"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Devletin Kemalizm dayatması ve takiyye

İbrahim ERSOYLU
30 Kasım 2018, Cuma
Türkiye’de yetmiş, seksen yıldan bu yana yaşanan en büyük sıkıntılardan biri; Devletin, demokratikleşmemesi sebebiyle bir şahsın ideolojisini topluma ve insanlara kanun zoruyla dayatmasıdır.

Bu durum, devletin hışmına uğrama korkusu duyan bir kısım fertleri, özellikle idareci ve bürokratları takiyye yaparak; Kemalizmi içinden benimsemediği halde, dışından benimsemiş gibi görünmeye mecbur etmektedir. Bu baskı ve dayatma, ihlâslarını bozarak fertleri çift kişilikli insanlar haline getirmektedir.

HUKUKTA KİŞİYE ÖZEL KANUN OLMAZ

Türkiye, İran v e Kuzey Kore haricinde dünyanın hiçbir ülkesinde, devlet vatandaşlarına ideoloji empoze etmemektedir. Oralarda, kurucu da olsa kişiler Anayasa ve kanunlarla koruma altına alınmamaktadır. Uluslar arası hukuka göre anayasa ve kanunlar, istisnasız ülkenin bütün fertlerini kapsar. Kişiye özel kanun olmaz.

Ne yazık ki ülkemizde bu garip ve hukuka aykırı durum, belli aralıklarla demokrasi askıya alınarak devreye sokulan askerî darbeler akabinde, darbecilerin iş başına getirdikleri siyasîler tarafından, Atatürkçülük devlet kanalı ile kanun ve yönetmenlikler tarzında bürokrasiye, okullara ve sivil kesimlere zoraki dikte edilmektedir.

Bu dayatma meselesi gerçek Kemalistler içinde de iyi bir şey olmamaktadır. Zira çakma Kemalistler çoğalmakta, bunlar M. Kemal’i ve Atatürkçülüğü kendi gayelerine alet ve basamak yapmaktadır. Bir kısım siyasalcı dindar kesim, devletin gazabından korunmak için ona sahip çıkar gibi görünürken, diğer kesimler, onun farklı yönlerini kendi fikirlerine alet etmektedirler. 

DEMOKRATİKLEŞME TAKİYYEYE İHTİYAÇ BIRAKMAZ

Gerçek olanlarıyla olmayanları ayırt etmenin ve tarafları rahatlatmanın en iyi yolu; devletin, çağdaş ülkelerde olduğu gibi demokratikleşerek bütün ideolojilerden soyutlanmasıdır. Bu gerçekleştiğinde takiyye meselesine ihtiyaç kalmayacaktır. İsteyen Kemalist olacak, istemeyen olmayacak, herkes dilediği gibi kanaat sahibi olacak, gerçek Kemalistler de belli olacak ve Atatürkçülüğün âlet edilmediğini görüp rahat bir nefes almış olacaklardır.

Dayatma sürdükçe bu kısır döngü devam edecek, Takiyye de sürecek, insanların ihlâsı bozulacak, bu yüzden çatışma sürtüşmeler durmayacakır.

KEMALİZM’İ DAYATMAK, ÜLKEYİ GERİ BIRAKMAKTA 

İşin kötü tarafı; bu dayatma toplumsal gerilimlere yol açtığı için nesillerin enerjilerini de tüketmekte, kabiliyetlerin doğru bir şekilde gelişimine mâni olmaktadır. Bu durum ülkenin ilim, fen ve san’atta ilerlemesine ve yükselmesine engel olmaktadır.

Elhasıl: Artık Türkiye, ideoloji dikte etmekten bir an evvel vazgeçmeli, çağdaş ve medenî devletler gibi sistemini demokratikleştirerek vatandaşlarını ve bürokrasiyi takiyye yapmaktan kurtarıp rahatlatmalıdır. Geri kalmış üçüncü Dünya ülkesi görüntüsü Türkiye’ye yakışmamaktadır.

Okunma Sayısı: 911
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı