"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Aile efradı ve ticaret

Kâzım GÜLEÇYÜZ
06 Aralık 2017, Çarşamba
Dün aktardığımız 14 sene önceki yazımızda ifade edildiği gibi, Erdoğan Başbakanlığının ilk döneminde bir ticarî şirketin ortağıydı. Daha açık bir ifadeyle belirtirsek, “Ülker’in bayisi” idi.

Bu durum yoğun eleştirilere konu olunca şirketteki payını elden çıkarıp devretti.

Böylece konu gündemden düştü.

Ancak sonraki süreçte aile efradının ticarî ilişkileriyle ilgili tartışmalar başladı.

Meselâ oğullarından birinin gemi taşımacılığı yapması bir ara çok konuşuldu.

Erdoğan’ın eleştirilere cevap verirken kullandığı “gemicik” lâfı da hayli tartışıldı.

Ne var ki, zaman içinde konu gündemden düşürülerek unutulmaya terk edildi.

Belki alttan alta fısıltı gazetesine konu olmaya devam etse de, artık kamuoyu gündeminde yıllardır böyle bir mesele yok.

Buna karşılık, Cumhurbaşkanının eşiyle ilgili olarak dillendirilen bazı iddialar var.

Hatta bir ara bizzat Erdoğan’ın kendisi bunları “yalanlama” babında seslendirdi.

“Böyle diyorlar, inanmayın” diyerek.

Erdoğan’ın diğer oğlu da çok büyük paraların döndüğü TÜRGEV’in başında olması hasebiyle sık sık gündeme getiriliyor.

Daha ziyade öğrenci yurtları inşasında adı geçen bu kuruluş gerçi bir ticarî firma değil, ancak arsa-bina tahsisleri ve yüklü bağışlar sebebiyle mercek altında.

Ve son günlerde CHP liderinin gündeme taşıdığı ve iktidarın “sahte, yalan, iftira” tepkisine konu olan, Erdoğan’ın ise “şirket satışı” ile açıkladığı milyon dolarlık para hareketleri yoğun bir şekilde tartışılıyor.

Bu transferlerin, CHP’nin iddia ettiği gibi yurt dışına, adı geçen “vergi cenneti” adaya mı yapıldığı, yoksa iktidar cenahının söylediği üzere ülke içinde mi gerçekleştiği tartışmaları bir yana, işin esas üzerinde durulması gereken yönü herhalde şu olsa gerek:

Anlaşılıyor ki, Cumhurbaşkanının aile efradı ve yakın çevresi, milyonlarca dolarlık ticarî işlerin içinde. Peki, bu “başarı”yı kendi hüner ve becerileriyle mi elde ettiler?!

Sonuç olarak, geçmişteki benzerleri gibi bu yaşananlar da, çocuklarını ticaret yapmaktan men eden merhum Menderes’in gösterdiği titizlik ve hassasiyetin ne kadar haklı ve isabetli; hilâfına davranmanın da ne denli sıkıntılı olduğunu ortaya koyuyor.

***

- Aylardır tekrarlanan “Deliller toplanamadı” gerekçesiyle ve her defasında farklı imzalarla verilen “tahliye talebinin reddi ve tutukluluğa devam” kararları hem mağduriyetleri katmerliyor, hem de zaten dibe vurmuş olan “yargıya güven”i iyice sıfırlıyor. Artık yeter!!!

- OHAL Uygulamaları ve İnsan Hakları paneli - http://www.yeniasya.com.tr/video/ohal-uygulamalari-ve-insan-haklari-paneli_447881

Okunma Sayısı: 4883
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    6.12.2017 12:20:55

    1-Merhum şehit başbakanımız A.ADNAN MENDERES ülkesine hizmet edereken asla ticari menfaat peşinde koşmamış,aile efradlarını ticaretten uzak tutmuştur. 2-DELİL-BELGE TOPLANAMADI mazereti hukuk için kabul edilebilir değildir.10 aydır delili ve belgesi olmayanın haksızca tutuklu tutulması hiçibir hukuka sığmaz.SIĞDIĞI OHAL altındaki ZULÜM olan BASKI-DAYATMA VE VESAYET ALTINDAKİ HAKSIZCA YARGILAMAYADIR.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı