"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çıkış yolu arayışı

Kâzım GÜLEÇYÜZ
02 Aralık 2016, Cuma
Meclis Adalet Komisyonunda bazı AKP’li üyelerin, Bakana rağmen CHP’lilerle aynı yönde oy kullanmaları ve “cinsel istismar” tasarısına AKP’nin özellikle kadın vekillerinden gelen yoğun tepki, iktidar cenahındaki iç uyumsuzluğu açığa çıkaran iki örnekti.

“Tecavüzcüye af” olarak da kamuoyuna yansıyan düzenlemede Cumhurbaşkanının müdahalesi ile hükümetin “ters köşe” olması ise bu akord bozukluğunun Saray boyutunu da gözler önüne sermiş oldu.

Öyle ki, bu beklenmedik krizin Başbakanı istifa noktasına kadar getirdiği, ama Erdoğan’ın Yıldırım’dan gelen bu talebi şimdilik geri çevirdiği dahi iddia ediliyor.

Dahası yine Cumhurbaşkanının Davutoğlu’nu istifa ettirdikten sonra yerine getirdiği Yıldırım’dan da memnun olmadığı ve bu tercihinden dolayı pişmanlık duyduğu yönünde spekülasyonlar yapılıyor.

Bu hengâmede Başbakan Yardımcıları Mehmet Şimşek ile Tuğrul Türkeş’in yaptığı “aykırı” çıkışlar işin tuzu biberi oldu.

Sarayın ve hükümetin her gün AB’ye salvo atışları yapıp ipi tamamen koparma sinyallerini iyice arttırdıkları bir aşamada Şimşek’in tam tersi yönde mesajlar vermesi, onu iktidar medyasının hedefi yapıverdi.

Türkeş’in idama karşı çıkıp OHAL’de anayasa değişikliği yapılamayacağını söylemesi de iktidarın bir cenahını rahatsız etti.

Keza Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin “OHAL’in uzatılmasını istemiyorum” beyanı, bilâhare Bakanlığı adına yapılan açıklamada “Sözleri çarpıtıldı” manevrasıyla tevil edilmeye çalışılsa da, iktidardaki sıkıntının başka bir dışavurumu oldu.

Öte yandan “FETÖ” gündeminin AKP açısından her an çıktığı adresi vurmaya hazır bir bumerang niteliği taşıması, bütün iktidar çevrelerini diken üstünde tutuyor.

Böyle bir ortamda Cumhurbaşkanının gerek iç gündem, gerekse hassas dış politika konuları hakkında çoğu zaman çelişkili ve provokatif çıkışlarını devam ettirmesi, hükümeti de, ilgili kurumları da içinden çıkılması çok zor sıkıntılara sokabiliyor.

Ve gidişattan rahatsız olan bazı AKP’lilerin, sürecin şimdiye kadarki safahatında tasfiye edilenlerle beraber yoğun bir “çıkış yolu arayışı”na girdikleri ileri sürülüyor.

“Haberimiz olmadan Suriye ile harbe mi girdik?” dedirten o söz Rusya ile arayı düzeltme sürecini de zora sokarsa işin içinden nasıl çıkılır?

Yurt yangınının her kademedeki sorumlularından hesap sorulsun. Ama bu facia, sinsice hazırlanan karanlık projeler için istismar edilmesin.

Darbeyle hiç ilgisi olmayanlara reva görülenler ortadayken Ö. Çelik’in “Darbeciler en kaliteli şekilde yargılanacak” sözüne ne demek lâzım?!

 

Okunma Sayısı: 4082
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Özcan Erkiş

    02.12.2016 17:48:59

    (3) "Çıkış yolu" arayan iktidarın hali, samanlıkta iğnesini kaybeden Molla Nasreddin'in onu dışarıda aramasına benziyor. Sade ve sıradan bir vatandaş olarak âcizâne kanaatim, çıkış yolu, asrın hususiyetlerine uygun vasıflara sahip Demokratik Parlamenter sistemi güçlendirmekle mümkün gibi görünmektedir. Bütün güç ve yetkilerin tek adamın emir ve iradesine verildiği bir rejim çözüm değil bilakis sorunların menbaı haline gelebilir. Daha Başkanlık gelmeden ve mevcut haliyle böyle bir sistem de Anayasada da yokken, Sarayın ve hükûmetin bazen birbirine zıt, çelişkili eylem ve söylemleri neticesinde ülkenin geldiği kaos ve kriz ortamı, çözümün, kuvvetler ayrılığının kamil mânâda vazifesini yaptığı ve yapacağı ileri demokrasi ile taçlandırılmış Parlamenter sistemle olabilir. K.Kore modeli tek adam rejimi ile değil. İktidar ile dördüncü sıradaki muhalefet partisinin mutabakatı, siyasal çıkara dayalı siyasal bir mutabakattır. Aslolan milletin mutabakatıdır.

  • Inci ileri

    02.12.2016 15:38:08

    Kaliteli yargilama derken,hukuku degil masa,sandalye,durusma salonu v.b seylerin kalitesini kastettikleri acik.Herseyi para ile olcen,sekilci bir zihniyet baska bir sekilde dusunemez.

  • Özcan Erkiş

    02.12.2016 12:37:51

    (2) Saray ile hükûmet arasındaki çelişkili açıklamalar da gösteriyor ki kamu oyuna yansımayan ve fakat var olan, Saray ile hükûmet arasında iktidar ve yönetim krizi bulunmaktadır. Yoksa her zaman her vesileyle her yerde Cumhurbaşkanı'nın konuşmasını neyle izah edebiliriz? Yürütmenin başı Başbakan olmasına rağmen ve icraatlardan sorumlu Başbakan iken ve rejim de degişmediğine göre "çıkış yolu" belli değil mi? Hal böyle iken hükûmetin tavrını da anlamak mümkün değil. Mevcut Başbakan kendi makamını hiçe sayarcasına, meclisin dördüncü sırasındaki muhalefet partisiyle ittifak ederek ille de Başkanlık diyerek adeta halka dayatmada bulunmasının bir gayesi bir maksadı ve bir hedefi olmalıdır. Yaşadığımız OHAL darbe rejimi, KHK lar ile tesis edilen baskı, korku ortamı ile mağduriyet sürecine bir de bu açıdan bakarsa bazı soruların cevabını bulmamıza yardımcı olacaktır.

  • Özcan Erkiş

    02.12.2016 12:14:55

    (1) " Nefsini ıslah edemeyen başkasını ıslah edemez, ifsad eder" hakikatince, mevcut hükûmet çift başlıktan ve kafa karışıklığından azade olmadıkça "çıkış yolu" bulmaları zor gibi görünüyor. Zira mevcut Anayasada mevcut olmayan yetkileri kullanan fakat icraatından sorumlu olmayan bir Cumhurbaşkanı var ve bunu engelleyecek bir kurum ve kuruluş ve mekanizma da şu ana kadar devreye girmedi. Dahili ve harici politikada söz sahibi, yön ve gündem belirleyici tek yetkili makam sanki cumhurbaşkanı. "Fiilî dayatma"ile hukukun çiğnendiği bir ülkede "çıkış yolu" Cumhurbaşkanı dahil herkesin hukuk içinde hareket etmesiyle mümkün olabilir. .....

  • khk magduru

    02.12.2016 08:36:40

    Serhat bey cümle yeterince Açik değil mi? Gerçi siz yazara sordunuz ses benden geldi. Bu da isin ayri bir boyutu...

  • ayse hanım

    02.12.2016 08:32:01

    sinsi plan geliyor.. Ahmet hakan bile yazmış yurtlar kapatılsın!!! artık tehlike yaklaşıyor...

  • serhat

    02.12.2016 03:26:05

    Öte yandan “FETÖ” gündeminin AKP açısından her an çıktığı adresi vurmaya hazır bir bumerang niteliği taşıması, bütün iktidar çevrelerini diken üstünde tutuyor.Kazım Bey ,bu cümleyi biraz daha açar mısınız

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı