"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Onların muvaffakiyetine çok dua ediyorum

05 Mart 2018, Pazartesi
“Eski tahribâtı tamirâta başlayan hakiki vatanperver olan Demokratlar nâmında hamiyetli Ahrarlar, yani hürriyet-perverler, Nur ve Nurcuları takdir etmelerine çok minnettarım. Onların muvaffakiyetine çok dua ediyorum. İnşallah o Ahrarlar istibdâd-ı mutlakı kaldırıp tam bir hürriyet-i şer’iyeye vesile olacaklar.”

“Demokrat Parti, Türkiye Cumhuriyeti’nde demokrasinin geniş ve ileri bir anlayışla gerçekleşmesine ve genel siyasetin demokratik bir görüş ve zihniyetle yürütülmesine hizmet maksadıyla kurulmuştur.” (Şen s: 77 ) 

7 Ocak 1946 tarihinde kurulan Demokrat Parti, seksen maddelik tüzüğünün birinci maddesinde ifade edilen bu sözlerle açıklamıştı kuruluş gayesini. Partinin sözcüsü olarak da Adnan Menderes seçilmişti.

Devlet partisi olmanın getirdiği avantajlar sayesinde kendinin dışındaki siyasî hareketlere iktidar olma şansı tanımayan Halk Partisi, hükümetin güdümünde küçük bir muhalefet partisinin olmasını, Türkiye’nin dünyaya, çok partili sistemle yönetilen demokratik ülke olduğu görüntüsü vereceğini düşünerek müsbet karşılamıştı. 

“Memleket partiler için değil, partiler memleket için vardır.”

Adnan Menderes’in, 31 Mart 1946 tarihinde İzmir’deki basın toplantısında gazetecilere çok partili sisteme geçtikleri sırada kendilerine yapılan siyasî ve idarî baskıları anlatırken söylediği bu sözler, Demokrat Parti’nin Türk siyasî hayatına getirdiği farklı ve demokratik anlayışın ifadesiydi. 

Bediüzzaman’ın tavrı

Bilhassa Bediüzzaman’ın şahısları adına siyasete girmelerine izin vermesi üzerine bazı Nur Talebelerinin Demokrat Parti’nin il, ilçe teşkilâtlarında vazife almak istemesi Demokratların da onlara parti içinde memnuniyetle yer vermesi parti idaresinin dindarlarla kaynaşmasına vesile oldu. 

Nurcuların ve Risale-i Nur’dan istifade edip Bediüzzaman’a dost olan mahallinde müessir insanların partiye girip fedakârca çalışmaları, Demok- ratların dine ilgilerini, dindarlara hürmetlerini arttırdı. İçlerinden pek çoğu çeşitli vesilelerle Nurlar’ı takdir, Nurcuları tebrik etti.  

“Eski tahribâtı tamirâta başlayan hakikî vatanperver olan Demokratlar nâmında hamiyetli Ahrarlar, yani hürriyet-perverler, Nur ve Nurcular’ı takdir etmelerine çok minnettarım. Onların muvaffakiyetine çok duâ ediyorum. İnşallah o Ahrarlar istibdâd-ı mutlakı kaldırıp tam bir hürriyet-i şer’iyeye vesile olacaklar.” ( Said Nursî. Emirdağ Lâhikası. Yeni Asya Neşriyat. İstanbul 2010 s: 520 ) 

Bediüzzaman Said Nursî de böyle ifadelerle takdir etti Demokratlarla Nurcuların kaynaşmasını. Bu kaynaşmayı ve sahiplenmeyi görünce, Demokrat Parti’nin Ser- best Fırka gibi emirle kurulup emirle kapatılan muvazaa partisi olmadığını anlayan Halk Partisi, Demokratlar güçlenmeden tedbir alma ve memleket sathında teşkilâtlanmalarına fırsat vermeme cihetine gitti.

Demokratlara siyasî baskılar artıyor

Menderes ve Bayar, çeşitli vesilelerle yaptıkları konuşmalarda, kendilerine reva görülen baskıları dile getirdiler. İçişleri Bakanı Hilmi Uran’ın ‘doğru değil’ dediği iddiaları Demokratlar şahitlerle delillerle müdellel hâle getirince, idarî baskılar biraz azaldı ise de siyasî baskılar iyice arttı.

26 Nisan 1946 tarihinde toplanan Halk Partisi meclis grubu, belediye ve mahallî idare seçimlerini dört ay öne alıp 1 Mayıs’ta yaptı. Demokrat Parti idarecilerinin şiddetli itirazlarına rağmen, onların teşkilâtlanma çalışmalarını tamamlamalarına fırsat vermemek için 1947 yılında yapılması gereken genel seçimleri de bir yıl öne almaya karar verdi. 

Halk Partililer bununla da kalmadı, halkın Demokratlara olan temayülünü bildiklerinden seçim sistemini de değiştirdi. Reylerin açık verilmesi, tasnifin gizli yapılması, sayımdan sonra da oy pusulalarının yakılması gibi dünyada örneği olmayan garip bir sistem geliştirerek seçimleri her türlü hileye, sû-i istimale, şaibeye açık hâle getirdiler. 

Halk Partililerin, oldu-bittiye getirerek yaptıkları bu taraflı tavır ve uygulamalara şiddetle karşı çıkan Demokrat Partililer, iktidarı seçime girmemekle tehdit etti. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı İnönü, arabulucu sıfatı ile devreye girdi, ama tavrı da, sözleri de Demokratları tehdit mahiyeti taşıyordu.

Demokrat Parti kerhen de olsa seçime girmeye karar verdi. Yine de bazı mitinglerine izin verilmedi, genel merkeze gelen mektupları açıldı, telefon konuşmaları dinlendi, pek çok il ve ilçe teşkilâtlarının binaları zorla kapatıldı. 

Meclis’te 60, 70 muhalif milletvekili yeterlidir

Seçimlerde reyler açık olarak verildiğinden tehditler, baskılar sonucu bazı vatandaşların gözü korktuğu için halkın iradesi tam olarak sandığa aksetmedi. Akseden kısmı da gizli tasnif sırasında büyük ölçüde değiştirildi ve Halk Partisi, sandıkta olmasa bile listede seçimi 395’e 66 gibi büyük bir farkla kazanmış göründü. 

İlân edilen seçim sonuçları, seçimlerden önce tahmini neticeler üzerinde değerlendirme yapan meclis başkanı Kâzım Karabekir’in ‘Mecliste 60, 70 muhalif milletvekili yeterlidir’ şeklindeki açıklaması, neticelerin âdetâ seçimlerden önce kararlaştırıldığını gösteriyor gibiydi.

Hâlbuki seçimlerde vazife yapan Demokrat Partili müşahitlerin, sandık başlarındaki tutanaklara dayanarak verdikleri bilgilere göre Halk Partisi’nin 186, Demok- rat Parti’nin ise 279 milletvekili çıkarması ve seçimi kazanarak tek başına iktidara gelmesi gerekiyordu. Ellerindeki bilgi ve belgelere dayanarak seçim sonuçlarına itiraz etseler de, sayımdan sonra oy pusulaları yakıldığı için neticenin değişmeyeceğini bilen Demokratlar, sonuçlara razı ol- maktan başka bir şey yapamadı. 

Halk Partisi’ne ilk ders

1946 seçimlerinde hem Aydın’dan, hem Kütahya’dan aday olan Adnan Menderes, memleketi olan Aydın’da yapılan sandık hileleri neticesinde seçimi kazanamamış gibi görünse de Kütahya’dan seçilerek meclise girdi. Partisi adına yaptığı ilk konuşmada da seçim hilelerini tek tek sıraladı. 

Sözün delil sayılmayacağını, bir süre sonra söyleyenler tarafından bile  unutulacağını bildiğinden anlattıklarını müdellel bir rapor hâline getirerek meclise verdi. İtirazı kabul edilmese de hem bizzat resmî makamlar tarafından yapılan hilelere sessiz kalmadığını gösterdi, hem de tarihe belge bıraktı.

Halk Partisi, hilelerle oldu-bittiye getirdiği seçimi kâğıt üzerinde kazanmış gibi görünse de Menderes onlara karşılarında kararlı insanlardan müteşekkil güçlü muhalefetin ve muknî, beliğ bir hatibin varlığını göstererek, işlerinin artık eskisi kadar kolay olmayacağını hatırlattı. Yapılan şey, demokrasi kahramanının Halk Partisi’ne verdiği ilk dersti.

Demokrasi dersi…

Okunma Sayısı: 2916
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı