"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu tutuklama tutkusu niye?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
05 Ocak 2018, Cuma
Yaşanan vahim hukuksuzluk ve hak ihlâllerinin topyekûn bir hukuk camiası tarafından derin bir suskunlukla izlendiği utanç verici süreçte, bu sessizliği delme cesareti gösteren nadir seslerden biri, Ergenekon mahkemesinin ilk başkanı Köksal Şengün’den çıkmıştı.

Şengün’ün vurguladığı son derece önemli noktalardan biri tutuksuz yargılamanın esas olduğu gerçeğiydi. Ceza yargılamasının bilinen kriterleri ve yerleşik uygulama da, tutuklamanın ancak sanığın kaçma ve delilleri karartma şüphesinin kuvvetli olduğu hallerde başvurulacak istisnaî bir tedbir olduğu yönündeydi.

Ne var ki, OHAL sürecinde bunların hepsi “unutuldu.” İstisna, genel uygulama oldu.

Ya itirafçı ihbarlarıyla, ya da üzerinde oynanmış hatalı tartışmalı Bylock listeleriyle bir şekilde MİT listelerine konulan nice masum, “Suçlama ve iddialarla hiçbir alâkam yok” diye feryat etmesine rağmen tutuklanıp demir parmaklıkların arkasına gönderildi.

Masumlara “terörist” yaftası vurmanın bu kadar kolaylaştırıldığı bir ortamda delilsiz verilen ve sonrasında da “Deliller toplanmadı” gerekçesiyle habire uzatılan tutuklama kararları çok ciddî mağduriyetlere sebep oldu.

Suçlu olup olmadıkları dahi belli olmayan, dahası tam tersine her hallerinden masumiyet akan insanları ceffelkalem cezaevine tıkmak nasıl bir hukuk ve vicdanın eseriydi!

İşin en garip tarafı, AYM ve Yargıtay gibi adaletin garantörü ve güvencesi olması gereken yüksek yargı organlarının da bu hukuksuzluğa geçit verip çanak tutmasıydı.

Meselâ AYM, Bylock’u delil kabul ettiği kararında uzun tutuklulukları da sorun olarak görmedi, tersine mâkul ve uygun buldu!

Aynı AYM’nin Başkanı geçen yıl 25 Nisan’da “Uzun tutukluluklarla ilgili ilke kararımızı çok yakında açıklayacağız” demişti; üzerinden aylar geçmesine rağmen açıklanmadı; takip edebildiğimiz kadarıyla en son “Ekim sonuna kadar açıklanacak” denilen karar hâlâ ortada yok...

Bunca hukuksuzluk ve mağduriyet karşısında duyarsız ve sessiz kalan; dahası bu zulümlere onay ve destek veren; üstüne üstlük, verdiği sözü yerine getirmeyen bir yargı!

Böylesine içler acısı bir duruma düşürülen bir yargıya kim nasıl inansın ve güvensin?!

Hiçbir delil olmadan masumları teröristlikle suçlayıp zindanlarda süründür; hak ve özgürlüklerini gasp et; lekelenmeme haklarını çiğne; tutuksuz yargılamayı dahi çok gör; mahkûmiyet kararı olmadan yargısız infaz yap; sonra hukuk devletinden dem vur; oh ne âlâ memleket!!

İttihad buluşmaları için bu akşam Şanlıurfa, yarın akşam da Adıyaman’da olacağız inşaallah. Yönetim Kurulu Başkanımız Ömer Yavuzyiğitoğlu ile birlikte. Bekliyoruz.

Okunma Sayısı: 8579
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Alper Atmaca

    5.1.2018 16:04:05

    Allah razi olsun, bu sessizlik icinde sesimiz oluyorsunuz. Rabbim iki cihanda sizleri guldursun. Bunca magduriyeti zulumleri gormeyenleri de Allaha havale ediyoruz.

  • Gündüz Alp-2

    5.1.2018 10:48:22

    "Tutuklama tutkusuna" gelince, bu bir "tutku" değil; olsa olsa "korkudur." Zira biz ve onlar biliyor ki, OHAL kalkıp ülkeye demokratik hukuk devleti hâkim olduğunda bu hukuksuzluğun ve keyfîliğin hesabı hukukun üstünlüğü içinde faillerinden mutlaka sorulacaktır ve sorulmalıdır. Zira yapanın yanına kâr kalmaması için gerçek adâlet bunu gerektirir. Peki, yargı bile bile neden lades diyor, derseniz, cevaben "niçin susuyorlarsa, ondandır" derim. Kabul etmekte zorlansak bile devletleşen bir parti ve iktidar döneminde yaşıyoruz. Kitlelere "biz yoksak siz de yoksunuz!" gibi akıl ve mantık dışı bir argüman üzerinden algı operasyonu çekilmektedir. Her yaptıklarının doğru olduğuna inanan, küçük bir muhalefet yahut eleştiriye cevap vermek yerine "darbeci-hain-terörist" diyerek bastırmaya çalışan, sivil veya siyasi muhalefet istemeyen bir iktidar yapısı ile karşı karşıyayız. Oysa gerçek demokraside iktidarla birlikte muhalefet de mutlaka olmalıdır.

  • Gündüz Alp

    5.1.2018 10:30:48

    Herkesin mübarek cuma gününü tebrik ederim. 2017 yılını, ülkemiz ve milletimiz adına acı ve utanç verici tabloları yaşayarak geçirdik. Vahimden daha vahimi de hani tv programlarında seyirciyi ekrana bağlamak ve merakını artırmak için "aaz sonraa...." diye anons geçerler ya, AYM de aynen onun gibi bahsini ettiğiniz kararı bir türlü veremedi. Demek "onay" çıkmadı! Keyfîliğin ve hukuksuzluğun sembol ismi meşhur üç Alilerin İstiklâl Mahkemelerini ve kararlarını okuduğumuz zaman hayrette kalır "Hayır olamaz!" derdik. Demek ki olabiliyormuş. Adının başında "adâlet" kelimesi bulunan (fakat 'tebeddül-ü esmâ ile hakikat değişmez" gerçeğinini de unutmadan) üstelik siyasal İslâmcı ideolojiye sahip bir iktidar döneminde sanki tarih tekerrür ediyor ve üç Alilerin devrini yaşıyoruz. İnanılır gibi değil ama gerçek. Trajedi ile komedinin içiçe olduğu ibretlik bir dönem. Bugün Mağdur Kürsüsünde yayınlanan mektubu okuduğum zaman istemeyerek güldüm: "Devlete sadakatte bulunmamıştır!"

  • ali

    5.1.2018 10:07:49

    Masumlara “terörist” yaftası vurmanın bu kadar kolaylaştırıldığı bir ortamda delilsiz verilen ve sonrasında da “Deliller toplanmadı” gerekçesiyle habire uzatılan tutuklama kararları çok ciddî mağduriyetlere sebep oldu.

  • ali

    5.1.2018 10:07:30

    Ya itirafçı ihbarlarıyla, ya da üzerinde oynanmış hatalı tartışmalı Bylock listeleriyle bir şekilde MİT listelerine konulan nice masum, “Suçlama ve iddialarla hiçbir alâkam yok” diye feryat etmesine rağmen tutuklanıp demir parmaklıkların arkasına gönderildi.

  • Erhan

    5.1.2018 09:31:42

    Mağdur ve mazlumların durumunu şartların zorluğu içinde elden geldiğince duyurmaya çalıştığınız için Allah razı olsun. Íki cihanda aziz ve bahtiyar eylesin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı