"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu da geçer Yâ Hû

Kâzım GÜLEÇYÜZ
14 Mayıs 2017, Pazar
Afyon hapsinde tahliyeyi geciktiren keyfî ve hukuksuz ertelemeler için “Hayır var” diyen Üstadın bu noktada dikkat çektiği hikmetlerden birini, “Nurcular riyakârlığa mecbur olmuşlar, zaaf gösteriyorlar” vehminin izalesi ile izah edip “Bu tehir ispat ediyor ki, Nurcular İslamiyetin şiarına muhalif şeylere baş eğmiyorlar” dediğini geçen hafta aktarmıştık (7.5.17).

Üstadın bu gecikmeye gösterdiği bir diğer hikmet de şu satırlarda:

“(Hayır, Allah’ın murad ettiğindedir) sırrıyla, inşaallah, mahkememizin tehirinde ve tahliye olan kardeşlerimizin yine mahkeme gününde burada bulunmalarında büyük hayırlar var. Evet, Risale-i Nur’un meselesi âlem-i İslamda, hususan bu memlekette küllî bir ehemmiyeti bulunduğundan, böyle heyecanlı toplanmalar ile umumun nazar-ı dikkatini Nur hakikatlerine celb etmek lâzımdır ki, ümidimizin ve ihtiyatımızın ve gizlememizin ve muarızların küçültmelerinin fevkinde ve ihtiyarımızın haricinde, böyle şâşaa ile, Risale-i Nur kendi derslerini dost ve düşmana âşikâren veriyor, en mahrem sırlarını en nâmahremlere çekinmeyerek gösteriyor. 

“Madem hakikat budur, biz küçücük sıkıntılarımızı kinin gibi bir acı ilâç bilip sabır ve şükretmeliyiz. ‘Yâ Hû! Bu da geçer’ demeliyiz.”

Demir parmaklıklar ardındaki 76. gününe erişen Nur’un tahliyesinin sürekli geri bıraktırılmasına bu açılardan da bakacak olursak:

Üç yıllık bir Yeni Asya mensubu olarak Nur’un iftiralarla tutuklanması, giderek daha vahim boyutlara ulaşan keyfîlik ve baskı rejimine de boyun eğmeyen Yeni Asya’nın farkını bir kez daha gösterirken, Nur’la ilgili yayın ve etkinliklerle bu husus iç ve dış kamuoyuna mal oluyor.

Nur’un tutukluluğunun Alman Die Zeit gazetesinde, Censorship Index’te yayın konusu olması ve Türkiye’deki tutuklu gazeteciler için Avrupa Parlamentosunda düzenlenen sergide Nur’un da yer alması bunun dışarıdaki örneklerinden.

İçeride de süreci dikkatle izleyenler durumun farkında. Tezahürleri malûm baskı ortamı sebebiyle pek fazla görünmese de Yeni Asya’nın duruşu birçok kesim tarafından tebrik ve takdirle takip ediliyor.

“Bu da geçer Yâ Hû” diyerek hukuk mücadelesine kararlılıkla devam...

***

Kahramanlarını bekliyor: Isparta, ‘Bediüzzaman Mevlidine hazır... - http://www.yeniasya.com.tr/gundem/kahramanlarini-bekliyor-isparta-bediuzzaman-mevlidi-ne-hazir_431976

Bugün öğleyin Isparta Otogar Camiinde okunacak Bediüzzaman mevlidinde ve o vesileyle düzenlenecek olan imza programında buluşalım inşaallah.

Nur ve diğer masumların haksız tutukluluğunun devam ettiği her gün, ülkenin hukuk siciline yeni bir utanç sayfası olarak ekleniyor.

Okunma Sayısı: 8545
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Özcan Erkiş

    14.5.2017 15:47:02

    ( 3 ) Büyük, güçlü ve âdil devlet ve devlet adamlığı, en kudretli döneminde bile haktan, hukuktan ve adaletten ayrılmayan devlettir. Bırakın insana hayvana bile âdil ve şefkatle muamele eden devlettir. Misâl mi? İşte Kanuni. En kudretli devrinde, bahçesindeki ağaçlara zarar veren karıncaları öldürmek için devrin Şeyhülislamı Ebussuud Efendiden izin isteyecek kadar âdil ve şefkatli. "Dırahta ger ziyan etse karınca /Zararı var mıdır ânı kırınca?" Cevap :"Yarın Hakk'ın divanına varınca /Süleyman'dan hakkın alır karınca! " Devrin muktedirlerinin kulakları çınlasın!

  • Özcan Erkiş

    14.5.2017 15:11:52

    ( 3 ) Türkiye adalet, hürriyet, hukuk ve demokrasi konularında elbette uluslararası kurum ve kuruluşların dikkatle izlediği bir ülkedir. Gönül isterki, bu şekilde değil de iyi bir örnek olarak takip edilelim. Rusya ve Amerika gibi iki düşmanın bile "menfaatte ittifakla" dost olduğu bir dünyada biz,dostları düşman hâline getirme becerisini(!) sergiledik. Hükümet sözcüsü "Suriye politikası baştan yanlıştı!" diyerek 15 yıllık iktidarın dış siyasetini özetlemedi mi? O hâlde kime ne kusur buluyoruz Allah aşkına? Artık yeniden hem dahili hem harici politikamızı ciddi ciddi gözden geçirme vakti daha gelmedi mi? Daha ne gibi ne kadar bedel ödeyeceğiz? OHAL ve KHK'ların millete ödettiği maddi manevi bedel az mı?

  • Özcan Erkiş

    14.5.2017 14:55:31

    ( 2 ) Artık şu süreçte hukuk adına yapılan hukuksuz ve keyfî ve antidemokratik uygulamaları yazmak mâlumun ilamı olacaktır. O kadar çok ve açık ki, artık mesele uluslararası mahfillerde ve raporlarında yer almaktadır. Yâni ahvâlimizi cümle âlem bilip dururken hâlâ tuhaf bir şekilde iktidar cenahı "mağdur olan yok!" deyip adalet, hürriyet ve demokrasi dersi vermeye devam ediyor. Yâni kendilerinin bile inanmadıkları bir şeye bizim inanmamızı istiyorlar. "Söze mi göze mi?"diye bir tâbir vardır. Acı olan şu ki Türkiye, uluslararası câmiada 'saygın devlet "olma konumuna ciddi anlamda zarar vermiştir. Dış diplomaside yaşadığımız sıkıntılar bunun yansımalarıdır. Büyük ve güçlü devlet odur ki, uluslararası meselelerde kaale alınsın, sözü dinlensin, sözüne itibar edilsin, hakemliğine müracaat olunsun, sair milletlere örnek gösterilsin, değil mi? Kendimizi mihenge vuralım lütfen!

  • Özcan Erkiş

    14.5.2017 14:26:21

    Sayın Güleçyüz, bugün 14 Mayıs. Yâni Demokratların 1950'de 27 yıllık tek parti diktatörlüğüne, "Yeter! Söz milletin!" diyerek son vererek iktidara geldikleri gündür. 67 sene önce, hakimiyet-i millet düsturunun hakiki mânâsıyla tecelli ettiği "beyaz ihtilâl"dedikleri tarihin yıldönümü. İnşâallah bu millet bu nevi tarihi bir kez daha yaşayacaktır diye ümit ve duâ ediyoruz. Fakat kaderin cilvesine bakın ki, haksız, hukuksuz ve keyfi fiillerin netice verdiği adaletsiz bir süreci, adinda 'Adalet' bulunan ve 15 senedir ülkeyi tek başına idare eden, hem sözde 'dindar' zannedilen bir devr-i iktidarda yaşıyoruz. Demek bunda pek çok hikmet ve hayır cihetleri bulunmaktadır. Üstad Hz.lerinin bize ders verdiği gibi "sabır ve şükür"ile "Yâ Hu! Bu da geçer"diyerek duâ ediyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı