"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AKP’nin AB diye bir hedefi yok

Kâzım GÜLEÇYÜZ
27 Kasım 2016, Pazar 23:58
Dünden devam

Ve onca emek verdiğimiz AB üyelik sürecimiz yerinde sayıyor. Başbakan ise hükümetin süreci boşladığı eleştirilerine sert çıkıyor; “Şu anda bizde bütün fasılların hepsi hazır” diyor ve AB ile ilgili bakanlığın çok güzel çalıştığını savunuyor. Süreci tıkayanın AB tarafı olduğunu söylüyor.

Konuyla ilgili hemen herkesin defaatle vurguladığı, bizim de birçok kez yazdığımız gibi, elbette ki AB içinden kaynaklanan ciddî engeller gözardı edilemez. Bilhassa Sarkozy Fransa’sı ile Merkel Almanya’sının olumsuz tavrı ciddî bir handikap. Bakalım, seçimde Sarkozy’yi ekarte eden Hollande döneminde Fransa tavrını değiştirecek mi? Ve Sarkozy gibi “gidici” görünen Merkel’den sonra Almanya nasıl bir politika takip edecek?

Bu arada, dönem başkanlığının Rumlara geçtiği ve bir ayını geride bıraktığımız altı aylık zaman zarfında Ankara’nın süreci tek taraflı olarak dondurup askıya alması, üyelik hedefine giden yolun biraz daha uzamasını netice veriyor.

Gerçi tam üyelik hedefini A planı olarak niteleyip, olmadığı takdirde B planının hazır olduğunu ve bu plana geçtiğini çoktan deklare etmiş olan hükümet için bu gecikmenin önemi yok. Çünkü yerli yersiz tekrarlanan “Boşlamadık, herşeyimizle hazırız” söylemlerine rağmen, her geçen gün daha iyi görülüyor ve anlaşılıyor ki, AKP hükümetinin artık Türkiye’yi AB üyeliğine taşımak gibi bir hedefi yok. AKP için o iş bitti.

Ki, bunu Başbakanın eski basın danışmanı Ahmet Tezcan, görevi bıraktıktan sonraki beyanlarından birinde “Erdoğan başlangıçta AB için istekliydi, ama sonra hevesini kaybetti” şeklinde özetleyebileceğimiz sözleriyle ifade etmişti.

Dikkat çeken ilginç bir nokta da, AB’den iyice soğuduğu görülen Erdoğan’ın alternatif olarak NAFTA ve Şanghay Beşlisi gibi ortaklıkları telâffuz ederken, İslâm birliği veya Erbakan’ın D-8’i gibi şıkları hiç ağzına almaması. Acaba niye?

***

Bu yazının üzerinden 4 yılı aşkın bir zaman geçti. Süreçte yaşananları hep birlikte yaşadık, takip ettik. AB’de Sarkozy gitti, Merkel kaldı. Bizde Erdoğan cumhurbaşkanı oldu. Ve 2016 sonunda gelinen nokta meydanda.

AKP iktidarının 15. yılında CB konuşuyor: Türkiye hâlâ dünyanın en yüksek reel faizini ödeyen ülkelerden biri. Bu benim çok ağırıma gidiyor.

BB: “Dolardaki yükselişi 7 gün 24 saat izliyor ve gerekli tedbiri alıyoruz.” İlk “tedbir:” Dünyanın en pahalı benzinine bir zam daha yapmak.

Okunma Sayısı: 4452
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • kubilay

    28.11.2016 07:24:44

    milletler arası diplomasi akılla yürütülür salvolar bağırıp çağırmalar karşı tarafa meydan okumalar belki hali alemden bihaber avama hoş gelebilir ama gelin bir de iş adamlarına sorumluluk sahiplerine uluslar arası arenadan haberdar olanlara bir sorun.kastro vb bazı kominist liderler de bir zamanlar bağırıp çağırıyorlardı ama halkları hala da aç bi ilaç milletler arası arenada tecrit edilmiş tek başına kalmış.Müslümanlar hala ferdi hareket ediyor bir araya gelip ittifak etmemişken enelerini ve makamlarını ön plana çıkarmışken neden kuru sıkı atıyoruz.israile gürledik salvo yaptık sonra tıpış tıpış dost ve müttefiklikten bahsettik.rus kafirini de karşımıza aldık sonra da gizlice özür üstüne özür diledik.akıllı olmak lazım diplomasiyi iyi bilmek memleket ve kalkımızın menfaatini hesaba katmak lazım.sorumluluk makamında olanlar rast gele konuşmazlar biraz ketum olurlar dünyada müttefiklerini artırma çabası içinde olurlar.Kaç müslüman ülkeyle dostluğumuzu pekiştirdik söyler misiniz

  • Ali Tam

    27.11.2016 17:25:05

    Diriliz dizisi kimseyi galeyana getirmesin. Cenab-i Hakk'in yüce iradesi Avrupa'nin silah zoruyla dize gelip Islam'i kabul etmesi olsaydi bu imkan hem Endülüste hem de Osmanli da vardi. Demek bu yol bir daha dönmemecesine kapanmistir. Kabakuvvet devri kapandi. Avrupa'nin gönüllerinin fethi icin tek bir yol kalmistir o da Risale-i Nur Külliyatinin yoludur ki Kur'ani en iyi asrimizda izah eden; insanlara kurtulusu, barisi sunan en emin yol. Bu yol siyasal Islam ile de kapalidir, dolayisiyla ne AKP ne de baska bir siyasal Islam yoluyla Avrupa yolu acilabilir, bilakis siyasal Islam Avrupa ile tümbaglari kesip koparir ve nitekim öyle oluyor. Adaleti, ihlasi, samimiyeti, huzuru, barisi, emniyeti insanliga sunabilmenin tek yolu Risale-i Nurlarin izahatlarinda makes bulmaktadir.

  • frenci

    27.11.2016 15:16:49

    Mahsupi kardeşime ; acizane, doğu batı meselesi değil ne yapalım batı fakirliği cehaleti taassup meselesini halletmiş biz Müslümanlar olarak daha tarihimizle yüzleşemedik hep halının altına süpürdük tarih de Cemel vakası siffin savaşları kerbela hadisesi son olarak"reis hoca" meselesi maatteessüf hakikat bu biz tüm Müslümanların yapması gerekeni batı yapmıştır ne yazık ki .bence iyi olan her şey insanın yitik malıdır bulduğu yerde olmalıdır vesselam .NOT rahmetli Erbakan hoca 84 yaşında rahmetli oldu Türkiye ortalamasının çok üstünde yaşamıştır rahmet

  • Özcan Erkiş

    27.11.2016 14:35:07

    (2)"Hans'ın, George'un ağzına bakmam! " tarzında tahkir ve tahrik ve tahfif edici beyanlar Müslüman bir milletin reisi Cumhuruna hiç yakışmadığı gibi harici diplomaside kullanılacak bir üslup da değildir. Kaldı ki Şanghay Beşlisine ( olmaz ya ) girersek o vakit " Rus ve Çinlinin ağzına mı bakacağız? " Bu nasıl bir mantık ve siyasettir? Bir de yurdundan ve yuvasından olmuş milyonlarca Suriyeli Mültecilerin iç ve dış siyasete alet edilmesi, tehdit ve şantaj malzemesi olarak kullanılması hiç de insanî ve vicdani değildir. Bu milletin mürüvvet ve muhabbetine hiç yakışmaz. Bu tarz siyaset, Suriyeli Mültecileri hem rencide eder ve hem de halkımıza olan muhabbetini adavete çevirebilir. Her şeyi siyasete alet etmek zorunda mıyız?

  • frenci

    27.11.2016 13:46:12

    dedem Ertuğrul gazi dahi rotasını 1000 yıl önce batı diye belirleyen torunlarına vasiyet eden, artı peygamberin [asm] ashabı batıya geçip gemilerini yakan sahabi efendilerimiz nerede "hata" yapmıştır ki onun torunları ve dindaşları bu mefkureyi görmez den gelerek ,rotasını cehaletin taassup un kol gezdiği asya ya yüzünü ve gözünü çevirir anlamak mümkün değil. NOT trt 1 ertuğrul iyi izleyin derim

  • Özcan Erkiş

    27.11.2016 12:19:22

    (1)2004 yılında müzakere tarihi alındığı zaman " Hamdolsun aldık ! " deyip yurtta bayram havası estiren iktidar cenahı acaba ne oldu da 2016 yılına geldiğimizde " varsa yoksa AB " noktasına geldiler? Bütün vizr ü vebali AB ye atıp " bizi oyalıyorlar"demenin mantıklı bir izahı olmalı. AB içinde Türkiye'yi istemeyen gruplar vardır ve olacaktır. Mühim olan bu grupların eline koz verecek ve ekmeğine yağ sürecek şekilde icraat yapmamak ve söz soylememek değil mi? Hem iktidar partisinin bir AB hedefi olmayabilir. Fakat unutulmaması gereken bir gerçek daha vardır o da AB projesi başladığında, muvakkaten iş başında olan iktidar partisinin bırakın kendini adı bile yoktu. Hem bir devlet, ülkesi ve milletiyle muvakkaten iş başında olan bir siyasal partinin kendisi değildir ki "biz istemiyoruz!"yahut "bizim için yok hükmünde"dir demekle yok olsun.

  • demokrat

    27.11.2016 11:55:00

    ha şunu bileydiniz...onların ab ile ne işleri var...olursa ülkede adalet ve özgürlük olur sonra...

  • mahsupi

    27.11.2016 09:40:08

    Yorumuma yanıtınızı rica ediyorum, 1-AB ye girmek bizim için menfaatli mi? 2-D8 veya islam birliği söylemi yaparsa siyasal İslamcılık olmaz mı, zaten Erbakan bu söylemlerinden dolayı ömrü kısa olmadı mı?

  • renas

    27.11.2016 09:34:29

    Bu iktidar miladini doldurdu artik bu ulkenin gelecegine olumlu hicbir katkisi olmaz aksine daha zarar verecegi kesin...

  • CESUR ADAM

    27.11.2016 07:41:31

    Lafla peynir gemisi yürümeeez,diye atalarımız boşuna söylememiiiş.

  • gürcan

    27.11.2016 05:34:05

    Bu millet içindeki bu halle maalesef bunlara layık.Nasılsanız öyle yönetilirsiniz demiyor mu ilahi ikaz.Bu kadar haksızlık ve hukuksuzluk ve bu kadar yaşanan cinnetleri bir komedi filmi seyreder gibi seyredersek;film bittiğinde güler miyiz ağlar mıyız.Küçük bir azınlık mutlu olabilir ama koca ülke ağlıyor bir hiç uğruna.Ve daha bunlar iyi günlerimiz

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı