"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

24 Haziran’da ne olur?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
05 Haziran 2018, Salı
24 Haziran seçiminde ne olur? Sandıktan nasıl bir netice çıkar? Bu aşamada bu soruların cevabını hiç kimse bilmiyor, bilmesi de mümkün değil.

Saray ve iktidar anketlere atıf yaparak “Açık ara öndeyiz, ilk turda işi bitiririz” diyor, ama muhalefet de yine anketlere dayanarak aksi yönde öngörülerde bulunuyor.

Ama anketlerin sağlıklı bir ortamda yapılabileceği bir zemin yok. Hukuksuz OHAL uygulamalarıyla dağa taşa sinen korku, toplumu sindirmiş. İnsanlar konuşmaktan, fikrini ve tercihini açıklamaktan çekiniyor. Bu yüzden anketörlerin çaldığı çoğu kapı yüzlerine kapanıyor.

Böyle bir tabloda kamuoyunun nabzını ölçebilmek ve gerçek eğilimleri ortaya çıkaracak verilere erişebilmek mümkün mü?

Adayların mitinglerindeki katılım tablolarına bakarak da herhangi bir tahminde bulunabilmek zor. Bunun en önemli sebebi, medyanın yapılandırılmasındaki dengesizlik.

Neredeyse tamamen iktidara bağımlı hale getirilen medyanın miting haberlerine yaklaşımı da çok dengesiz ve problemli.

Özellikle Cumhurbaşkanının, bu konum ve sıfatıyla aday olup mitinglere katılması ve miting alanlarının talimatlı bindirme kıtalarla doldurulmaya çalışılması zaten fazlasıyla var olan haksız rekabet şartlarını daha da katmerliyor.

Muhalefet adaylarının miting haberleri ise ya tamamen sansürleniyor ya da kırpılıp iyice kuşa çevrilip çarpıtılan mesajlarla yayınlanıyor.

Ama buna rağmen “saha”dan bize ulaşan haberler, bizzat Cumhurbaşkanının gittiği bazı mitinglerde bile halkın katılımının son derece cılız ve düşük kaldığı, buna karşılık kimi muhalefet mitinglerinin yer yer çok kalabalık ve coşkulu olduğu yönünde.

Yarış şartlarının her açıdan orantısız şekilde iktidar lehine tanzim edildiği adaletsiz ve eşitliksiz bir seçimden çıkacak sonucu öngörebilmek bilhassa bu kısıtlı ortamda çok zor.

Bu yüzden, sonuçları ancak 24 Haziran gecesi sandıklar açılıp oyların sayım ve tasnifi yapılarak bütün sonuçlar tutanağa geçirildikten ve açıklandıktan sonra öğrenebileceğiz.

Şu aşamada asıl odaklanıp doğru cevabını aramamız gereken soru “24 Haziran’da ne olur?”dan ziyade, ”24 Haziran’da ne olmamalı ve ne olmalı?” suali olmalı. Ve olması gereken için bize düşenleri yapmalıyız.

***

- CB: “Türkiye’yi hak ve özgürlükler bakımından dünyanın Süper Ligine, Şampiyonlar Ligine taşımanın mücadelesini veriyoruz.” OHAL sürecinde zirve yapan keyfî gözaltı ve tutuklamalar, delilsiz mahkûmiyetler ve hukuksuz ihraçlarla milyonları bulan bir kitleyi mağdur ederek mi?!!!

- FB seçimlerinde başkanlığı birilerinin f.ö’cülükle suçladığı Ali Koç’un bu kadar büyük bir farkla kazanmış olması f.ö denilen heyulânın gücünü mü gösteriyor, yoksa bu işin iflah olmaz bir paranoyaya dönüştürülmesinin artık insanları iyice bıktırıp ters teper hale geldiğini mi?!!!

Okunma Sayısı: 10165
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    5.6.2018 10:45:43

    Ne anketler ne meydandaki kalabalıklar bizi yanıltmasın. Hele halkı yanlış yönlendiren, yandaş ve tek sesli medyanın akıl ve fikirleri karıştıran bol yalanlı haber, yazı ve manşetleri hiç aldatmasın. Türkiye'de her devirde gücün ve iktidarın yanı başında konuşlanan bir medya gerçeği vardır. Emin olun ki, iktidar değiştiğinde en önce medya cephesini değiştirir. Bizim için ölçü ne mevcut iktidarın ne medyanın söylemleri değil hak, hukuk, adalet, hürriyet, meclis ve demokrasinin tam anlamıyla hükümferma olacağı bir ülkenin olup olmayacağıdır. Onun için 24 Haziran seçiminin sonucu belirleyecek olan bizim hürriyetçi demokrasiyi isteyip istemediğimize bağlıdır. "Uçuşa geçeceğiz" denilen 16 Nisan'dan referandumundan sonra olumlu şeyler adına ne gerçekleşti Allah aşkına? Şimdi aynı vaatler. Tekrar kandırılmayacağımızdan emin miyiz? 24 Haziran'dan sonra "eyvah!" demenin ne anlamı ne faydası olur.

  • Gündüz Alp-2

    5.6.2018 10:28:44

    Bizim görevimiz, sizin de ifade ettiğiniz gibi "24 Haziran'ın sonucu ne olur?" değil, 24 Haziran'ın millet ve ülke için anlamı nedir, hürriyetçi demokrasinin kazanması için ne yapılabilir? Ki ülke ve millet kazanmış olsun.16 yıldır ülkeyi tek başına yöneten iktidarın ülkemizi getirdiği nokta ayan beyan ortadadır. Siyasi, ekonomik ve toplumsal hayatımızın bütün olumsuzluklarını tek tek saymak yerine, bizzat iktidar cenahının seçim beyannamesine bakarsak, heder edilen 16 yılın karnesini görebiliriz. Ceplerden önce yürekleri yakan OHAL, ekonomik dengeleri alt üst ettiği gibi toplumsal barış ve huzurumuza da ciddi darbe indirmiştir. Ekonomik dengeler belki altı ayda düzeltebilir ama bozulan toplumsal barış ve huzurun temini onlarca yılımızı alabilir. Çünkü tahrip kolay tamir zordur. Bütün bunları nazara alarak 24 Haziran'da sandığa gitmeliyiz. Sonuç, neyi tercih ettiğimize bağlıdır.

  • Gündüz Alp

    5.6.2018 10:12:16

    Sayın Güleçyüz, elbette 24 Haziran'ın kesin sonucunu Allah'tan başka kimse bilemez. Küçük bir hatırlatma ile şahsi kanaatimi belirtmek istiyorum. 16 NİSAN Referandumda, son dakikalarda YSK tarafından millet kalesine atılan bir gol ile sonuç 50+1 çıkartılmış ve iktidar kazansa da MİLLET KAYBETMİŞTİR. Buna bakarak diyebilirim ki, benzeri şeyleri yaşarsak sonuç, millet bir kez daha kaybetmiş olacaktır. Ümidimiz ve duamız milletin ve hürriyetçi demokrasinin kazanmasıdır. Böylesine eşitsiz ve adil olmayan ve üstelik OHAL darbe rejimin gölgesinde, başta, kamunun kaynağı ile kurulan ve kamuya hizmet vermesi gereken kamu televizyonu olmak üzere bütün kanalların tek ses halinde iktidarın propagandasını yaptığı bir seçimin sonucunu az çok tahmin zor olmasa gerek. Daha baştan iktidar cenahının seçime "savaş" argümanı ile start vermesi ve halkı, bunun üzerinden algıya ve hipnoza tabi tutması sonucun istediği çıkması içindir.

  • Mehmet FIRAT

    5.6.2018 04:33:58

    Gece bir vakit aklıma geldi: 1-Diyelim ki 24 Haziranda muhalefetin 2 adayı 2. tura kaldı, 2- Meclis çoğunluğunu muhalefet aldı 3- Ülke 8 Temmuz'da 2.tura hazırlanırken, hükümet bir gerekçe ile (Kandil'de şiddetli çatışma, Suriye'de savaş vs) 2.turu süresiz iptal etti. Ne olacak? Buna olmaz, olamaz diyecek anayasal hangi kurum var? Böyle bir karara kim engel olabilir? Hatırlarsanız;giderayak hükümete KHK çıkarma yetkisi tanınmıştı. Hatırlarsınız biri seçimi kazanamazsa B ve C planından bahsetmişti. Bunun olamayacağını biri anlatırsa sevinirim.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı