"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hiçbir zaman M. Kemal’e yakın olmaya çalışmadı

03 Mart 2018, Cumartesi
Demokrat Başbakan - 11 - İslam Yaşar'ın Kaleminden...

Meclisin en genç milletvekillerinden biri olan Adnan Bey, daha ilk günden itibaren öyle bir babayiğit olduğunu gösterdi. Ne M. Kemal’e yakın olmaya çalıştı, ne de İnönü’nün baskılarına boyun eğdi.

Ankara

Binlerce kişinin milletvekili sıfatı ile gitmek için hayallerini kurduğu yerdi bu şehir. Seçim bütün memlekette yapılıyor gibi görünse de nihaî karar orada verildiğinden resmen aday olan altı bin kişinin ve yakınlarının gözü kulağı Ankara’da idi.

Kendisini yaşadığı mahallin en seçkin kişisi olarak gördüğünden milletvekilliğini hak ettiğini düşünen, gece gündüz Ankara hayalini kuran, o uğurda dünyasını rüşvet vermekle kalmayıp ahiretini de feda eden insanların pek azı İsmet İnönü’nün tasvibi ve M. Kemal’in tasdiki ile milletvekili listesine girebilmişti. Kalanların kahir ekseriyeti sukût-u hayale uğramıştı.

Listeye girenlerin içinde aday olmadığı ve istemediği hâlde milletvekili tayin edilen tek kişi Adnan Beydi. Aydın’daki il başkanlığı vazifesini, daha sonra belediye başkanlığı da yapacak olan arkadaşı Ethem’e bırakan Ali Adnan Bey, 1931 yılı baharında, bütün bunları bilerek geldi Ankara’ya. Demirtepe semtinde kiraladığı apartman dairesini tefriş ettirdikten sonra Aydın’dan ailesini getirip yerleştirdi ve oradan meclise gidip gelmeye başladı.

Ankara siyasetine M. Kemal’in kesin hakimiyeti ve İ. İnönü’nün katı baskısı hakimdi. Ankara’da kalmanın yolu o hakimiyete kayıtsız şartsız tabi olup baskıya teslimiyetle boyun eğmekten geçiyordu. Bunun dışında hareket etmek, her babayiğidin harcı değildi.

Meclisin en genç milletvekillerinden biri olan Adnan Bey, daha ilk günden itibaren öyle bir babayiğit olduğunu gösterdi. Ne M. Kemal’e yakın olmaya çalıştı, ne de İnönü’nün baskılarına boyun eğdi. Taşımış olduğu milletvekili sıfatının hakkını vermek maksadıyla gece gündüz demeden meclisteki odasında sessiz ve sakin bir şekilde çalışmaya devam etti.

İşler, M. Kemal’in emri ve İ. İnönü’nün isteği ile yapılıyordu

Mecliste çok çalışmanın çoğu zaman hislerini tatmin etmenin dışında bir işe yaramadığını, her meselenin M. Kemal’in emri ve İ. İnönü’nün isteği istikametinde hâlledildiğini görünce kendisini yetiştirmek için meclis dışında meşguliyetler aradı. 

Savaşlar yüzünden tahsilinin yarım kaldığını hatırlayınca, üniversiteye devam edip eğitimini tamamlamaya karar verdi. 

Aydın mebusu Adnan Bey, meclisteki ilk konuşmasını güm -rük memurlarının görevlerini tanzim eden kanun teklifinin görüşülmesi sırasında yaptı. Herkesin takdirini kazanan sakin, beliğ, serî hitabında devlet dairelerindeki rüşvetlere, iltimaslara, sû-i istimallere dikkat çekerek meseleye hakim olduğunu da gösterdi. 

Menderes soyadını alması

1934 yılında Soyadı Kanunu çıkınca muhtemelen Ankara’ya hakim olan havanın da tesiri veya nüfus memurunun teşviki ile Ertekin soyadını aldı. Herkesin aldığı soyadının konuşulduğu, soyadı ile anıldığı günlerde, Ertekin soyadı, eşi Berin Hanımın akrabalarından Tevfik Rüştü Beyin de dikkatini çekti. Bir aile sohbetinde soyadı meselesi gündeme gelince, Aras Nehri’ni soyadı olarak alan Tevfik Rüştü Bey Adnan’a döndü.

“Adnan Bey, topraklarının yanından Menderes Nehri geçiyor. Niye Menderes soyadını almadın?” dedi. Bu soruyu bir dostunun ikazı, tenkidi, teklifi olarak değerlendiren Adnan Bey, babaannesinin toprağı sevmesi, toprağa bağlı kalması vasiyetinin, toprağa hayat veren nehri soyadı olarak almakla yerine gelmiş olabileceğini düşünerek Ertekin soyadını Menderes şeklinde değiştirdi. 

Nüfus kütüğünde adı Ali Adnan Ertekin yazsa da ilk ad pek kullanılmadığından Ali zaten unutulmuştu. Ertekin’i de kendi isteğiyle değiştirince geriye Adnan Menderes kaldı. Halk arasında ve siyaset camiasında soyadı ile anılmak muteber olduğundan çoğu zaman Adnan da söylenmedi.

Zîra, o artık Menderes’ti.

Parti müfettişliği sorunlara vâkıf olmasını sağladı

Menderes, 1935 yılında yapılan seçimlerde yine Aydın milletvekili olarak meclise girdi, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Oradan almış olduğu eğitim, zaten var olan kendine güven hissini pekiştirmesinin yanı sıra meclisteki çalışmalarına da aksetti. Meclisin dilekçe komisyonunda bulunmasını iyi değerlendirdi. Vatandaşlardan gelen dilekler, şikâyetler sayesinde milletin devletle ve hükümetle yaşadığı sıkıntılara vâkıf oldu. 

Parti müfettişliği sırasında Halk Partisi teşkilâtları ile Halkevleri mensupları arasında yaşanan problemleri, partinin halktan kopuk icraatlarını, Halkevlerinin, milletin millî mâne- vî değerlerinden, gele- neklerinden, inançlarından uzak çalışmalarını makul bir üslûpla dile getiren müessir raporlar hazırladı. 

Bilhassa plân ve bütçe komisyonundaki vazifesi sırasında resmî daireler arasındaki ilişkileri, bürokrasinin ağır işlemesini, hantallığını, katı devletçiliği, milletten kopukluğu, gelişmelere kapalılığı ve rüşvet çarkının dönüşünü yerinde müşahede etti. 

İNÖNÜ’NÜN MİLLETE BASKILARI 

10 Kasım 1938 tarihinde Mustafa Kemal öldüğünde başbakan Celal Bayar’dı. Meclisi meydana getiren milletvekillerinin ekseriyeti İnönü’nün adamlarından meydana geldiği için mecliste yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini o kazandı. İkinci cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Celal Bayar’ı başbakan tayin etti ise de kurulan hükümet fazla uzun ömürlü olmadı. İnönü, Bayar’ı devreden çıkardı, bütün ipleri eline aldı ve ülkede Millî Şef dönemini başlattı.

Bir süre sonra İkinci Cihan Harbi çıktı. Dünyada diktatörlük temayüllerini arttıran savaş şartları, İsmet İnönü’nün gittikçe ağırlaşan baskı ve şiddete dayalı diktatörce uygulamalarını mazur göstermeye yetti. 

Öyle ki meclise girmenin ve orada kalmanın yolu, İnönü’ye tabasbustan geçmeye başladı. Herhangi bir meselede ona muhalefet etmek, milletin ezildiğini söylemek, ayyuka çıkan sû-i istimalleri dile getirmek bir yana, onun istediği istikamette rey vermemek bile cesaret ister hâle geldi.

MİLLÎ ŞEFE RAĞMEN

1939 yılında yapılan seçimlerde de yine Aydın milletvekili olan Adnan Menderes, Millî Şef zamanında da her sahada tam bir siyasî kahramanlık örneği gösterdi. Yalnız tavırları, hareketleriyle değil meclisteki konuşmaları ve bazı kanunların uygulamasını tenkit ederken ortaya koyduğu müsbet muhalefet üslûbu ile dikkat çekip takdir topladı. 

1943 yılı seçimlerinde yine Aydın’dan milletvekili listesine alınmasında, güzel bir örneğini verdiği müsbet muhalefet tarzı etkili oldu. Halk Partisi’nin 1945 yılında çıkarmak istediği Toprak Kanunu Tasarısı hazırlanırken Menderes; toprağı seven, çiftliğindeki toprakların kahir ekseriyetini köylülere dağıtan başarılı bir çiftçi olarak büyük katkıda bulundu ve komisyon sözcüsü seçildi. 

Etiketler: adnan menderes
Okunma Sayısı: 2920
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin Yılmaz

    6.3.2018 01:17:02

    Selamun aleykum, böyle çok değerli demokrasi şehid'inin hayatının anlatılması takdire şayandır. Birde tam böyle biz zamanda görsel Film şeklinde sinemalarda gösterilse, demokrasimize katkısının derin olacağını düşünüyorum!! Sayğılarımla...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı