"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokrasi için millet ittifakı

Kâzım GÜLEÇYÜZ
09 Mayıs 2018, Çarşamba
AKP ile MHP’nin yanlarına BBP’yi alarak kendilerine “cumhur ittifakı” adını verdikleri süreçte dört muhalefet partisi de “millet ittifakı” adı altında seçim ittifakı yapmayı kararlaştırdılar.

CHP, İyi Parti, SP ve DP liderlerinin imzaladığı manifestoda şöyle deniliyor:

“Partiler ve seçim kanunlarında yapılan yeni düzenlemeler millî iradenin tecellisini engellemek üzerine kurulmuş tuzak ve hilelerle doludur. 

“Demokrasi mücadelesinde millet iradesinin önündeki bu tuzakları ortadan kaldırmak, demokrasiye inanmış siyasî partilerin ilk ve temel görevidir.

“Bu işbirliğinin temel amacı tuzak ve hileleri aşıp millî iradenin tecellisini sağlayarak, mutlak kuvvetler ayrılığına dayalı güçlü meclisin olduğu, güçlü bir Türkiye’yi oluşturmaktır.”

Manifestoda, “Dört siyasî parti olarak sorunlara farklı çözüm yollarımızı ve farklı dünya görüşlerimizi muhafaza ediyoruz” kaydı düşüldükten sonra, kurulan ittifakın ana ilkeleri şöyle sıralanıyor:

“Toplumsal ayrışma ve kutuplaşmaya son vermek, halkımızın özlediği huzur, kardeşlik ve güven ortamı içinde âdil ve güvenli bir seçim yapılmasını sağlamak,

“Ülkemiz siyasal sistemini bir an önce normalleştirmek, rekabetçi demokratik siyasal zemini tüm lazımeleri ile tekrar inşa etmek,

“Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını sağlamak,

“Başta ifade ve basın özgürlüğü olmak üzere tüm hak ve özgürlüklerin hakkıyla kullanılmasını sağlamak.”

Bunlar son yıllarda, özellikle 20 Temmuz OHAL sürecinde yaşanan yoğun hak ve özgürlük ihlalleri ve bunlarla sebebiyet verilen son derece vahim mağduriyetler dikkate alındığında, toplumun hatırı sayılır bir kesiminde ciddî karşılığı olan tesbitler.

Bu durumu iktidar da nihayet (!!!) fark etmiş olmalı ki, son söylemlerinde ve seçim manifestosunda “daha çok demokrasi ve özgürlük, güçlü adalet, bağımsız yargı” taahhüdünde bulunma ihtiyacı duydu.

Ama geçmiş ola! Ayinesi iştir kişinin, lâfa bakılmaz. İnatla sürdürdüğü OHAL hoyratlıkları ortadayken bu lâflara kim inanır!

***

- “İnsanlığın barış merkezi olması gereken Filistin ve Kudüs’ün adını zulümle yan yana yazan İsrail yönetiminden iki cihanda da davacı olacağız.” 10 insanımızın siyonistler tarafından şehit edildiği Mavi Marmara davasını kapatıp katillerin peşini bırakmış ve bıraktırmış olsak da!!!

 

- Başörtüsü yasağını reddeden hâkim 22 aydır hücrede - http://www.yeniasya.com.tr/video/basortusu-yasagini-reddeden-hakim-22-aydir-hucrede_461242

Okunma Sayısı: 7294
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    9.5.2018 10:59:06

    Dahilde ve hariçte yaşadığımız olaylar, siyasi, ekonomik ve toplumsal ahvalimiz bütün çıplaklığı ile ortada olup; özellikle iktidar tarafından söylenen sözlere ve vaatlare sorgulayıcı bir yaklaşımla bakmak geleceğimiz açısından zorunludur. Zira 24 Haziran, salt bir iktidar değişikliğinin çok ötesinde nefsimiz ve neslimiz, ülke ve millet hesabına çok kıymetli ve ehemmiyetli bir dönemeç, bir milat, bir karar anıdır. Fakat öyle bir karar anıdır ki; bir şahıs yahut parti için karar verecek değiliz. Açık ve net bir ifade ile Türkiye'nin yönetim şekli tek adam ve tek partiye istinat eden diktacı bir yönetim mi olsun yoksa millet iradesi ve meclisine dayanan demokratik hukuk devleti mi olsun? İşte bu sorunun cevabının verileceği gün 24 Haziran'dır. Meseleyi sağa sola çekmenin ve gerçekleri çarpıtmanın bu ülkeye bir yararı yoktur.

  • Gündüz Alp-2

    9.5.2018 10:23:48

    Eşit ve adil olmayan şartlarda ve üstelik OHAL darbe rejiminin gölgesinde (16 Nisan referandumundan sonra) yine bir seçime gitmek bile başlı başına antidemokratik bir durum iken; 16 yıllık tek parti iktidarında yine aynı partinin "daha fazla özgürlük, demokrasi" demesi kadar tuhaf ve tutarsız bir şey olabilir mi? Ve böyle bir vaadi samimi, inandırıcı, gerçekçi bulmak mümkün müdür? Kaldı ki, tıpkı 16 Nisan referandum kampanyasında olduğu gibi, kendilerini tercih etmeyecek seçmenleri ayrıştıran, kötüleyen bir dil kullanmaktadırlar. Ana muhalefet partisine (ve dolaysıyla o partinin taraftarlarına) -bağışlayın- "tezek" diyen, karşılarındaki "millet ittifakını" "münafıklar çetesi" gibi akıl, mantık, muhakeme ve kamu vicdanının kabul edemeyeceği şeylerle damgalayan iktidar cenahının toplumsal barış ve huzur, hürriyet ve adalet, hukuk ve demokrasi adına söyleyeceği sözler havada kalmaz mı? İçi boş sözler ve muktedir iken yapmadıkları şeyleri yeniden vaat etmeleri bizi asla aldatmamalıdır.

  • Gündüz Alp

    9.5.2018 10:04:29

    Sayın Güleçyüz, adına "cumhur ittifakı" deseler de içeriğinde cumhurun öncelikli taleplerinden ziyade kendi iktidar ve ikballeri bulunan şu ittifaka karşılık, "millet ittifakı"nın beyannamesi, milletin öncelikli, acil ihtiyaç ve taleplerini deklare etmektedir. Bu yönüyle onlara "demokratlar ittifakı" veya "demokrasi ittifakı" da denebilir. Ümit ve duamız o dur ki, hak, hukuk, hürriyet, adalet ve demokrasi ittifakı galebe çalar da ülkemiz hür, medeni ve demokrat dünyada hak ettiği saygın yerini alır. Dahili ve harici problemlerin çözüm adresi de yine güçlü bir demokratik hukuk devleti olmaktan geçmektedir. 16 yıl bekledikten sonra seçim günü gelip çatınca "-cağız, -ceğiz" gibi vaatlerle millete "mavi boncuk" dağıtmak, artık "dünya klasiği" haline gelmiş ve modası geçmiş argümanlardır. "Madem bunları verecektin niye 16 sene bekledin?" diye sormazlar mı?

  • Özdemiroğlu

    9.5.2018 07:06:42

    Ateş bacayı sardı, Cumhur İttifakı taraftarı (az da olsa, belli bir kesimi ) sosyal medyada kırmızı görmüş İspanyol boğası gibi saldırıyorlar. Küfür ve terbiye sınırlarını hiç tanımadan,ağızlarından köpükler saçarak saldırıyorlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı