"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Delil”

Kâzım GÜLEÇYÜZ
01 Aralık 2018, Cumartesi
Geçen aylarda “Şu âna kadar 4100 yargı mensubunu ihraç ettik ve ince temizliğe başladık” diyen HSK Başkan Vekili Mehmet Yılmaz ardından şunu söylemişti:

“Allah’tan Bylock çıktı da delil olarak kabul edebileceğimiz bir argüman elde ettik. Yoksa işimiz çok zordu. Delil olmadan nasıl ceza vereceksiniz?”(Akşam, 6.4.18)

Delil yok, ama Bylock imdada yetişti!!!

Ve daha nice insanın canını yaktı...

İstihbarat ürünü listeler üzerinden...

İddia ve suçlamaların mesnedsizliğini ispatlayan belgeleri hiç kaale almayıp “Ben sadece MİT’ten gelen listeye bakarım” diyebilen kimi “hâkim”lerin verdiği hukuksuz kararlarla.

AYM ve Yargıtay’ın “Tek başına delil olamaz” deseler de, işin bu cihetini net bir şekilde ifade etmekten kaçınarak topu ortada bırakmaları, mağduriyetleri arttırdı.

Ama Bylock dayatmasında önce Mor Beyin skandalı patlak verdi ve çok sayıda insanın boş yere mağdur edildiği ortaya çıktı.

Şimdi yeni bir skandaldan daha bahsediliyor ve Türk Telekom’dan kaynaklanıp zincirleme diğer halkaları etkileyen çok kritik “kayıt hataları” sebebiyle Bylockzede durumuna düşürülmüş 40 bin kişilik ikinci bir listenin söz konusu olduğu ifade ediliyor.

Biz bu konuda başından beri dedik ki:

Bylock bir zamana kadar internetten herkesin indirebildiği bir program. Varlığı tek başına suç delili olmaz. Eğer onunla yapılan yazışmalar darbe ve terör iddiasını ispatlıyorsa tamam. Ama sadece “Bylock var” diye tutuklayıp mahkûm etmek hukuksuzdur.

Darbeciler WhatsApp’la da yazıştılar! O zaman WhatsApp kullanan herkesi içeri tıkın!!

Bylock’ta yapılan tam da bu.

Ve bu saçmalık BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Keyfî Tutuklamalar Çalışma Grubunun kararlarında da tesbit ve ifade edildi:

“ByLock, terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak ve yargılama konusu yapılamaz.” 

(https://www.ohchr.org/Documents/Issues/Detention/Opinions/Session82/A_HRC_WGAD_2018_42_AEV.pdf)

 AİHM’den de benzer kararlar gelirse kimse şaşırmasın. Ki, böyle kararların öncü sinyalleri gelmeye başladı bile. O durumda, bunca zamandır içeride Bylock üzerinden nice mağduriyet üretenler ne yapacak?

Bir defa daha “Bizi bağlamaz” mı diyecekler, yoksa trilyonluk tazminatları yine millete yine yükletecekler?

* Bugün Şanlıurfa Kitap Fuarında olacağız inşaallah. 13:00-17:00 arası bekliyoruz.

***

Cezaevlerine gazetemizin girişini engelleyenler açıkça suç işliyor!

http://www.yeniasya.com.tr/video/cezaevlerine-gazetemizin-girisini-engelleyenler-acikca-suc-isliyor_433834

Okunma Sayısı: 7112
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    1.12.2018 15:24:52

    TCK'nın mimarlarından olan bir prof. (İ. Özgenç) kaç defa bylock'un tek başına delil olamayacağını söyledi. Ama hangi yargı mensubu dinledi? OHAL ile birlikte demokrasi ve hukuk beraberce rafa kaldırılmış, yargı siyasal otoritenin baskısına maruz kalmış, evrensel hukuk kriterleri, AYM ve AİHM kararları bile yargıyı bağlamaz olmuştur. Böylesi bir antidemokratik ortam ve süreçte, DELİLİN bir kıymeti harbiyesi olur mu? Bir ihbar ya da iftira hayatların kararmasına yeter de artar bile. Öyle de olmuştur. Ülkede mülkün temeli olan adaleti tesis ettirecek olan yargı, böylesine zulümlü bir sürecin ortağı olmamalı idi. Güç ve iktidar kimsede ilanihaye duracak değildir. Keyfilik ve hukuksuzluk geçici adalet ise kalıcıdır. Arşın gölgesinde barınacak yedi kişiden birisi de "Adil devlet başkanıdır." Ve keza Kitabullah'ın dört esasından birisi de Adalettir. Adalet böylesine vazgeçilmez, kıymetli ve ehemmiyetli iken, onu, ele ayağa düşürenler milyon defa düşünmelidirler.

  • Gündüz Alp-2

    1.12.2018 15:03:46

    Bir yargı mensubunun "Allah'tan Bylock çıktı da..." sözü, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün hakim olduğu bir ülkede söylenecek bir söz değildir. Şu söz bile tek başına keyfiliği ve hukuksuzluğu bünyesinde barındıran bir kelamdır. Demek bylock yargıçlar için can simidi olmuş. Peki ülke normale döndüğünde, hukuk ve adalet geri avdet ettiğinde, bütün bu davalar AİHM gibi uluslararası adalet mahfillerine gittiğinde aksi yönde kararlar çıkıp, millet olarak bu keyfilik ve hukuksuzluğun maddi anlamda faturaları ödemeye başladığımızda, bu sözün sahibi yargıçlar "pardon" mu yoksa "bağlamaz" mı diyecekler? Yargıya güvenin neden %30 seviyelerine indiği belli oluyor. Çok yazık! Demek ki; yargı tarafsız ve bağımsız, yargıçlar da adil, cesur, erdemli ve özgür olamadıkça deliller sağlam ve somut olsa bile keyfilik ve hukuksuzluk devam edecektir.

  • Gündüz Alp

    1.12.2018 14:51:57

    Sayın Güleçyüz, DOĞRULUK ile temayüz etmiş, basında doğru yazan, doğru konuşan, doğru haber veren gazete sıralamasında BİRİNCİLİĞİ alan Yeni Asya'nın bugünkü manşeti: "YARGININ ZİRVESİ DE YARGIDAN ŞİKAYETÇİ" Şu manşet bile adalet konusundaki hal-i pür melalimizi ilan ve beyan ediyor. Gülsek mi ağlasak mı bilemiyoruz. 15 Temmuz kalkışmasından sonra ilan olunan OHAL ve KH'larla birlikte jet hızıyla nasıl ve nerede hazırlandığı meçhul listelere istinaden yüz binden ziyade kamu çalışanı ihraç edilmiş, çoğu tutuklanmış, cezaya dönüşen uzun tutukluluk sürelerinin ardından bir kısmı tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişlerdir. Yeni Asya'dan Nur Hanım da bunlardan birisi idi. Bu süreçte maalesef somut delillerden daha çok iftira, ihbar, MİT listesi, bylock...gibi tek başına hukukun delil olarak kabul etmeyeceği şeyler ile keyfilik ve hukuksuzluk birleşince zulme dönüşen mağduriyetler yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor.

  • Ali Tam

    1.12.2018 02:51:26

    "Cezaevlerine gazetemizin girişini engelleyenler açıkça suç işliyor!" Burdur'da Dövizli Askerlik Yapanlarin tugayinda satilan gazetelere baktim. O zamanlar niye bazi gazeteler yok diye sordum. Cevap cok enteresandi TALEP OLMADIGI ICIN DEGIL IZIN VERILMEDIGI ICIN. Cezaevlerinde niye gercekleri yazan tek gazete YENI ASYA yok? KARAR SIYASI. Kesinlikle hukukî ve adil degil! Birileri istiyor diye de biz de onlarin izin verdigi YALAKA, CANAKYALAYICI YALANCI MEDYAyi istemiyoruz almiyoruz.

  • Ali Tam

    1.12.2018 02:34:00

    Hukuk ve Ögretmenlik okuyanlar Askeriye'de istikbal düsünenler, Emniyet Güclerinde calisarak bu devlete hizmet vermek isteyenler tercihleriyle güvenli bir istikbal elde edecegini düsünenler niye YANILDILAR, niye KORKUYORLAR, niye geleceklerinden ümitlerini gitgide kaybediyorlar? Magdurlarin sesi en güclü sekilde Yeni Asya'da makes buldu. Bilgilendirme acisindan en emin ve güvenli gazetecilik sadece YENI ASYA tarafindan icra edilir oldu. MEYDAnin genelinde ADALETE bakmadan VURUN KAHPEYE GADDARLIGI HAKIM. Ruhu hür olanlar ADALETSIZLIGE ZULME boyun egmiyor. Medya'da bunun adi Yeni Asya!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı