmiye’ye ittiba etmemek Mehdi’nin vezaifini öteler ve engel teşkil eder.

Şeair-i İslâmiye ise İslâmî beldelerde birer damga, birer mühür gibidir. Sübhanallah, Elhamdülillah, Alllahuekber, Lailaheilllellah, selâm vermek, Ezan-ı Muhammedi, Ramazan-ı Şerif, oruç, tesettür birer Şeair-i İslâmiyedir. Şeair-i İslâmiye umuma ait haklardandır. Bu sebeple şeaire verilen zarar, umumun hukukuna tecavüzdür, şahsî kalmaz. Risale-i Nur’un dil ve kelimatı, Kur’ân’ın kudsiyetine istinad ediyor ve Şeair-i İslâmiyeyi temsil ediyor. Risale-i Nur’un medyadaki dili ise Yeni Asya Gazetesidir. Bu sebeple gazetemizde Şeair-i İslâmiyeye hizmet ediyor.” ifadeleriyle meseleyi izah ederek bizlerde yeni ufukların açılmasına vesile oldu. Rabbim ona ifade, bizlere de istifade nimetini birlikte göndermiş. Elhamdülillahi Hazaminfazlirabbi.

 Seminerin diğer bir konusu ise Risale-i Nur nedir? Mahiyeti nedir? Bu bahsin ana başlığı ise ‘Risale-i Nur manevî bir tefsirdir’di.

Risale-i Nur’un mahiyetinde ledün ilmi vardır. Risale-i Nur ilmi ledunun membaıdır. Risale-i Nur, Hz. Mehdi’nin üç vazifesini deruhte eder. Uhuvvet Mehdi’nin vazifesini, Hased ise deccalizme hizmet eder.

Risale-i Nur dilde de bir imamdır. Âlem-i İslâmın dili Risale-i Nur’dur. Çünkü ittihadı İslâma sebebiyet verir, umumun ittifakına vesiledir.

Risale-i Nur iman ile hürriyeti parlatır. İman ile kabre girmeye vesiledir. Risale-i Nur’la hizmet edenler, vazifelerini yapar ve vazife-i İlâhiyeye karışmazlar. Risale-i Nurlar’ı okumak Üstadımızla görüşmek demektir.

Üstadımızın Ahmet Nazife mektubunda, Risale-i Nurlar’ın hüsnü intişarı için verdiği tavsiyeler şöyledir:

- İtidali dem, hizmette neticeye kanaat etmek.

- Şikâyet etmemek,

- Kemiyete değil, keyfiyete bakmak,

- Müşkülpesent olmamak,

- Cüz’î istifadelere kanaat etmek,

- Ümitsizliğe düşmemek,

Bir başka konu başlığı ise ders okuma usûlleri idi. İmanî, içtimaî ve müdafaalar şeklinde üç ders okunmalı ve gazetemizden mutlaka bir bölüm okunmalı. Mukteza-i hale mutabık ders okunmalı. Ders okuyan kardeşler Risale-i Nur’a perde değil, ayine olmalı.

Risale-i Nurlar hem ilim, hem marifet, hem huzur, hem ibadettir, herkese şamil bir miras-ı Kur’ânîdir. Risale-i Nurlar’ı insanların anlayışına yakınlaştırmak adına, fazla izahat getirmemeli, bunun yerine özel okumalara ve müzakereli derslere teşvik edilmeli.

Bir diğer seminer konumuz İse, ‘İnsanın Mahiyeti, cami İstidadı ve Kuvveler’ idi. İnsan olarak nasıl bir cevher olduğumuzu anlamamıza vesile olan feyizli ve yüksek bir sunum oldu. İnsanın vasıfları çok güzel sıralanmıştı. Meselâ insan mu’cize-i kudret, netice-i hilkat, acaib-i san’at, şeffaf mirat, makes-i nuranî, kâinat ağacının çekirdeği, eşref-i mahlûkat, kâinat Kur’ân’ının Âyet’ül Kübra’sı, İsm-i Azam’ın Âyet el Kürsisî, kâinat sarayının mükerrem misafiri ve mesuliyetli nazır-ı halifesi, acziyeti hadsiz, fakrı nihayetsiz, biçare zihayat, istidatça en zengin, bekaya en müştak, mu’cize-i samedani, Esma-i Hüsnanın garaibinin fihristesi, kâinatın haritası, kâinatın gizli definelerini açacak bir anahtar, ahseni takvimde bir antika san’at, kâinatın misali musağğarı, kâinattan süzülmüş bir katredir. Nazik, nazenin, nazdar bir misafir, ebede namzet, mahiyeti âlidir, cinayeti azimdir... Ey güzel Allah’ım... Meğer biz insanlara ne çok kıymet vermiş, sevmiş yaratmışsın. Ya Rabbim ebede namzet, Cennet’e lâyık olacak istidatlarla teçhiz etmişsin. Sana sonsuz hamd ü senalar olsun. İnsanın mahiyetinden sonra kuvvelerle devam eden seminere iştiyak ettik. Kuvvelerin veriliş maksadı, kullanma talimatı, bir bir izah edilirken hayretimiz arttı. Âlemlerin Rabbi olan Allah u Zülcelâl, ruhun tekâmülü için insana üç kuvve emanet etmiş. İmtihan sırrı gereğince kuvvelere hudut koymamış, ancak şeriat bu kuvvelerin sınırını çizmiş. Kuvve-i Akliye’nin veriliş gayesi, hakkı batıldan ayırmak, yani aklı vasat meratip olan hikmet mertebesinde kullanmak, kuvve-i şeheviye, menfaatleri celb için verilmiş olup, helâle iştihası olup harama iştihası olmamak, meratibi olan iffette kullanmak, kuvve-i gadabiye ise zararları def için verilmiş, vasatı ise şecaattir ki dini ve dünyası için kahramanca mücadele eder. Bu kuvveleri vasat meratibi olan şefkat, hikmet ve şecaatte kullanmak, sırat-ı müstakimde olmak demektir.

Risale-i Nur bahçesinden en leziz manevî meyveler toplamak, ruhumuzda bir inşirah ve iştiyak meydana getirdi. Okuma programımız diğer bir gurubun gelmesiyle Urla’da devam etti. Urla bize Barla’yı hatırlattığı için olsa gerek, herkes Urla’ya Barla dedi. İnsanın ömrü hayatında ancak bir kere şahit olabileceği “kanlı ay tutulması“ hadisesini de Urla’da yaşadık. Hep birlikte bu çok özel san’at-ı Rabbaniye’yi “Musahharüşşemsü vel kamer”in şahane işlerini önce evin çatısından, sonra deniz kıyısında olabilecek en güzel açılardan temaşa ettik. Sekineler okuduk, 3. Şuâ olan Münacat Risalesi’nin eşliğinde duâ ve niyaz ettik. Sünnet-i Seniyye’ye ittibaen Husuf Namazlarımızı eda ettik. Yıldızname okuyarak tefekkürümüzü yaptık. Tek kelimeyle muhteşemdi.

Tireli kardeşlerin uhuvvet ve muhabbetiyle ruhumuzu okşayan, bizleri mütehassıs eden misafirperverlikleri, onlar için duâlar etmemize vesile oldu. Allah (cc) hepsinden ebeden razı olsun.

Yaşlar ayrı, başlar ayrı, işler ayrı…

Fakat bu ayrılıkta gayrılık yok. 3-5 aylık bebekten 75 yaşındaki teyzeye kadar çeşitli yaş gurubundan insan bir araya gelip, aynı kaynaktan su içtik, aynı manevî sofradan lâtifelerimizi doyurduk.

Hep birlikte ibadet ettik. Uzun saatler süren Risale-i Nur derslerinden aynı açlıkla istifade ettik. Her türlü malayaniyattan uzak, Nur yedik, Nur içtik. Risale-i Nur’un herkese şamil bir Mi’rac-ı Kur’ânî olduğunu müşahede ettik. Bu hizmetin devlete değil, hizmete ve insana talip olduğunu birkez daha tasdik ettik. Nurcu gibi yaşayıp, Nurcu gibi bir hayat düzeni kurmamız gerektiğini öğrendik. İnsanın mahiyetini, nereden gelip nereye gideceğini, bu dünyadaki vazifesini bir kez daha terennüm ettik. Esfel’i safilinden Âlâ-i İlliyyine, ferşten arşa, zerreden şemse kadar bir meratipte en yüksek makamata çıkabilir, en aşağı, derekeye düşebilir bir meydan-ı imtihanda olduğumuzu tekrar ettik. Asr-ı Saadetin bu zamandaki izdüşümünü yaşadık. Bizlere böyle bir program hazırlayıp, bir araya getiren, en mükemmel şekilde, fedakârane hizmet edip misafir eden başta İzmir’in şefkat kahramanlarına, abla ve kardeşlerimize, Tireli kardeşlerimize, Manisa ve Turgutlulu kardeşlerimize bin barekallah deriz. Rabbim ebeden razı olsun, hizmetlerini kabul etsin Amin...

Ayrıca çocuk sayısının abla sayısından fazla olduğu Manisa okuma programının güzelliğini ve feyzini anlatmaya kelime dağarcığım kifayet etmiyor. Rabbim o güzel evlâtları halis Nur Talebesi zümresine dahil etsin. Amin.

Güzel yurdumun değişik yörelerinden gelip bu programa katılan, şevk alıp şevk veren, birbirinde fani olan, hılleti bi hakkın yaşayan can kardeşlerim, Üstadımın şefkat kahramanı diye vasıflandırdığı taife-i nisa, Rabbim hepinizden ebede kadar razı olsun.

Programa katılan kardeşlerden programla ilgili kanaat ve hissiyatlarını sual ettik. Aldığımız cevapları sizinle paylaşmak istiyorum :

Nezahat Düzdemir (52): Sevincimden iki gündür uyku uyuyamıyorum. Programa katıldığım için çok memnun oldum. Hayatıma çok şey kattı.

Nazmiye Keseli (70): Okuma programı bizi ihya etti. Manen güçlendiğimi hissettim. Ruhen böyle bir ortama çok ihtiyacım varmış, onu çok iyi anladım. İnşaallah bu kadarla kalmasın. Tekrar tekrar bu güzel ortamlarda olmayı Rabbim bizlere nasip etsin inşallah Amin.

Cemile Karavil (66): Çok memnun oldum. Böyle güzel, böyle ihlâslı kardeşlerle yüzyüze tanıştığım için elfü elfü elhamdülillah Zeliha Arıcan (56): Cennet’ten bir numune idi. Bir yudum ahu şerbet Cennet dostlarımla hasbihal. Do-ya-ma-dım..

Lütfiye Örenel (54): Fazla katılamadım, ama çok istifade ettim çok memnun oldum. Hepinizi çok sevdim. Allah (cc) daha fazla iştirak edebileceğimiz programlar nasip etsin, yine görüşelim inşallah.

Beysun Ziylan (52): Gerçekten 35 yıldır Yeni Asya cemaatimizin içerisindeyiz, Nur Talebesiyiz, ama bu okuma programı benim için hayatımda bir dönüm noktası oldu. Bu kamp vesilesiyle Üstadımıza ve dâvâmıza olan bağlılığımız bir kat daha arttı..

Ayşe Sağlam (58): Çok değerli, çok verimli, çok lezzetli ve unutamayacağım bir program oldu. Çok yoğun ve yorucu geçmesine rağmen çok lezzetliydi…

Fatma Karamanlı (52): Risale-i Nur’un İttihad-ı İslâmın dili olması beni çok etkiledi. Hz. Mehdi’nin üç vazifesi olan, İman-Hayat-Şeriat meselesini babam Mustafa Sağlam (87) ile de okuyorduk. Bu programdan çok çok istifade ettim. Allah (cc) razı olsun...

Emine Karakurt (40): Çok güzeldi, hislerimi ifade edemiyorum. Ancak yaşamak lâzım.

Semra Onduk (49): Hiç duymadığım ve bilmediğim sırlı şeyler öğrendim. Dâvâma, hizmetime olan sadakatım arttı ve tazelendi. En kısa zamanda böyle programların olmasını çok isterim.

Hacer İrem (37): Asla ihmal edilmemeli, böyle programlara mutlaka katılmalı. Bol istifadeli ve verimli bir program oldu.

Gülnur Yaykal (44): Manevî şarj oldum diyebilirim, Elhamdülillah.

Betül Tekeli (42): Yapılan sunumlar çok istifadeli geçti. Çok güzel bir program oldu. Rabbim öğrendiklerimizle amel etmeyi, hayatıma geçirebilmeyi nasip etsin.

Duygu Sağlam (32): Ömrümde geçirdiğim en güzel okuma programlardan biriydi. Hem güldük, hem ağladık. Rabbim tekrarını nasip etsin.

Demet Erdoğan Sağlam (23): Çok istifadeli bir program oldu. O kadar ki hislerimi dile dökemiyorum.

Hayriye Demirelli (27): Programa yeni katılmama rağmen çok hoşuma gitti, çok istifade ettim, hamd olsun.

Kübra Zehra İrem (16): Annem, ‘Hanımların okuma programına katılacak mısın?’ dendiğinde biraz tereddüd etmiştim. Ama sonra katıldığım için çok mutlu oldum. Kardeşim ve beni Risale-i Nur okumalarına teşvik eden bir program oldu. Allah (cc) razı olsun çok güzel bir programdı.

Beyza Nur İrem (14): Daha önce böyle programlarına gittim, ama hiç böylesine gitmemiştim. Nuray Abla başta olmak üzere bütün ablalardan Allah (cc) razı olsun.

Gül Erbilen (55) Amerika’dan: Cemaat olmak, kardeş olmak öyle şevk ve öyle bir Nur ki ruh âlemini, kalp âlemini Nurlandırmak demek. Cemaat olmak, hiç tanımadığınız insanlara, Nurlar’la bağlandığından dolayı yıllardır tanıdığın dostların gibi davranmak demek. Ayrılırken üzülmek, ayrılığı düşündüğünde daha ayrılmadan özlemek, Rabbimden tekrarını dilemek demek. Cemaatin tadını, şevkini, Risale-i Nur ölçüleriyle dem ve damarlarımda hissetmeme vesile olan bütün kardeşlerimi hasretle kucaklıyorum. Rabbim bu yoldan ayırmasın, tekrarını nasip etsin İnşaallah.

Leyla Şimşek: Benim için de çok istifadeli bir program oldu. Katılan bütün kardeşlerimizden, emeği geçen herkesten Allah (cc) razı olsun. Rabbim bu dairedeki kardeşliğimizi ebede kadar daim eylesin. Amin.

Ayşenur (Nur Hadimlerinin Şoförü): En ihtiyacım olduğu bir zamanda, sizlerle tanışmak, derslere katılmak çok iyi geldi. Elhamdülillah. Bu okuma programına vesile olan siz abla ve kardeşlerimizden ebeden Allah razı olsun. Tekrar okuma programlarında buluşmak nasip olur inşallah.

Hasibe Akgün (Kütahya): Program çok feyizli ve bereketli oldu. Hepiniz bütün kardeşler benim için çok değerli ve kıymetlisiniz. Yeni kardeşlerle tanıştığım için çok memnun oldum.

Okuma programımız minik Nurcuları: Nur Ravza, Bera Said, Ahsen, Hesna, Talha Kerem, Yusuf Eren, Nil, Beyza, Mustafa, Talha, Ahsen, Ceylin, Zeynep Asya..

Sözlerimi Tire’den Nazmiye Keseli Ablamızın yazdığı bir şiirle sonlandırmak istiyorum;

Program başladı yeşil Tire’mizde,

Apayrı bir şevk verdi hepimize.

Pek güzeldi programın akışı,

Değişti hepimizin hayata bakışı.

Okuma programı kaynattı kanımızı,

Rahmet kuşattı dört bir yanımızı.

İsteriz bu program tekrar olsun bizde,

Kardeşler toplanın gelin yine sizler de...

 

Okunma Sayısı: 815
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı