"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ağır Ceza mı, İstiklal Mahkemesi mi?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
14 Ocak 2018, Pazar
15 yılı aşkın bir süre önce, 28 Şubat kaynaklı mağduriyetlerin üzerinde yükselerek iktidar olanların, “üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü” vaadleriyle, “güçlü olanın haklı olduğu değil, haklı olanın güçlü olduğu bir dünya” söylemleriyle ve en son Adalet Şûrâsında Kur’an’dan, hadislerden, İslam tarihinden “adalet dersleri”yle yönetmeye devam ettikleri ülkemizde hukuk ve adaletin içler acısı hali ortada.

Lâfa gelince mangalda kül bırakmazken, icraatta söylediklerinin tam tersini yapmayı ısrar ve inatla sürdüren bir ikiyüzlülük.

Dinimizin de emri olan evrensel hukuk değer ve kriterlerinin tamamı ayaklar altında: Masumiyet karinesi, suç ve cezanın şahsîliği, âdil yargılama, savunma hakkı, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı...

15 asır önce Kur’an’da ve Veda Hutbesinde vurgulanan, sonraki asırlarda insanlığın zorlu mücadelelerle ortaya koyduğu tecrübe birikiminin ortak akılla tanzimi neticesi ortaya çıkan uluslararası insan hakları belgelerinde ve bunlara uygun anayasalarda sıralanan tüm hak ve özgürlükler hoyratça gasp ediliyor.

Mahkeme kararları iktidarın hoşuna giderse icra ediliyor; aksi takdirde uygulanmasına geçit verilmiyor. AYM’nin Mehmet Altan ve Şahin Alpay’la ilgili kararında olduğu gibi.

AYM bireysel başvuru kapsamında değerlendirdiği davada hak ihlâli tesbit ediyor ve başvuran gazetecilerin tahliyesine karar veriyor; ama buna rağmen ilgili ağır ceza mahkemeleri tutukluluğa devamda inat ediyor. Anayasanın “AYM kararları herkesi bağlar” şeklindeki açık hükmüne rağmen.

Hemen devreye giren Hükümet Sözcüsü, Saray danışmanları, Başbakan “Dosyaya hâkim olan, bidayet mahkemesidir; AYM kendisini onun yerine koyarak hüküm bina edemez” diyerek ahkâm kesiyorlar.

AYM işin esasına bakmayacaksa bireysel başvurunun ne anlamı kalıyor? Dahası, iktidarın bu mantığına göre temyize de gerek yok. Aynen istiklal mahkemelerinin yaptığı gibi kararı ver ve infaz et. Öyle mi?!!

Biri de “AYM kamu vicdanını dikkate almalı” buyurmuş. Bunların vicdan tarifi de hukukta olduğu gibi, zulümlere arka çıkıp mağduriyetleri “görmeyen” bir tanım! Kafa bu...

***

- Siyasî iktidarın ve güdümündeki mahkemelerin Anayasa Mahkemesine yetki ve görev sınırı çizip ayar verdiği bir tablo: Hukuk devletinde nasıl çağ atladığımızın son örneği. İstikamet bu alanda da 30’lu yılların modeli. Millî irade, ileri demokrasi ve hukukun üstünlüğü sloganlarıyla!

- Mağduriyetlerin devam ettiği bir ortamda Adalet şûrası - http://www.yeniasya.com.tr/video/magduriyetlerin-devam-ettigi-bir-ortamda-adalet-surasi_450888

Okunma Sayısı: 9091
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.Ali

    14.1.2018 21:28:56

    Görüyoruz ve okuyoruz ki laikcilerin 28 Şubat'ınin bitiminden sonra Siyasi İslamcıların 28 Şubat'ı başladı. Peki 1000 yıl sürer mi ? Kim bilir. Allah cc buna müsaade etmeyecek. Zulüm, haksızlık ve hukuksuzlukla kim muvaffak oldu. Kimse olamadı. Bu millet buna da bir gün dur diyecek.

  • Gündüz Alp-3

    14.1.2018 19:14:46

    Yeni Asya'nın bugünkü manşeti ile hak, hukuk ve adalet konusunda ehil ve uzman olan kişiler üst seviyeden yargıyı adalete davet ediyorlar: UYMAK ZORUNDASINIZ! Peki yargı niçin ayak sürüyor ve direniyor? Tarafsız ve bağımsızlığını yitirmiş olmakla; adil.cesur ve vicdan hürriyeti içinde karar vermekte zorlanıyorlar. Bir yanda yargıçların vicdanları öbür tarafta siyasal iktidarın baskısı altında hareket serbestliğini yitirmiş yargı. AYM yargıya rahat ve hür hareket etmesini temin edecek bir karar verdi fakat bu sefer siyasal iktidar yargıdan evvel, yargı adına konuşuyor. Yargıya "emireri" muamelesi yapan otoriter bir iktidar ile ülkeye hak, hukuk ve adaletin gelmesi için herhalde biraz daha -ümitle ve sabırla fakat şahsı manevi halinde adalet talebimizden vazgeçmeden- bekleyeceğiz.

  • Gündüz Alp-2

    14.1.2018 18:31:16

    "Kamu vicdanı" denen olgu/gerçek/hakikat, eğer otoriter bir sistemle "korku ile baskı" altına alınmışsa yahut alınıyorsa, orada kamu vicdanı hakiki mânâsıyla tezahür edebilir mi? Etmediğini şu gayri hukuki mağduriyet sürecinde görmedik mi? Buna rağmen AYM yine de "kamu vicdanını" dikkate almış ki "hak ihlâli var!" diyor. Yerel mahkemeye düşen görev bu kararı dikkate alarak "gereğini" yapmak iken; en başta iktidar tarafından çapraz ateşe alınıyor. Ergenekon davasında davasında da aynı kararı veren AYM için demokrasi güzellemesi yapılmıştı. Aynı AYM'ye şimdi neden menfi tavır takınıyorlar anlamak mümkün değil. Beğenmesek de AYM kararları da tıpkı AİHM kararları gibi bağlayıcıdır. AYM ve kararlarını tanımayanlar "hukukun üstünlüğünden" dem vurmasınlar lütfen.

  • Gündüz Alp

    14.1.2018 18:17:22

    Bağışlayın fakat ahvâlimiz devekuşuna benziyor. Uç deyince deve, koş deyince kuş olduğumuzu söylüyoruz. Menfi ve menfaatçi siyaseti ve merhametsiz düsturlarını şu süreçte tecessüm etmiş haliyle bizzat yaşayarak gördük. Aksini söylemek mugalata olur. Zira 17-25 Aralık 2013'te resmen düğmeye basılarak başlatılan anti demokratik süreçte; 15 Temmuz darbe girişimi bahane edilerek demokrasimiz OHAL/KHK'lar ile taçlandırılmış(!) bizzat YSK eliyle şaibeli hale getirilen 16 Nisan Referandumuyla hız kazandırılmış tek adamlık rejimine doludizgin gidişatımıza bütüncül bir nazarla baktığımız zaman, durumun vahameti ve garabeti gayet iyi anlaşılmaktadır. Hukukun üstünlüğünden bahsetmek çok zor olsa da ÜSTÜNLERİN HUKUKUNUN hükümferma olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. AYM'nin kararını bile "tanımayan" ve "saygı duymayan" bir siyasal iktidarın vesayeti altındaki yargıyı varın siz düşünün.

  • HÜSEYİN İLHAN

    14.1.2018 15:43:03

    Muhterem yazarımız,Cenab-ı Hak CC öyle bir imtihan ediyorki bazıları bu imtihanı kaybedelim diye PUPA YELKEN gidiyor.Kendi ifadelerine,söz ve beyanlarına dahi riayet etmeyen kimdir. -SÖZ VERDİĞİNDE SÖZÜNÜ TUTMAYAn,SÖYLEDİĞİNDE DOĞRU KONUŞMAYAN,AHDİNİ YERİNE GETİRMEYEN hakkında dinimizin hükmü ne ise bunlar bu tarif ve tanıma tam oturuyor ve uyuyor.Rabbim CC.bizi bu sıfattan muhafaza eylesin.

  • Mustafa erken

    14.1.2018 14:27:00

    bu sıkıntılar içerisinde sizinle nefes alıyorum, Allah bunları boş bırakmaz, Allah sizden razı olsun. Umutlanmaya çalışıyorum ama çok zor oluyor

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı