"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nur hizmetleri olmasa da olur öyle mi?

Hüseyin GÜLTEKİN
21 Kasım 2016, Pazartesi

Siyasî iktidarın geçmişte bandrol oyalamasıyla yaklaşık iki yıl boyunca Risale-i Nurların basım ve neşrine getirdiği yasak uygulamalarına seyirci kalmanın ötesinde, yasağa taraftar çıkıp, destek verenler şimdi de; “Ülkemizin bu sıkıntılı döneminde dersanelerimiz de kapatılsa, Risalelerimiz de elimizden alınsa bu durumu normal karşılayacağız; bundan dolayı da iktidara olan desteğimizde herhangi bir değişikliğe gitmeyi düşünmüyoruz” diyorlar. 

Ne diyelim; Allah (cc) akıl şuur, basiret versin. Böyle bir teslimiyetçi tercih sırf kendilerini alâkadar eden bir tercih olsaydı; kendilerinin bilecekleri bir iştir deyip geçerdik. Ama Risale-i Nur’da hiçbir karşılığı olmayan; Bediüzzaman’ın kesinlikle kabul edemeyeceği beyanlarda bulunmalarını doğrusu anlamakta zorluk çekiyoruz.  

Bu gibi beyanlarda bulunmayı ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılardan, gerginliklerden, kavgalardan dolayı yapıyorlarsa; çareyi cemaatlerin kapılarına kilit vurup; Risale-i Nurlara el koymada görüyorsa vay bu memleketin haline!..

“Bu milletin kalp hastalığı zaaf-ı diyanettir; bunu takviye ile ancak sıhhat bulur” teşhisinde bulunan Bediüzzaman bu ülkenin huzur ve sükûna kavuşması için; var olan bütün sıkıntı ve kaos ve problemlerin son bulması için; önüne konulan bütün engellere rağmen bütün ömrünü, bütün mesaisini iman ve Kur’ân hizmetine sarf etmek suretiyle paha biçilmez hizmetlerde bulunan Bediüzzaman’ın bu her derde deva olan reçetelerini görmezlikten gelerek, böyle talihsiz beyanlarda bulunmaları anlaşılır gibi değil.

Yine; mahkemelerde ”Bediüzzaman’ın bin müdde-i umumî, bin emniyet müdürü kadar bu memleketin asayişine hizmet etmemiş isem Allah (cc) beni kahr etsin” diyerek, bu memleketin emniyet ve asayişine bir zarar gelmemesi için; şahsına yapılan akıl almaz insanlık dışı bütün haksızlıkları, hakaretleri, tacizleri sabırla karşılayarak, sineye çekmek suretiyle, bütün hayatını asayiş ve emniyetin sağlanması yolunda sarf etmiştir. Manevî bir zabıta vazifesini yaparak, talebelerine de bu şekilde hareket etmeleri tavsiyesinde bulunan Bediüzzaman’ın ve talebelerinin bu tarzdaki hizmetlerinden bihaber olan siyasîlerin nazara almamaları bir gaflettir. “Dersanelerimiz de Risalelerimiz de elimizden alınsa, siyasî tercihlerimizde bir değişiklik olmaz” demelerinin bir izahı var mı bilemiyoruz?

Yine Üstadın; Anadolu’yu cebel-i Cudi hükmüne getirerek, musîbet ve belâlardan koruyan Risale-i Nur’a dokunulmamasını; aksi taktirde arzî ve semavî bazı musîbet ve felâketlerini gelebileceğini unutmayalım. İdarecilerimizin bu tesbitleri görmezden gelmeleri normal karşılansa bile, Bediüzzaman’ı rehber olarak kabul edenlerin bu tesbitleri dikkate almayıp, siyasilerin rızalarını tahsil etmeye yönelik söz ve beyanları da bulunmalarını anlamak mümkün değil.

Ayrıca Bediüzzaman’ın, vatan, millet, Kur’ân adına destek verdiği Demokratlara dahi Ayasofya’yı ibadet açmaları, Risale-i Nur’ların serbestiyetine yardımcı olmaları; birinin hatasıyla suçsuz masumlara dokunmamaları, bunlara ilâve olarak din-i mübine hizmet etmeleri derecesinde, ancak kendilerine duâda bulunacağını ifade ediyor. Malûm dostlarımızın da senelerdir destek vererek, iktidarda kalmaları için duâlarda bulundukları iktidardan benzer talep ve isteklerde bulunmaları gerekmez mi? Veya en azından, “sakın dersaneme ve Risaleme dokunma” demeleri gerekmez mi?  

Okunma Sayısı: 1790
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali Vefalı

    21.11.2016 19:12:00

    1976 dan bu yana yakından takip ediyorum, bozulmamış hakiki nur cemaati Yeni Asya cemaatidir. Diğerleri nur cemaati değildir. Oralarda Risalei Nurlar üçüncü, dördüncü plandadır. Önde siyasi ve dünyevi menfaatler mevcuttur. Onları Allaha havale ediorum.

  • demokrat

    21.11.2016 12:15:52

    Bence Üstad'ı takip eden Zübeyri çizgi müdafiii Yeni Asya ve hizmetleri sonsuza dek var olur.Küçük bir örnekle açıklayayım:Tayyar Alnıak ağabey(Nur Adam)vefat etmeden bir iki saat önce Dr.Osman Ataç arkadaşıma gazete abonelerini yaz,dağıtımı unutmayalım diyor.O ölünce -ben-hizmet aksar diye hayıflanırken Edincik Beldesinda Ali Karakaş Ağabey hizmeti omuzlayıverdi.Kısacası bu Kur'an davasının müdafii Nurlar ve Yeni Asya-kim engellerse engellesin-kıyamete kadar var olmaya devam eder...

  • demokrat

    21.11.2016 10:29:14

    bence bu gelişmelerden sonra onlara diğer nurcu guruplar yerine"kendilerine nurcu diyenler","nurcu görünümlüler","kendilerini nurcu zannedenler","nurcuymuş gibi davrananlar"desek...nasıl olur?

  • Osman Yıldırım

    21.11.2016 08:49:20

    Tabiki gerekirdi Hüseyin Hocam, Ama sahs-i maneviden uzaklasilip şahıslara kilitlenilince işte böylesi acaip ve gariplikler olmaktadır.Şimdilerde Nurcularin büyük bir kısmı şahıslara bağlanmak suretiyle Risale-i Nur'daki prensipler yerine baglandiklari sahislarin presipleri önem kazanınca bu manzaralarla karşılaşır olduk. Yani Nurcular Siyasal İslamcilarin arkasına vagon yapılınca herşey birbirine girdi ve hiç bir şey anlaşılmaz hale getirildi ne diyelim Allah izan ve feraset versin inşallah.

  • Garib Doğu

    21.11.2016 07:16:39

    Allahım ya Rabbi! siyasi tarafgirlik ne acaip,garip,ne inanılmaz derecede hatalar yaptırıyor. Risale-i Nurun şaşmaz ve şaşırtmaz içtima-i ve siyasi dusturları yerine indi,hevesi ve arzi arzuları yerleştirirseniz, Risale-i Nurun ruhuyla bağdaşmaz böyle hezeyanlarda bulunursunuz. Risale-.Nur hizmetleri yoğun bir şekilde yapıldıkça belaların önü de böylece alınmış oluyor. Üstadın hayatına bakınız hizmet nokta-i nazarında bir duraklama görmezsiniz.Tedbire riayet etmekle beraber,hiçbir zaman hizmeti aksatmamıştır. En tehlikeli zamanlarda en büyük hizmeti ifa etmiştir. Çünkü hizmetin tevakkufu belaların celbine vesile olduğu risalelerde yazılıdır.Risalelere ve hizmete yapılan taarruz zamanında gelen musibetler yine Risalelerde yerini almıştır.

  • zeydanoğlu

    21.11.2016 06:29:21

    hüseyin hoca yahu sen tecrübeli birisin.Şöyleki bu nurcu zannetiklerinin önlerinde bir nevale var onunla oyalanıyorlar.Onlar onu bırakırlar mı makam mevki ve maddi imkanlar karşılığında hizmet görüyorlar.onlara göre bir müddet nurculuk olmasa da olur.çünkü nevale daha önemli onlar için.Nurculuk her zaman yapılabilir ama nevale her zaman bulunmayabilir.Madde fetullahı ne hale getirdi bunların da akibeti inşaallah onlar gibi olmaz.Nevale alanlar hür hareket edemezler emirle davranırlar aldıklarının karşılığında da istemeseler de emirle yatıp kalkarlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı