"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dâvâmıza perde değil, ayna olalım

Hüseyin GÜLTEKİN
08 Ekim 2018, Pazartesi
Bizim şimdi önemsemediğimiz, bazı meselelere, ağabeyler çoğu zaman büyük önem atfederlerdi.

Bilerek veya bilmeyerek işlenen şahsî kusur ve hataları görmezlikten gelmekle beraber, herhangi bir şekilde ulvî dâvâmıza zarar verme ihtimali söz konusu olduğunda ağabeyler gerekli ikaz ve tavsiyelerde bulunur; Nurlar’la yeni tanışan gençler de bu nasihat ve tavsiyeleri dikkate alarak hatalarını terk ederlerdi.

Meselâ günümüzde bilhassa gençler açısından önemsiz görülen giyim kuşam hususunda herkesin keyfine ve zevkine göre tercihlerde bulundukları hakikat-ı halde Nur hadimleri için hiç de göze hoş görünmeyen kıyafetlerin, biribirine karışmış, düzensiz ve dağınık saç sakalların, üstlendiğimiz ulvî dâvâmıza perde olma ihtimali olduğu halde; “şahsî tercihimdir, kimse karışamaz” deyip geçiştiriyorlar. Eskiden bunların çok cüz’î bir kısmının dahi yaşandığını gören ağabeyler devreye girip, bu gibi hataların hizmetlerimize perde olduğunu söylerlerdi. Nur Talebesi olarak kılık kıyafetimizle, giyim kuşamımızla  numune-i imtisal olmakla mükellef olduğumuzu münasip lisanla gençlere izah ederlerdi. 

Bu meyanda Üstadın dağ başında yalnız olduğu zamanlarda dahi günlük sakal tıraşı olduğunu, giyim kuşamına hassasiyet gösterdiğini biliyoruz. Onun bu titizliğine şahit talebesinin; ”Üstadım hiç kimsenin bulunmadığı bu ıssız yerde neden bu derece itina gösteriyorsunuz?” sualine; “kardeşim ola ki buralardan birileri geçebilir. Onun için dağınık, pejmürde bir kıyafetle görünmek istemem” şeklindeki hassasiyeti de bizim için calib-i dikkattir. Yine Zübeyir Ağabeyin de Nur Talebelerinin ders ortamlarında ve her yerde dağınık ve “paspal” kıyafetlerle bulunmamaları yönündeki tavsiyeleri de bizim için ölçü olmalı.      

İşte başta Üstadın bu calib-i dikkat tavrını ve ağabeylerin konu ile alâkalı ikaz ve tavsiyelerini dikkate alan bizim kuşak Nur hadimleri bir taraftan günah ve haramlardan kaçınmaktaki takvalarıyla, nümune-i imtisal olurken; diğer taraftan da sakal tıraşları ve taranmış saçlarıyla, sade, nezih giyim, kuşamlarıyla, her zaman mütebessim simalarıyla, nazik ve nezaketli hitabet ve sözleriyle, sıcak ve samimî yaklaşımlarıyla örnek teşkil ederlerdi. Bu şekilde gönüllere lisan-ı halleriyle Risale-i Nur’un hak ve hakikatlarını neşrederlerdi.

Nurcuların giyim- kuşamlarındaki sadelikler, nuranî simalarındaki merhamet ve şefkat, mahviyet ve tevazularındaki harikalar, celbedici samimî hal ve davranışlar, Nurcular hakkındaki bütün şüphe ve suizanlarımı silip süpürmekle kalmadı, hiç kopmayacak bir bağla bu ulvî dâvâya, bu güzide cemaate bağlanmama vesile oldular. 

Allah (cc) ebeden onlardan razı olsun.

Okunma Sayısı: 1149
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı