"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yıllar boyu hizmet: Ramazan Seydanoğlu

Kamil TEKİN
10 Şubat 2019, Pazar 01:00
1974’te Konya’ya taşınan Ramazan Seydanoğlu Ağabey, 9 çocuğuyla 2+1 dairede yaşayan ve evinde her hafta Risale dersi yapılan, bu derslere akademisyenleri ve vilayette çalışan vali yardımcısı gibi şahsiyetleri dâvet ederdi.

Ramazan Ağabey hizmetlerde kendi maddî imkânlarının üstünde gayret gösteren, neşriyat hizmetlerine hâlâ devam eden, Risale-i Nur ve Üstadın çizgisinden taviz vermeyen Yeni Asya ekolünü bir genç gibi anlatan ağabeyimizdir.

Özellikle 666 gün boyunca devam eden Bandrol engeliyle devlet tekeline alınan Risale-i Nur’un basımının yeniden başlamasına vesile olarak bizatihi kızı ve Said Çamkerten Ağabeyle birlikte Bediüzzaman’ın yeğeni Saadet Hanımla görüşüp yoğun bir çaba göstermiştir.

Geçirdiği ağır bir hastalıkla Ramazan Ağabey şöyle bir duâ eder: “Yarabbi, bana sağlığımı geri verirsen bütün vaktimi Risale-i Nur okuyarak geçireceğim” der ve şifa bulur. O günden sonra yeme, içme ve yatma saatleri dışında bütün vaktini Risale-i Nur’a hasreden ve derslere herkesten önce gelen, haftada 4-5 derse katılan, yürüyen bir Risale-i Nur desek yerinde bir tabir olur.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Ben Ramazan Seydanoğlu. Urfalıyım, 1939 Siverek doğumluyum, Bucak aşireti Seydanoğlu koluna mensubum. Memurluk yaptım ve emekli oldum.

Risale-i Nurlar’la nasıl tanıştınız bu serüveni bize anlatır mısınız?

1962 yılında memur oldum. O esnada Siverek’e gidip geliyorum. Siverek’e derse giden manifaturacı Halil Ağabey vardı. Mektep medrese görmemişti, ama konuşmaları çok cazip geliyordu. Ben de boş zamanlarımda hep yanına gidiyordum, bana kitap okuyor ve hediye ediyordu. Tabi ben evde dolaba kaldırıyordum kitapları okumuyordum. Bir yıl böyle geçti. 

Benim tayinim Hilvan’a çıktı. Halil Ağabey bana, “orda Ramazan Kalaycı Ağabey var onun yanına git derslerine katıl” dedi. Ben de ramazan Ağabeyin yanına gidiyorum. Urfa’nın yaz sıcağında Ramazan Abi uzun uzun anlatıyor, ben dinliyordum. Bir defasında, “Ramazan Abi sen ilkokul mezunusun nasıl bu kadar veciz ve etkili konuşabiliyorsun?” dedim. “Kardeşim sen kitabı eline alıp okumuyorsun, eline kitabı al kendini bir ver” diye beni ikaz etti. Ben de eve gittim, açtım Risale-i Nur’u okumaya başladım. Asıl Nurculuğum o gece başladı. Ertesi gün Ramazan Abi’den Külliyatın hepsini aldım, okumaya başladım. 

Hilvan’da her gece ders oluyordu. Babam ehli takva biriydi. “Oğlum Allah’tan aşağı hükümettir. Hükümet yasak ediyor, okuma” diyordu. Ben de “bu hükümet Allah’ın kanunlarını yerine getirmiyor, Allah’ın kanunlarının aleyhindedir, ben neden dinleyeyim bu hükümeti?” dedim. Babam da, “tamam serbestsin artık” dedi, bana karışmadı. 

Beş sene sonra Urfa’nın Bozova ilçesine gittim. Orada dokuz sene kaldım. Orada İttihad gazetesine en az 50 kişiyi abone yaptık, hizmetler inkişaf edince iki ağabeyle birlikte bir dersane yaptırmaya niyet ettik. O dershane hâlâ duruyor. Biraz tadilat görmüş.  Doğu ve Güneydoğu’da en birinci dershane diye nam kazanmıştı. Dershaneye Sungur Ağabey, Bekir Berk Ağabeyler gelirdi. Onları da misafir ederdik.

Bekir Berk ve Sungur Ağabeylerden bahsettiniz, onlarla ilgili anılarınız var mı? 

Evet var. Bir gün Bekir Berk ve Sungur Ağabeylerle birlikte Van’a seyahat ettim. Bekir Berk Ağabeyden izin istedim, ben de gelmek istiyorum diye, izin vermedi. Sungur Ağabey araya girdi, işyerinden izinli olduğumu söyledi. “Gelmek istiyor kırmayalım gelsin” dedi. Böylece beni de yanlarına aldılar, yola çıktık. Seyahat sırasında epeyce hasbihal ettik. Bana anılarını anlattılar. Gaziantep’te Bekir Berk Ağabeyin mahkemesinde bulundum. Mahkeme heyeti dahil herkes tek bir noktaya bakıyor, Bekir Berk Ağabey’i dinliyorlardı. “Sayın, savcı beye bir soru soracağım ve kendim cevaplayacağım” dedi. 

Savcıya, “sen bizi şeriatçılıkla suçluyorsun, sen şeriatçı mısın, değil misin?” dedikten sonra, şeriatı anlatmaya başladı. Mahkemeden çıt yok, herkes onu dinliyordu. Ondan sonra mahkemeden beraat kararı çıktı. Mahkemeden alkış tufanı kopmuştu.

İşte böyle 56 yıldır hizmetlerle meşgulüm Allah’a şükürler olsun. 80 yaşındayım Konya’dayım. Yeni Asya abonesiyim ve hergün okuyorum. Siz gençler bu ahir zamanın günahlarından ve fitnesinden kurtulmak için, kabre imanla girmek için, Süfyan ve Deccalin fitnesinden korunmak için Risale-i Nur’u çokça okumanız lâzım ve hizmete sahip çıkmanız elzemdir.

Okunma Sayısı: 1049
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Aynur erbek

    15.2.2019 19:13:36

    Allah böyle insanlari basimizdan eksik etmesin ve guzel saglikli yillar nasip Etsin amcamiza inshallah. Gururlandik ailecek. Ramazan seydanoglunun gelini. Saygilarimla aynur erbek.

  • Sebahattin Aslan

    10.2.2019 16:47:08

    Allah, Ramazan ağabeye hayırlı ve uzun ömürler ihsan eylesin.

  • Sevim seydanoglu

    10.2.2019 16:31:10

    Ramazan amcamdan gurur duyuyorum.Insallh bende yeğen i Risale-i Nur talebesi olmuşuz.Ramazan amcamın yazısını gururla okudum.Beduzaman Sait Nursi H.z.denAllah razı olsun Cennetin en güzel yerinde yerini alsın.Saygilarimla Sevim Seydanoglu

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı