"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vazifemizi yapmak, neticeye karışmamak

İbrahim ERSOYLU
20 Temmuz 2018, Cuma
Biz Nur Talebeleri, Üstadın yaptığı gibi taviz vermeksizin her türlü sıkıntı ve zorluğu göze alarak Nur Mesleğini bir bütün olarak kıyamete kadar yaşayarak sürdürmeye inşallah devam edeceğiz.

Nur mesleğinin bir esası “Vazifesini yapmak, İlâhî takdir olan neticeye karışmamaktır.”

Seçim öncesi demokrasiye, hukuk ve adalete, hak ve hürriyetlere dikkat çekmiştik. İstibdat, baskı, zulüm, tahakkümün İslâm ile ilgisi olmadığını, dindar kimlikle bu işi yapanların sayısız insanı mağdur ettiklerini, dine de çok zarar verdiklerini ifade ederek uyarı vazifemizi elimizden geldiği kadar yaptık. Çoğunluğun tercihi istibdat anlayışından yana oldu. Uyarılarımız dikkate alınmadı diye yeis ve ümitsizliğe kapılmak doğru değildir.

Kur’ân’da adı geçen Hz. Nuh, Hz. Salih, Hz. Hud (as) gibi nice peygamberler, yıllarca ümmetlerini bir olan Allah’a iman edip O’na kulluk yapmaya, putlara tapınmaktan, zulümden, ahlâksızlıktan kaçınmaya dâvet etmişlerdir. Ancak insanların pek azı hariç çoğunluk onları dinlememiştir. Bir kısmı dinlememekte kalmayıp Allah’ın peygamberlerine eziyet edip onları incitmişlerdir. Ama onlar “Çoğunluk bizi dinlemiyor” deyip küsmemiş, “Peygamberin vazifesi tebliğdir. Hidayet Allah’tandır” prensibi ile amel ederek, sonuna kadar İlâhî emir ve nehiyleri anlatmaya devam etmişlerdir.

Üstad Bediüzzaman bir lâhika mektubunda ahir zamanın bir hastalığı olarak insanların, iman ve ahiret gibi elması elmas bildikleri halde cam hükmünde olan dünya hayatını ona tercih ettiklerini ifade eder. (Kastamonu Lâhikası, YAN, 114. Nolu Mek. s. 204) Gerçekten insanlar, zulmü, hukuksuzluğu, yolsuzluğu gözleriyle gördükleri halde bu işleri yapanları destekleyerek onlara taraftar çıkmaktadırlar. 

Biz Nur Talebeleri, Üstadın yaptığı gibi taviz vermeksizin her türlü sıkıntı ve zorluğu göze alarak Nur Mesleğini bir bütün olarak kıyamete kadar yaşayarak sürdürmeye inşallah devam edeceğiz. Her zaman ve her şartta asıl vazifemiz Risale-i Nur’a göre halisane bir şekilde iman ve Kur’ân hizmeti yapmaktır. Allah’a ve ahirete iman başta olmak üzere iman esaslarına derinlemesine tahşidat yapmak, önce kendi imanımızı, sonra aile fertlerinden başlayarak akraba ve dostlarımızın, daha sonra diğer insanların imanını taklidi bir seviyeden tahkiki bir mertebeye çıkarmaya gayret etmek en başta gelen vazifemizdir.

Üstad Bediüzzaman’ın yaptığı gibi bir yandan iman hizmetini yaparken, diğer yandan gerektiğinde demokrasi, adalet, istibdat, hürriyet, meşveret, şeriat ve cumhuriyet gibi Risale-i Nur Külliyatı’ndaki siyasî ve sosyal hayata dair olan mefhumların müzakeresini yapmaya ve usûlüne uygun bir şekilde başkalarına tebliğ etmeye devam edeceğiz. Zira bu bahisleri okumayanların ya da okuyup Üstad’ın maksadına aykırı bir şekilde yorumlayanların nasıl savrulma yaşadıklarını görmekteyiz.

Elhasıl: Dindar kimlikle demokrasi, adalet, hak ve hürriyetlere sahip çıkmak, istibdada, zulme ve baskıya karşı gelmek bu olumsuzlukların din ile bir ilgisi olmadığını göstermek açısından çok önemli bir hizmettir. Aksi halde dini bilmeyen ve ehl-i tahkik olmayan önemli bir kitle, hâşâ İslâm’ın istibdat ve tahakküme müsait olduğu zannına kapılabilir ve dinden uzaklaşabilir.

Okunma Sayısı: 17257
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı