"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Denge ve denetim

Kâzım GÜLEÇYÜZ
11 Ekim 2018, Perşembe
Denge ve Denetleme Ağı, kendi adını koyarken seçtiği kelimelerin anlamlarına uygun bir misyonla çalışmalarını sürdüren bağımsız bir inisiyatif.

Önce denge? Neden? Çünkü demokrasi bir denge rejimi. İktidar ve gücün tek elde toplanmasına imkân vermeyen bir rejim. 

Kuvvetler ayrılığı ilkesi bunun için var. Yasama, yürütme ve yargı erkleri iç içe girmeyecek ki, görmeleri gereken işlevler birbirine karışmasın. Meselâ ne yürütme, diğer erkler tarafından çepe çevre kuşatılarak iş göremez hale getirilsin, ne de yasama ve yargı, yürütmenin vesayeti altına girsin.

Medya, üniversite, STK’lar... da kendi işlevlerini özgür bir şekilde yerine getirsin.

Ve denetleme... Bu da sağlıklı bir demokrasinin en önemli şartlarından biri. Bu denetim toplum için hem hak, hem görev.

Denetim kriterleri temel ilke ve değerler, hak ve özgürlükler olmalı. Yasama da, yürütme de, yargı da halka karşı sorumlu. Bunların kendi içlerinde birbirlerini denetledikleri mekanizmalar da aynı sistemin gereği.

Keza kamuoyu adına denetimde medya ve STK’ların önemli bir yeri var. Kendilerinin de halk denetimine açık olmaları şartıyla.

Bu bağlamda Denge ve Denetleme Ağının özellikle seçim dönemlerinde ve seçim sonrası süreçlerde hazırladığı raporlar, içerdikleri tesbit ve uyarılarla demokrasimizin en çok ihtiyaç duyduğu konuları vurguluyor.

Son raporunda Mecliste grubu bulunan partilere, seçim öncesi yaptıkları dört ortak taahhüdü hatırlatmış Ağ: (1) Güçlü ve etkin Meclis, (2) Bağımsız ve tarafsız yargı, (3) Güçlü yerel yönetim, (4) İyi yönetişim.

Bu dört başlık altında vurguladığı çok önemli hususlardan bazıları: Adalet, insan haklarının korunması, eşitlik, çoğulculuk, katılımcılık, uzlaşma, şeffaflık, hesap vermeye açık olmak, etkin denetim (Yeni Asya, 5.10.18).

Türkiye’nin tek adam rejimine sokulduğu bir ortamda bunları seslendirmenin anlamı var mı? Elbette ve üstelik daha çok var.

Çünkü tek adam uygulamalarının yol açacağı yeni kriz ve sıkıntıları bertaraf ve tamir etmek için de bilhassa güçlü ve etkin bir Meclise, bağımsız ve tarafsız yargıya, yerel yönetimlerin güçlendirilmesine, iyi yönetişime ve kamuoyu duyarlılığına daha fazla ihtiyaç olacak.

Yani denge ve denetime...

***

Rusya’daki Risale-i Nur davaları

Okunma Sayısı: 2560
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    11.10.2018 10:26:46

    Kadir Akbaş Beyin "Adalet amacından sapmak" başlıklı bugünkü yazısı, adalet mekanizmasının içine düştüğü sorunu anlatıyor. Adalet mekanizması ve yargıçları, adaleti gerçekleştirmekten uzak düşmüş, sorunun kaynağı haline gelmiş ve siyasal otoriteye sadakat-itaat-biat eder vaziyette ise demokrasi ve hukuku ülkeye geri getirmek (elbette mümkündür ama) çok zor olacaktır. Siyasal, sosyal ve ekonomik krizi yaşadığımız şu zamanda daha fazla hak, hukuk, hürriyet, adalet, demokrasi, insan hakları, katılımcılık, şeffaflık, hesap verilebilirlik, uzlaşı, çoğulculuk sesi ve talebi yükselmelidir. Ki korku ve suskunluk halini, "yönetimden memnuniyete" yoranlar öyle olmadığını anlasınlar. "Bir şeyler yapsa da hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanıp bir daha deneme cesaretini gösteremeyen" yani Öğrenilmiş Çaresizliğe düşen insanlar durumuna düşmeden çıkış yolunu bulabilmeli becerisini gösterebilmeliyiz. "Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmete râm ol/ Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol." (M.Akif)

  • Gündüz Alp-2

    11.10.2018 09:57:21

    Millet ittifakının tarafı olan siyasetçiler başta olmak üzere, demokrasi ve hukuk konusunda ivme kazanan kamuoyu desteğini demokrat STK, demokrat Medya, demokrat Üniversite ve demokrat İş Dünyasının da katılımını temin ederek daha geniş sivil/toplumsal bir platforma dönüştürerek mesaisini demokrasi ve hukuk üzerine yoğunlaştırarak devam ettirmelidirler. Tek adamlığın otoriter yönetiminden kurtulmanın ve demokrasi ile hukuku hâkim kılmanın yolu bu sivil oluşum ve toplumsal/sivil muhalefetten geçecektir. Çaresiz ve alternatifsiz değiliz. Böyle bir (sivil+siyasi) oluşum ve girişim, yargı dahil her kesime cesaret verecektir. Zira gerçek anlamda bir korku atmosferi oluşmuştur. 50 maddelik yeni Torba Yasayla getirilecek olan Ödüllü Muhbirlik bu korkuyu daha da katmerli hale getirecek, tam bir muhâberat devleti tesis edilmiş olacaktır. Denge ve denetim, çare ve çözüm için demokrasi ve hukuk demeli ve istemeliyiz.

  • Gündüz Alp

    11.10.2018 09:30:57

    Hatırlarsanız, 16 Nisan halk oylaması kampanyasında tek adamlık rejimi her derde deva bir "iksir" olacak denilmiş, devletin bütün imkanları seferber edilerek üstelik OHAL şartlarında, yandaş medya marifetiyle toplumsal algı ve hipnoz faaliyetiyle ve şaibeli bir sonuçla (50+1) evet çıkartılmıştır. Peki o kampanyada söylenenler ile bugünkü sonuç örtüşüyor mu? Hayır, değil mi? Ülke olarak şu noktaya geldik: Terörle mücadele "Ödüllü Muhbirlik" ile Enflasyonla mücadele de birkaç aylık "%10'luk İndirim Kampanyası" ile yapılacak(mış). Trajedi mi komedi mi siz karar verin lütfen. O kampanyada (16 Nisan) "Güçlü" olmak üzerine vurgu yapılmıştı. Mesela, "Güçlü Meclis!" Bırakın güçlü olmayı, Millet Meclis olma işlevini yerine getirebiliyor mu? Denge ve denetim mi dediniz? Onu hangi mekanizma ve nasıl yapacak? Medya, STK, Üniversite, İş ve Finans Dünyası..kendi işlevlerini özgürce ancak demokrasi ve hukukun hâkimiyetinde yerine getirebilirler.

  • Ali Tam

    11.10.2018 01:32:35

    Kim aldatti sizi tek adamlik DEMOKRASIden; parlamenter sistemden iyi diye? O tek adam her daim aldatildigi icin MASUM. Peki ya siz?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı