"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ekonomik kriz, iktisat ve israf

İbrahim ERSOYLU
24 Ağustos 2018, Cuma
Kur’an’da, “ Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz”1 buyrulur. Üstad Bediüzzaman bu ayeti tefsir ederken, Cenab-ı Hakkın insanlara verdiği nimetlerin mukabilinde şükür istediğini, israfın ise şükre zıt, nimeti hafife almak olduğunu, iktisadın ise nimete karşı ticaretli bir hürmet olduğunu ifade eder.2 Türkiye’de ne yazık ki, devlet ve halkın çoğunluğu bu ölçülere riayet etmediği için ekonomik kriz baş gösterdi.

İktisat; maddî manevî ihtiyaçları karşılamada yeteri kadar harcamak, cimrilik ve aşırılıktan kaçınarak orta yolu tutmak anlamına gelir. İsraf ise, ihtiyaçları karşılarken gereksiz ve aşırı harcama yapmaktır. İktisat ve israf yeme içme, giyim, barınma, uyku, konuşmada olduğu gibi zaman vb. şeylerde olabilir.

İsraf hırsı netice verir. Hırsın sonuçlarından biri, kanaatsizliktir, yani Cenab-ı Hakkın takdir ettiği kısmete razı olmamaktır. Kanaatsizlik çalışmanın şevkini kırar, şükür yerine şikâyet ettirir, tembelliğe atar. Böyle davranan kimseler, meşru az malı, terk edip gayr-i meşru (haram) külfetsiz bir malı arar. Bunu kazanma yolunda onur ve izzetini, belki haysiyetini feda eder. 3 Günaha girerek ahiretine zarar verir.

İSRAF FAKİRLİK VE GERİLİĞE SEBEPTİR

Diğer taraftan toplumda fertlerin çoğu, iktisat ve tasarruf yerine israf ve kanaatsizlik yaparsa tüketiciler çoğalır, üreticiler azalır. Herkes gözünü hükümet kapısına diker. O zaman ülkede sosyal hayatın düzgün işleyişinin sebebi olan “sanat, ticaret ve ziraat”, yani üretim azalır. O millet de geri kalıp fakirleşir 4 ve krizlerle boğuşur.

Hâlihazırda ülkemizin yaşamakta olduğu ekonomik krizin yukarıda ifade edildiği gibi çok yönlü sebepleri vardır. Bir sebebi devletin ve Bürokrasinin “ İtibardan tasarruf yapılmaz” düşüncesiyle iktisat yerine, haddinden fazla lüks ve şatafata varan harcamalar yapmasıdır.

KRİZİN BİR SEBEBİ DE

Diğer bir sebep; kaynaklarının önemli bir kısmı, zenginleşmeyi ve kalkınmayı netice verecek üretim tesisleri ve fabrikalar yerine, getirisi olmayan gökdelenler, gösterişli devlet binaları, içinde adalet olmayan büyük adalet sarayları, aşırı tüketimi özendiren devasa alış veriş merkezlerinin inşasına harcanmıştır.

Ne yazık ki, toplum kesimleri de, yazılı ve görsel medya araçlarıyla aşırı tüketime teşvik edilmiştir. Kamu ve özel bankalar, gelirleri dikkate almadan kolay yolla verdikleri cazip kredi kartlarıyla, çılgın tüketime destek vermişlerdir.

ÖNCE DEVLET İSRAFTAN KAÇINMALIDIR

Dindar kimlikli idarecilerin iktidarında on altı yıldır sürdürülen bu anlayışın, ekonomik bir krizi netice vereceğinden endişe ediliyordu. Kendilerine yapılan “Bu gidişin sonu iyi olmaz. Devlet ve toplum olarak israftan kaçınmalı, gereksiz harcamalar kısılmalı, devletin kaynakları daha verimli alanlara harcanmalı, bürokrasi ve halk tasarrufa yöneltilerek israfa karşı uyarılmalıdır” şeklindeki iyi niyetli ikazlar, ne yazık ki, dikkate alınmamıştır.

Çare: Yöneticilerimizin krizin sebebini dış güçlerde aramasının pratikte pek faydası olmaz. Önce yetkililerin, devlet olarak, iktisat ve tasarrufa başlamaları, yapılan gereksiz harcamalara bir son vermeleri, ülkenin sınırlı kaynaklarını geri getirisi olmayan inşaata değil, istihdam ve ihracatı netice verecek tarım ve sanayi üretimi alanlarına yatırmaları gerekmektedir. Sonra halkı iktisat ve tasarruf yaparak üretime katkı sağlamaya, gelirinden fazla lüzumsuz harcamalardan kaçınmaya davet ve teşvik etmeleri, krizden çıkış için bir zorunluluktur.

Dipnotlar:

1 – Araf Suresi:31. 2 – Lem’alar, YAN,1994,s.143. 3 – A.g.e.,s.149. 4 - A.g.e., 1

Okunma Sayısı: 1467
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı