"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sanat, sanatkârıyla sanattır

İsmail TEZER
25 Eylül 2016, Pazar

Denize baktı.

Ruhu rahattı.

Dalgada celâli, martıda cemâli gördü.

Sanki bir ışık huzmesiydi hepsi...

Bir Büyük Güneşten haber veren...

Elini daldırdı suya.

Ruhunu bıraktı Hû'ya.

Yansıdı esma aynada...

......

Allah, eşyayı duygulara da hitap edecek şekilde yaratmış.

Göze hitap eden renkler, şekiller, intizam, ahenk, vezin...

Kulağa hitap eden fıtrî sesler, mahlukatın zikri...

Kuvve-i şâmmeye hitap eden kokular...

Kuvve-i zâikaya bakan tatlar...

Akıl hakîmiyetin, kalp rahîmiyetin, nefis de rahmaniyetin tecellileriyle gıdalanıyor.

Eşya, ruha ve duygulara da hitap ediyor.

Hakikî sanat, eşyadaki fıtrî ahengi yakalamak, onu duyumsamak.

......

Allah'ın emrettiği güzel, nehyettiği çirkindir. Bir şey zatında güzel veya çirkin değildir. Bunu kazandıran emr-i İlahîdir.

Güzellik bakış açısındadır. "Güzel gören güzel düşünür." Güzel görmenin temelinde ise iman vardır. Mü'min her şeyde rahmet-i İlâhiyenin izini, özünü ve yüzünü görür. Selâmet-i kalp ve istirahat-i ruh da böyle kazanılır.

Tevhidî bakış, mana-i harfî ile nazar hakiki güzelliği görür, dolayısıyla hakikî sanat da ancak böyle zuhur eder.

Bütün sanatlar, Sani-i Zülcelâl ve Cemal'den gelir.

......

Sanat, ancak tevhidle mümkün.

Madem Allah var, sanat da var.

Madem O var, düzen de var.

Madem O var, ahenk de var.

Madem O var, estetik de var.

Hâsılı; madem O var, tüm güzellikler var.

Hakikî güzellik ve lezzet Allah imanla var.

Çünkü lezzetin kemali, devam iledir. Nimet devam etmekle nimet olur. Güzellik, baki ise güzelliktir. Sönmeye mahkûm, batmakla gaib olanlar hakikî güzel olamaz.

O halde bütün güzelliklerin var edicisi ve onları daim kılanın varlığıdır aslolan.

Bediüzzaman "Ağacı bâki ise, meyve gitse de yerine gelen var" der.

Ağacı, kaynağı bilmeli.

.....

Necip Fazıl "Anladım işi, sanat Allah'ı aramakmış; / Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış" der.

Gerisi lâf-ı güzaftır hakikaten.

Bütün bilmekler O'nu bilmekle anlam kazanır.

Bütün fenler, O'nu tanımakla fen olur. "Nurani fen"le ilimler aydınlanır ve aydınlatır.

Manadan yoksun nakış, koftur.

Nakıştan Nakkaş'a geçemezsen boştur.

.....

Sanat sanatkârıyla sanattır.

Ressamsız resim, hattatsız hat, mühendissiz makine, kâtipsiz harf, mucidsiz icad olamaz.

Sâni-i Zülcelâl ve Cemal olmadan masnuat da olamaz.

.....

Sanat, tevhide hizmet ettikçe sanattır. Aksi halde, tasannuat.

Sanatın kemali, Büyük Sanatkâr’ı bilmekte.

Yoksa bütün sanatlar kabir kapısında sönmekte. 

Not: Genç Yorum dergisinin Eylül-2015 sayısından alınmıştır.

Okunma Sayısı: 2313
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı