"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir referandum hatırası

Hüseyin GÜLTEKİN
20 Mart 2017, Pazartesi
OHAL denetiminde yapılacak olan bu referandum, bana sıkı yönetimin sıkı kontrolünde yapılan 1982 darbe anayasası ile ilgili yapılan referandumunda yaşadığım bir olayı derhatır ettirdi.

Keyfi emir ve uygulamalarının kanun sayıldığı cuntacı darbeci askerler emir ve komuta ile sözde bazı hukukçulara yazdırdıkları anayasalarını millete onaylattırmak için, referandum yaptırdılar. İşin içine akla gelmedik hile, tuzak ve her türlü tehdit ve şantajların yanında şimdiki gibi efendim; “evet diyenler milletin birlik ve beraberliğine gönül veren gerçek vatanseverlerdir; hayır diyenler ise Türkiye’nin birlik beraberliğini, huzurunu istemeyen, anarşi ve terör taraftarı olan hainlerdir gibi korkutucu, kutuplaştırıcı hamasi nutuklar da ilâve edilince darbeciler anayasalarını % 92 gibi yüksek bir oy oranıyla millete onaylattırdılar maalesef.

İşte meşrû bir iktidarın silâh zoru ile alaşağı edildiği; bütün kanunların rafa kaldırıldığı; darbeci cuntacıların keyfi emir ve uygulamaların hükümferma olduğu bir ortamda yapılan bir referandumda sandık başkanı olan bir kişinin, maruz kalacağı şikâyet, tehdit ve şantajları her halde tahmin edersiniz.

İstemeyerek de olsa böyle bir sandık başkanlığını kabul ederek; diğer sandık üyeleriyle beraber, sandık mahallinde, gerekli bütün tedbirleri alarak oy kullanma saatini bekledik. Oy kullanma saatiyle beraber sıra ile seçmenlerin serbestçe “evet” veya “hayır oylarını kullanmaları için kapalı oy odasına almaya başladık. Bir de neyi görelim; mahalle muhtarının oy kullanma odasının kapısına dikilerek gayet serbest bir şekilde seçmenlere yüksek sesle; “aman ha aman ‘evet’ oyunu kullanın.. Yoksa sizin için iyi olmaz..” Gözümüzün içine bakarak söylediğini görünce ben de bu söylediklerinin suç olduğunu; oradan çekilmesini söyledim. Ama muhtar söylediklerime hiç aldırmadan, sesini daha da yükselterek; “evet deyin ha evet..” demeye devam edince, ben de hakkında tutanak tutacağımı söyleyince bana; “görürsün başına gelecekleri” diyerek, hızla dışarı çıktı. Ben de olup bitenlerle ilgili tutanağı tutarak, sandık üyelerine imzalatarak kayıt altına aldım.

Sonradan öğreniyoruz ki ilçe sıkıyönetim komutanı günler önceden mahalle muhtarlarıyla yaptığı toplantıda, seçim sandıklarından mutlaka “evet” reylerinin çıkması için, her türlü çalışmaları yapmalarını, her türlü tedbirleri almalarını söylemiş. Söylemekle kalmamış muhtarlara mahallerindeki sandıklarda “hayır” oyları çıkarsa hiç iyi olmayacağını söylemiş general konumundaki ilçe sıkıyönetim komutanı Assubay Başçavuş Halis Bey.

Soluğu komutanının yanında alan muhtar; benim seçmenlere “hayır” oylarının kullanmalarını söylediğimi; hatta “evet” oylarını ortadan kaldırdığımı ve daha yalan ve iftiraları da ekleyerek şikâyette bulunuyor. Başından beri benimle nizalı olan olan ve beni bir şekilde ekarte etmek için fırsat kollayan paşa rolündeki astsubay, “işte şimdi fırsat elime geçti; akşam sandıklar açılsın bakalım, o sandıktan hayır oyları çıkarsa ona gösteririm” diyerek muhtara da moral veriyor.

O gün seçim işi bitinceye kadar dost düşman hemen herkes asker sözünün kanun sayıldığı bu ortamda bizim artık tutuklanıp içeriye atılacağımızı konuşuyor. Biz de moralimiz bozulmuş olsa da artık herşeyi göze alarak sonucu sabırla ve tevekkül ile bekliyoruz. Derken arkalarında muhtar olmakla beraber ilçe Kaymakamı ve ilçe seçim kurulu başkanının içeriye girdiklerini ve gerekli denetim ve kontrolleri yaptıktan sonra muhtara; “biz bir anormallik görmedik; sen ne diyorsun?” sualine karşılık muhtar; “efendim, sandık başkanının millete “hayır” oyunu kullanın dediğini söylüyorlar” demesin mi? Hâkim bey; “kim diyor?” deyince; muhtar orada bulunan bir kaç kişinin ismini verdi. Onlar da hayır biz sandık başkanının böyle bir şey söylediğini duymadık deyince, hâkim bey muhtara; “yalan söylüyorsun; sandık mahalline Cumhurbaşkanı bile giremez; defol buradan...” diyerek azarladı. Böyle en riskli bir ortamda merdane bir şekilde hem bir hukuk dersi verdi, hem de komutanın keyfi emirlerine âlet olan muhtarın iftiralarını boşa çıkardı. Biz de bu şekilde her ortamda, her zaman, bilhassa hukukun hiçe sayıldığı zor şartlarda hukukun, aynı zamanda cesur hukukçuların gerekli olduğuna şahit olarak derin ve rahat bir nefes almış olduk.   

Okunma Sayısı: 2191
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı