"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yargı bağımsızlığının standartları

Kadir AKBAŞ
09 Ağustos 2018, Perşembe
Bugün sizleri, yargı bağımsızlığının temin edilmesi için Venedik Komisyonu tarafından belirlenen standartlarla baş başa bırakmak istiyorum.

Sonraki yazılarda ülkemizde bu standartlara hangi ölçüde uyulduğuna ilişkin değerlendirmeler yapmaya devam edeceğim. Strasbourg merkezli Avrupa Konseyi’nin anayasal danışma organı konumundaki Venedik Komisyonu 1990 yılında kuruldu. Komisyon demokratik kurumlar, temel haklar, seçimler, siyasî partiler ve yargıyla ilgili konularda Avrupa genelinde müşterek hukuk alanı oluşturulması için çalışıyor. Venedik Komisyonu’nun rapor ve tavsiyeleri AİHM, Avrupa Konseyi organları ve AB tarafından referans belge olarak kullanılıyor.

Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu (Venedik Komisyonu) tarafından 12-13 Mart 2010 tarihinde kabul edilen yargı bağımsızlığının temin edilmesi için uyulması gereken standartlar: 

1. Yargı bağımsızlığına ilişkin temel ilkeler Anayasalarda veya eşdeğer belgelerde düzenlenmelidir. Bu ilkeler arasında, yargının diğer devlet güçlerinden bağımsız olduğu, hâkimlerin yalnızca hukuka tabi olduğu, hâkimlerin yalnızca farklı görevleri dolayısıyla birbirlerinden ayrıldıkları ve bunların yanı sıra tabiî hâkim ilkesi ile hâkimlerin yerlerinin değiştirilememesi ilkeleri de yer almaktadır. 

2. Hâkimlerin mesleğe kabulleri ve kariyerlerine ilişkin bütün kararlar hukuk çerçevesinde liyakati gözeterek ve objektif kıstaslara dayalı olarak alınmalıdır. 

3. Başka mesleklerle uğraşamama ve reddi hâkim kuralları yargı bağımsızlığının temel unsurlarıdır. 

4. Hâkimlerin mesleğe kabulü ve kariyerleri konusunda bağımsız bir yargı konseyinin belirleyici bir etkiye sahip olması yargı bağımsızlığını teminat altına almak için uygun bir usûldür. Hukuk sistemlerinin çeşitliliğine saygı duyarken, Venedik Komisyonu, henüz bu değerlendirmeyi yapmamış olan devletlerin bağımsız bir yargı konseyi veya benzer bir organ teşkili seçeneğini değerlendirmelerini tavsiye etmektedir. Her halükârda anılan konsey çoğulcu bir yapıya ve çoğunluğu olmasa bile hatırı sayılır bir kısmı hâkimlerden oluşan üyelere sahip olmalıdır. Tabiî üyeler hariç olmak üzere bu hâkimler denkleri tarafından seçilmeli veya atanmalıdırlar. 

5. Olağan yargı yerlerinde görev yapan hâkimler emekliliklerine kadar çalışmak üzere daimî olarak atanmalıdırlar. Görev yapan hâkimler için deneme süresi uygulaması bağımsızlık bakımından problemli bir özellik arz etmektedir. 

6. Yargı konseyleri veya disiplin mahkemeleri disiplin işlemlerinde belirleyici bir etkiye sahip olmalıdır. Disiplin organlarının kararlarına karşı yargı yolu açık olmalıdır. 

7. Hâkimler için meslekî onurları ve sorumluluklarının ağırlığına uygun bir maaş ödenmesi teminat altına alınmalıdır. 

8. Hâkimler için dağıtımı takdir payına bağlı olan ikramiyeler ve ayni yardımlar kademeli olarak ortadan kaldırılmalıdır. 

9. Yargının bütçesi ile ilgili olarak, mahkemelere kaynak tahsisine dair kararlar yargı bağımsızlığı ilkesine tam bir uygunluk içinde alınmalı ve yargının parlamentoya sunulmuş olan bütçe tasarısı hakkında görüşlerini, meselâ yargı konseyi aracılığı ile, ifade etme imkânı bulunmalıdır. 

10. Hâkimlerin işlevsel – ancak yalnızca işlevsel – yargı bağışıklığı bulunmalıdır. 

11. Hâkimler kendilerini bağımsızlık veya tarafsızlıklarının sorgulanması neticesini doğuracak durumlara sokmamalıdırlar. Bu husus hâkimlik mesleğinin başka uğraşlarla bir arada yürütülememesinin gerekçelerinden birisini teşkil etmekle birlikte bir çok devlette hâkimlerin siyasî faaliyetlerinin yasaklanmış olmasını da açıklamaktadır. 

12. Devletler adlî görevler ile başka görevlerin bir arada yürütülemeyeceği yönünde düzenlemeler yapabilir. Hâkimlerin yürütmeye dair görevleri bulunmamalıdır. Hâkimlerin tarafsızlığına zarar verebilecek siyasî faaliyetlere izin verilmemelidir. 

13. Yargı kararları temyiz usûlü haricinde bir denetime ve özellikle temyiz süresi dışında savcı veya bir başka kamu merciince itiraza tabi olmamalıdır. 

14. Adlî süreçleri uygunsuz baskılardan korumak için, “yargı önündeki meselelerin tartışılması yasağı” ilkesinin uygulanması düşünülmeli, ancak bu yapılırken sınırlar özenle belirlenmeli ve bir yandan adlî süreci diğer yandan da basın özgürlüğü ile kamu yararını ilgilendiren konuların açıkça tartışılabilmesi özgürlüğünü koruyacak uygun bir denge kurulmalıdır.  

15. Dahili yargı bağımsızlığı ilkesi, hâkimlerin adlî hüküm tesis etme faaliyetinde bir başkasına tabi olmaları ile bağımsızlıklarının örtüşmeyeceği anlamına gelmektedir. 

16. Önceden kanunla belirlenmiş olan tabiî veya hukuka uygun hâkim ilkesinin bir ifadesi olarak, dâvâların hâkimlere tevzii mümkün olduğu ölçüde önceden kanunla veya kanuna dayalı olarak çıkarılan düzenlemelerle belirlenmiş olan objektif ve şeffaf kıstaslara dayandırılmalıdır. İstisna teşkil eden hallerde açıklama getirilmesi gerekmektedir.

Okunma Sayısı: 1458
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı