"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir buruk bayram daha

Kâzım GÜLEÇYÜZ
14 Haziran 2018, Perşembe
Geçen sene 24 Haziran’a tevafuk eden Ramazan’ın son günü “Buruk Ramazan, buruk bayram” başlığıyla yayınlanan yazımızda, bilhassa OHAL sürecinde çok artan ve yaygınlaşan keyfî gözaltı ve tutuklamalarla gerekçesiz ihraçların yol açtığı mağduriyetlerin büyük bir kitlede Ramazan ve bayramın da derin bir hüzün ve buruklukla idrak edilmesini netice verdiğini vurgulamıştık.

Ramazan’a girmeden önce de, bayramın yaklaştığı günlerde de mağduriyetlerin bu mübarek ayda sona erdirilerek bayrama sarkmaması yönünde çağrılarda bulunmuştuk.

Ne yazık ki bunlara kulak verilmedi.

Aralarında bebekli genç annelerle yaşlıların ve ağır hastaların da bulunduğu on binlerce masum insan zindan koğuşlarında, dışarıdaki yüz binlerce aile efradı ve yakınları da dışarıda aynı buruk hislerle ve gözyaşlarıyla sahur, iftar ve bayram yapmak durumunda bırakıldı.

Aradan geçen bir yılda bunların bir kısmının tutukluluğu, haklarında verilen fiks mahkûmiyet kararlarıyla hükümlülüğe dönüştürüldü.

Bazıları da tahliye edildi. Ama cezaevi günlerinde yaşadıkları, kolay kolay bitmeyecek bir kâbus olarak hafızalarında yer etti. İçeride kaldıkları zaman zarfında hak ve özgürlüklerinden mahrum edilmeleri yetmezmiş gibi, maruz kaldıkları gayri insanî ve aşağılayıcı muameleler, hukuksuz ve keyfî uygulamalar ruhlarında son derece derin yaralar açtı.

Bir de Ramazan’da bile devam eden gözaltı ve tutuklamaların, muhataplarına ve ailelerine yaşattığı yeni travmalar var ki, bu da ayrı.

Sonuçta geçen bayram gibi bu bayramı da buruk bir halet-i ruhiye ile karşılıyoruz. Çünkü OHAL ve hukuksuzlukları hâlâ devam ediyor.

Bir taraftan da seçime gidiyoruz. Seçim sürecinde en fazla öne çıkan konuların adalet, hukuk, demokrasi, hak ve özgürlükler olması, toplumdan gelen öncelikli talebin OHAL’in kalkmasında odaklanması ve Millet İttifakının bu hususlarda ön alan yaklaşımının toplumda ciddî şekilde mâkes bulduğunu gördüğü için olsa gerek, iktidarın da keskin bir U dönüşü yaparak aynı yönde mesajlar verme ihtiyacı duyması manidar.

Bütün bu yaşananlardan sonra iktidarın verdiği sözlerin bir inandırıcılığı kalmadı elbette, ama genel siyasî atmosferin adalet, hukuk ve demokrasi yönünde değişmesi ve ibrenin nihayet o tarafa yönelmesi önemli bir gelişme.

Dileriz, mağduriyetler artık son bulur ve bu bayram, buruk bayramların sonuncusu olur.

***

- Bir buruk Ramazan'a daha veda ederken https://www.youtube.com/watch?v=9PY0OIVde7s

- CB: “İstihbarattan aldığım bilgiye göre İnce'nin Diyarbakır mitingine katılanların neredeyse tamamı HDP'li.” Meydanı dolduran o kadar insanın her birini tek tek belirleyip siyasî tercihlerini tesbit eden bir istihbarat!! Müthiş!!! Bu istihbarat varken asla sırtımız yere gelmez!!!

Okunma Sayısı: 6718
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sungur Osmanoğlu

    14.6.2018 12:15:55

    Dun ohale kaldırılsın diyenleri "Hain ve Terorist" diye ilan eden, şimdi seçimden sonra ohali kaldıracağım diyor, neden once değil de sonra. Dereyi geçinceye kadar seçmene ...... Demek değilde nedir.

  • Gündüz Alp-3

    14.6.2018 11:39:28

    Komple teorilerine itibar etmiyoruz. Fakat bazı gerçekler de vardır ki bizi uyarır ve uyandırır. Birkaç bayramı buruk hale getiren, iktidarda olmadığı halde onun arkasında, onun keyfi ve hukuksuz fiillerine alkış tutan, cesaret veren, "Yargı son 50 yılın altın altın çağını yaşıyor" diyen bir zihniyettir, ideolojidir desek -herhalde- yalan söylemiş olmayız. O yazınızda ayrıca bazı olumlu adımların "Başka bir el yeniden devreye girerek bunları sabote" edildiğini ifade etmişsiniz. O "başka el"in izini, bu ve benzeri sözlerde sürebilirsiniz. Kendileri iktidarda olmadıkları halde zihniyet ve ideolojileri iktidarda olanlar yıllarca hüküm sürdüğü bir ülkedir Türkiye. Bu gerçeklere gözünü kapayan insan, yalnızca kendi dünyasını karartmış, kendine gece yapmış olur. 24 Haziran seçimi; ipin, gücün, iktidarın "başka ve gizli ellerde" değil, hürriyetçi demokraside, millet ve meclis iradesinde, hürriyet, adalet, hukukun üstünlüğünde olması gerektiğini temin edecek bir rejimi tercih etme günüdür.

  • Gündüz Alp-2

    14.6.2018 11:14:41

    Bu vesileyle bahsini ettiğiniz geçen yıl yazılmış yazınızı bir kez daha okuduk. Gördük ki, değişen fazla bir şey yok. Yazınızı "Duamız aynı: Bu zulümler bitsin artık. Yoksa gayretullaha dokunur" diye bitirmişsiniz. Bu dua ve davete karşı maalesef üç maymunu oynayan iktidar, medya ve toplum kesimleri. Hatta siyasal algı ve hipnozla narkoza maruz kalan kitleler "gayretullaha" dokunacak bu ahval karşısında, insanı şaşırtacak bir duyarsızlık sergilediler. Zulme uğramış insanlara "Ağaç kökü yesinler" diyebilecek kadar vicdanı nasırlaşmış müfritlere şahit olduk. Bu müfrite o sözü söyleten şey nedir? Bu dönem ciddi anlamda psikolojik ve sosyolojik yönden masaya yatırılmalıdır. Bir anormallik olduğu ortadadır. Sadece OHAL ile bu anormalliği izah etmek mümkün değildir. Bu kadar kısa (16 yıl) bir "dindar iktidar" döneminde gelecek adına endişe verici (olumsuz anlamda) değişim ve dönüşüm geçiren bir toplum bizi cidden düşündürmelidir. Umutsuz ve çaresiz değiliz.

  • Gündüz Alp

    14.6.2018 10:40:14

    Sayın Güleçyüz, öncelikle herkesin Ramazan Bayramını kutlar; barış, huzur ve kardeşlik vesilesi olmasını dilerim. Bir Hak dostunun "Mevlâ bizi affede /Gör ne güzel bayram olur/ Cürmü hatalar gide bayram o bayram olur" dediği gibi gerçek bayram, "affedildiğimiz gün" olacaktır. Bunun için de affa layık olabilmek önemlidir. Hatta Efendimiz'in (asm) Hz. Aişe (r.anha) annemize öğrettiği bir dua vardır: "Allahım! Sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle." Maalesef, on binlerce insan ve ailesinden pek çoğu hâlâ bayramları gerçek anlamda yaşayamıyor. OHAL'in keyfi ve hukuksuz muamelesi milletin ağız tadını bozduğu gibi millet de gönül huzuru da bırakmadı. Aralarında uhuvvet ve muhabbet, ittihat ve tesanüdü tam tesis edememiş bireylerin bayramının buruk olmasından daha tabii ne olabilir. Dileğimiz, 24 Haziran'ın aynı zamanda gelecek bayramların gerçek bayram olarak kutlanmasına, sevinç ve mutluluk vesilesi olması yönündedir. Bunu pekâlâ başarabiliriz.

  • Mustafa

    14.6.2018 08:50:50

    İstihbarat seçim sonuçlarını da söylüyor mudur?

  • Hasan

    14.6.2018 07:07:40

    Çok ilginç itiraflara olaylara şahitlik ediyoruz....seçim süreci biraz daha uzun olsaydı daha neler duyacaktık görecektik kimbilir....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı