"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bahtiyar

İrfan Süleymanoğlu
11 Mart 2018, Pazar
Dokuzuncu Mektup’da; “Görüyorum ki: Şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki: Dünyayı bir misafirhane-i askerî telâkki etsin ve öyle de iz’an etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telâkki ile, en büyük mertebe olan mertebe-i rızayı çabuk elde edebilir” denilmektedir.

Dünya hayatı için çok şey söylenmiştir. Söylemek de mümkündür. Risale-i Nur’da dünyanın üç yüzünden bahsedilmekte ve Esma-i İlâhî ile ahirete bakan yüzün haricindeki; dünyaya bakan yüz olan, oyun ve oyalanma yüzünün aldatıcılığı bütün hakikatiyle gözler önüne serilmektedir.

Nitekim yukarıda iktibas edilen cümlenin devamında da dünyaya ait işlerin kırılmaya mahkûm şişeler hükmünde olduğu belirtilmektedir. Kıymetsiz ve değersiz… Ahirete ait işler ise gayet sağlam elmaslar kıymetindedir. Dünyevî işler, ‘hükmünde’ tabiriyle adi cam parçalarına benzetilirken ahirete ait işler için ise benzetilmekten ziyade elmasın ‘sağlamlığı’ ve ‘kıymeti’ ön plana alınmaktadır. Yine şişeler için bir mahkûmiyet söz konusudur. Eninde sonunda mutlaka kırılmak gibi kötü bir sonuca varması kaçınılmaz olan bir durum... “Evet Dünyaya ait işler, kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir; bâki umur-u uhreviye ise, gayet sağlam elmaslar kıymetindedir.”

Anlaşılan odur ki; insan şu dünyada ‘bahtiyar’ olmak istiyorsa dünya için bir telâkkide, bir kabulde bulunması gerekiyor. Adı dünya olan askerî bir misafirhanenin kabulü. O misafirhanede kalanların beşerî ihtiyaçları giderildiğinde askerî manevralarla ilgilenmesi, talim görüp muallem olması, belki de bir makam için hazırlanması gerekmektedir. Çünkü askerî misafirhanede kalanlar askerlik haricindeki işlerle iştigal etmeleri en azından abes olur. Ve insanın ‘bahtiyar’ olmasının da bu telâkkiden (kabulden) geçtiğini unutmaması gerekmektedir.

Telâkki yetmemektedir. Arkasından ‘iz’an’ etmesi de gerekmektedir. O askerî misafirhaneyi anlaması ve benimsemesi... “Evet, ben bu askerî misafirhaneyi kabullendim, bu dünyayı öyle görüyorum; o halde misafirhane benim misafirhanem, bu misafirhanenin sahibini tanımalıyım, misafirhanenin gayesini öğrenmeliyim...” diyerek orayı benimseyip anladığını da ifade etmelidir.

Bu da yetmemektedir. Bu düşüncesine göre ‘hareket’ etmek lâzımdır. Nasıl mı? O askerî misafirhanenin sahibinin emirlerini dinlemekle, manevra meydanında yapması gerekenleri yerli yerince yapmakla...

Bu ‘telâkki, iz’an ve hareket’ vetiresi; ‘en büyük mertebe olan mertebe-i rızanın’ basamakları olmaktadır ve o mertebeye çabucak çıkmanın yoludur. Evet... O ‘bahtiyar’, ‘rıza mertebesindeki’ elmas sağlamlığı ve kıymetini haiz bir servete kavuşmuştur.

Bahtiyar, ilk telâkkisini sağ yolun yolcusu olma tercihiyle yapmıştır. Çünkü hakikati orada görmüştür. Bu yol onu misafirhane-i askerîye götürmektedir.

Nefsinin terbiyesi ile enesini bir vahid-i kıyasî olarak görmüş; hissiyatını elmas kıymetindeki ahirete sarfetmektedir.

Bu iz’anıyla mahlûkatla ünsiyet ve ülfet ederek tatlı bir havfın dinamikliği ile harekete geçmiştir. Binler mu’cizatın sahibi Zat’a (asm) biatla, O’nun (asm) sünnetine ittiba etmiş ve en büyük mu’cizesi olan Kur’ân’ın vezaifiyle telebbüs etmiştir.

Bu hareketiyle sırr-ı vahdete ermiş, geçici sıkıntılara ehemmiyet vermeyerek, ölümü bile bir terhis olarak görmüştür.

Şunun şuurunda olmak lâzım: ‘Fani kırılacak şişelere bâki elmas fiyatlarını vermek’ akıl kârı olmadığı gibi, bu hâl ‘makam-ı rızanın’ da en büyük bir engelidir.

Okunma Sayısı: 1308
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı