"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir başka açıdan okuma mevsimi

İrfan Süleymanoğlu
07 Ekim 2018, Pazar
Yaz bitti. Okuma mevsimi bitti (mi?). Hayır, bitmedi!.. İnsan hayatı bir okuma mevsimi aslında. Kâinatı okuma mevsimi…

“Acele edip kışta geldiğini” söyleyen manevî iklimin son yorumcusu “Cennetasa bir baharı” müjdelemiş ve muhatap olma bahtiyarlığına erişip de anlayabilene o mevsimin okuma mevsimi olduğunu ihsas etmiştir.

“Kur’ân kâinatı okuyor”muş. Madem insanlar kâinatı okuma mevsiminde; insanî kalıp ve şifrelerle uğraşarak yorulmaya gerek olmasa gerek. Şifre de, sembol de Kur’ânî hece ve harflerde demek ki… Dahası “Cennetasa bir baharı doyasıya yaşamak arzusundaki insanlığa adanan “Resaili’n-Nur” isimli Kur’ânî Sözler’de belki de…

Yaklaşık bir asırdır muhataplarının tecrübeleriyle sabit olmuş ki: Bu eserlerden az okumakla çok istifade edilmektedir. Okuyan ondan ayrılmak istememektedir. Okuma ihtiyacı hissedilmektedir okudukça. Her okuyuşta insanın zihnine ve kalbine ayrı bir manevî zevk vermektedir. İstifade artmaktadır okudukça…

Okudukça müellifinin birer temsilcisi durumuna gelinmektedir. Ulvî bir gayenin içerisinde olunduğu her seferinde biraz daha anlaşılmakta ve o gayenin cazibesiyle “Cennetasa bahar” içselleştirilmektedir.

Mana örgüsü kavranmakta; ana tema olan Tevhit, Nübüvvet, Haşir ve Adalet çerçevesinde zihnî mana bütünlüğü sağlanmaktadır. Her okuyuş özün özüne müteveccih atkı ipi mesabesindeki kavrayışları biraz daha takviye etmektedir.

Dahasında; eserin mana örgüsündeki ruha muttali olmak, kişiye kalbî ve aklî doğurganlıklar sağlamakta ve kişinin kâinata ve olaylara bakış tarzı, yeni filizlenmelerin baharında neşvünema bulmaktadır. Muhataplarının, anlatım tarzı Risaleleşmekte ve hayat tarzı Kur’ânîleşmektedir.

Normalde insan kaynaklı akımların “bana göreci” sınırlarını saran zincirleri veya akılcı prangaları “Vahyin” elmas kılıcıyla parçalanmaya başlamakta; akıl, parçalanan bu prangaların şangırtılarından uzaklarda, kalbin seyir kulelerinden sonsuzluk arenasında maaliyata (yüce sezgi, duygu ve hasletlere) kamçılanmaktadır.

Bu okumaların neticesinde; insanın bedeni, kaç yıllardır biriken masiva (Allah’tan başka her şey) tortularından sıyrılmakta, halavetli bir çerçevelendirme ile zaptedilmektedir. İlâhî hazların hissedilmesi belirginleşmektedir.

Kâinatı tercüme eden adam, zamanı bedaatle Cennetasa bahara mukaddime yapan “Bediüzzaman” da; bedenin meşrû olmayan serbestliğine karşı ruhun hürriyetini esas alan okumanın devamlılığını ve devamlı okunmasının gerekliliğini vurguladığı Risaleleri ile hakikat arayışının ıztırar ve ıztırap halini aldığı şu zamanda; sonsuzluğu ve sonsuzluğun İlâhî hazlarını içinde yaşamayı anlatmak istemiştir.

Kur’ân’ı ve kâinatı anlatan bu eserleri, Kur’ânî temalar çerçevesinde, çok gayret, çok çaba ile okumak, devamlı okumak gerekiyor. Nasıl ki; dil öğrenmek akıntıya karşı yüzmek gibidir. Kâinatın bütünlüğünden kopmadan onun dilini çözmek için de bu gayret ve çaba önemli…

Okuma mevsimi bitmedi… Ta ki, kabrin ötesindeki âlemi fiilen okumaya başlayana kadar da bitmeyecek.

En büyük arzusu Nuranî âlemde kâinat cahillerinin mahcubiyetliğinden kurtulmak olanlar! Unutulmasın ki dünya hayatı kâinat kitabını okuma mevsimidir. Aksi halde insan cehaletle malûl olacaktır.

Bu vesileyle yeni bir Külliyatla kâinatı yeniden okumaya var mısınız?...

Okunma Sayısı: 1206
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı