"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokrasi, istibdat ve kişilik erozyonu

İbrahim ERSOYLU
14 Eylül 2018, Cuma
İstibdadın ağır baskısı altında inleyen toplum kesimlerinin kimyası değişir, kişilikleri tahrip olur. Bu kesimde akıl ve muhakeme devre dışı olur. Doğruya doğru, yanlışa yanlış deme fıtratında olan insanlar, adeta efsunlanmış gibi inanç ve düşüncelerine ters düşen fahiş hataları ya görmezden gelirler, veya avukat gibi onları savunurlar.

Demokrasi ile istibdadın insan kişiliğine olan etkileri çok farklıdır. Biri, kişiliğin müsbet yönde gelişip tekâmül etmesine yardım edip katkı sağlarken, diğeri onu baskı altında tutup etkisizleştirerek tahrip etmektedir.

İnsanın kendine has fikir, düşünce, tasavvur, hayal, gaye ve hedefleriyle, bunları gerçekleştirmek için yaptığı hal ve hareketler onun kişiliğini oluşturur. Sağlıklı bir kişilik, doğru yönlendirme ile hür bir ortamda gelişip tekâmül eder.

KİŞİLİK HÜR ZEMİNDE GELİŞİR 

Demokrasinin şart koştuğu ve Demokratik yönetimlerde görülen fikir, düşünce, vicdan ve inanç hürriyeti, insan kişiliğinin fıtrî bir şekilde oluşup mükemmele doğru yükselmesine vesile olmaktadır. Demokratik ülkelerde insanların kimlik ve kişilikleri hür bir ortamında, her türlü baskı ve tahakkümden uzak bir şekilde gelişme gösterir.

Orada insanlar – istisnalar hariç - yalan, hile, aldatma, sahtekârlık, rüşvet, iltimas, zulüm gibi olumsuz işlere karşı duyarlı olurlar. Bu olumsuz işleri kim yaparsa yapsın, ona tavır alıp demokratik tepkilerini ortaya koymaktan çekinmezler. Oralarda bağımsız yargı ve tarafsız basın devreye girerek bu işleri yapanların yakasına yapışıp hesap sorarak Demokratik düzenin bozulmasına müsaade etmezler. Bu yüzden böylesi ülkelerde yaşayan insanlar medenî, müreffeh olurlar.

İSTİBDAT KİŞİLİĞİ ETKİSİZ HALE GETİRİR

Tek kişi veya zümre hâkimiyetine dayanan istibdat (baskı ve tahakküm) yönetimlerinde yaşayan insanların kişiliklerinin, normal seyri içinde gelişmesine imkân ve fırsat verilmez. Orada rejim ve idareciler tek yanlı, mübalâğalı propagandalarla kamuoyunun beynini yıkayıp kendilerine yandaş yaparlar. Buna rağmen yandaş olmak istemeyen kişi ve kesimleri korkutarak sindirirler. Korkmayanları da emirleri altındaki yargıyı onlara musallat ederek içeri attırırlar. Böylece biat etmek istemeyen, yanlışlarını görüp dile getirmek isteyenlere gözdağı vermiş olurlar.

İstibdadın ağır baskısı altında inleyen toplum kesimlerinin kimyası değişir, kişilikleri tahrip olur. Bu kesimde akıl ve muhakeme devre dışı olur. Doğruya doğru, yanlışa yanlış deme fıtratında olan insanlar, adeta efsunlanmış gibi inanç ve düşüncelerine ters düşen fahiş hataları ya görmezden gelirler, veya avukat gibi onları savunurlar. Siyasetin gözüyle olaylara bakmaya başlarlar. Siyasetin dost gösterdiğini dost, düşman gösterdiğini düşman görür ve ona hücum ederler. Siyaseten kendileri gibi düşünmeyenlere, akrabaları da olsa onlara iyi nazarla bakmazlar.

İSLÂM İSTİBDADA KARŞIDIR

Asr-ı Saadet ve dört Halife dönemi uygulamalarında sabit olduğu üzere İslâm, her türlü istibdada karşı olduğu halde ülkemizin de dâhil olduğu İslâm devletleri, - istisnalar hariç- istibdat yönetimleriyle idare edilmektedir. Dinleri tahrif edilmiş Hıristiyan Batı ülkeleri de, Demokrasinin sağladığı hürriyet zemininde hak ve hürriyetlerini rahat bir şekilde kullanmaktadır.

Çare: İstibdat cehaletten beslenir. Cehaletin marifet (ilim) ve imanî cesaretle tedavi edilmesi halinde istibdat, yaşama alanı bulamaz. “Bir millet cehaletle hukukunu bilmezse, ehl-i hamiyeti (iyi niyetli idarecileri bile) müstebit eder” düsturundan hareketle fertler, kişiliklerinin onurunu korumalı, Cenâb-ı Hakk’ın kendilerine bahşettiği hak ve hürriyetlerini iyi bilmeli, müsbet hareketle onlara sahip çıkmalı, hiçbir kişi veya makamın onları çiğnemesine müsaade etmemeleri gerekir.

Okunma Sayısı: 679
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı