"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Aşı tutmayınca...

Kâzım GÜLEÇYÜZ
21 Kasım 2017, Salı
Türkiye’de devletin halkla, toplumla ilişkilerinde ciddî sorunlar bulunduğu, herkesin üzerinde mutabık olduğu bir tesbit olsa gerek.

Çünkü bu ilişkiler halkın gönlünü kazanma esasına değil, halkı halka rağmen yönlendirip biçimlendirmeyi öngören “toplum mühendisliği” projelerine dayandırıldı.

12 Eylül’den sonra yıllar boyu MGK bünyesinde faaliyet gösteren ve AB reformları çerçevesinde lağvedilen Toplumla İlişkiler Daire Başkanlığınca yürütülen psikolojik harekât operasyonları bunun bir neticesi. Ve MGK’daki söz konusu birimden ayrı olarak, MİT ve emniyet başta olmak üzere, diğer devlet kurumları içinde kamuoyunca bilinmeyen başka psikolojik harekât birimleri de vardı. Psikolojik harekât için kullanılan bir başka tabir de, psikolojik harp.

Ve bu harekât, çoğu zaman dış tehditlerden ziyade, iç tehdit konseptleri çerçevesinde halka karşı uygulandı. (...)

Bunun çerçevesi de, MGK Toplumla İlişkiler Daire Başkanlığının yönetmeliğinde çiziliyordu:

“Türk toplumunu Atatürkçü düşünce, Atatürk ilke ve inkılâpları, millî ülkü ve değerler etrafında birleştirerek, millî birlik ve bütünlüğü sağlamak. Anayasa düzenine, millî birlik ve bütünlüğe, Türk milletini Atatürkçü düşünce, Atatürk ilke ve inkılâpları  doğrultusunda ve millî ülkü ve değerler etrafında birleştirerek millî hedeflere yönlendirmeye karşı yurt içi ve yurt dışında oluşan tehdidi etkisiz kılmak.”

Bu hedefler çerçevesinde MGK Genel Sekreterliği her türlü psikolojik harekâtı yaptı. 

Bu uğurda bilhassa TRT ve AA’yı yoğun şekilde kullanıp onlar üzerinden diğer medya organlarını da yönlendirdi.

Bakanlıkları, kamu kurumlarını ve özel kuruluşlarıkapsama alanına aldı. Bütçelere dahi müdahale etti. Peki, bütün devlet imkânlarının sonuna kadar kullanılarak gerçekleştirilen bunca operasyonla arzu  edilen netice elde edilebildi mi?

Cevabı, MGK’nın en son asker kökenli Genel Sekreteri Org. Tuncer Kılınç, görevi bırakırken yaptığı devir-teslim konuşmasında şöyle verdi:

“Çağdaşlaşmanın temeli olan Atatürkçü düşünce istemini toplumun her katmanına yayamadığımız bir gerçektir.”

Müflis Proje Kemalizm, s. 25-7

İttihad heyecanı dalga dalga Anadolu’yu sarıyor. Son olarak Konya Ereğli’de aynı coşkuyu paylaştık. Çevre il ve ilçelerden de yoğun katılımla gerçekleşen programa hanım ve çocukların iştiraki ayrı bir renk kattı. Muhteşem bir aile olmanın hazzını bir kez daha yaşadık. Teşekkürler.

Yeni Asya; Risale-i Nur’u anlama, yorumlama ve anlatma gayreti içindedir - YENİ ASYA http://www.yeniasya.com.tr/video/yeni-asya-risale-i-nur-u-anlama-yorumlama-ve-anlatma-gayreti-icindedir_446538

Okunma Sayısı: 6076
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp

    21.11.2017 16:09:07

    Aşının tutma ihtimali sıfıra yakındır. Zira "aşı" ile "toplum yapısı" hatta "zemin ve zaman" uyuşmamakta. Yâni "doku uyuşmazlığı" vardır. Aradan bir asra yakın bir zaman geçmiştir. Çağın evrensel ilkeleri ve hususiyetleri nerede, geçen asırda kalmış şahsî düşünce, ilke ve inkılâplar nerede. Çağ; "önce insan" diyor ve yeni oluşumlar (buna devletler de dahil) hak, hukuk, adalet, demokrasi hürriyet, ortak akıl, şahsı manevi ve ittifak ekseninde yapılanıyor. "Ben ne diyorsam o!" devri geçeli neredeyse yüz yıl oldu. "Çağdaşlaşma" dan murad, zamanın ruh ve hususiyetine muvafık hareket etmek ise, zamanı 90 sene geriden takip etmek, terakki değil tedennidir. Resmi devlet ideolojisini dayatmaya ve "alışamaya" harcadığımız vakit,nakit ve emeği; siyasi, ekonomik ve toplumsal hayatın iyileştirilmesi ve hakiki mânâsıyla demokratik hukuk devletini tesisi için harcamış olsaydık şimdi Türkiye çok farklı yerlerde olurdu değil mi? Hâlâ "Ya tutarsa!" deyip kaynak israfı yapıyoruz.

  • demokrat

    21.11.2017 11:17:50

    bankacılık kanununda yapılan yeni değişikliklerden söz etseniz...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı