"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Derin ayrışma

Kâzım GÜLEÇYÜZ
17 Ağustos 2017, Perşembe
Son dönemdeki işaretlerde gözlenen ve bunlardan hareketle hissedilen o ki, iktidar cenahında alttan alta ciddî bir ayrışma yaşanıyor ve tırmanıyor.

Zorlu bir çekişmeye dönüşme potansiyeli taşıyan bu ayrışmanın odaklandığı konu şu: OHAL tamam mı, devam mı?

Bir kanat, OHAL uygulamalarının gerek ülke içinde, gerekse dış ilişkilerde giderek büyüyen sorun, kriz ve gerilimlere yol açtığını görüyor ve bu yüzden, artık normalleşilmesi gerektiğini savunuyor.

Kuvvetle muhtemel ki, bu talepte, iyice şirazeden çıkan f.ö operasyonlarının bumerang gibi dönüp iktidarı vurma noktasına gelmesinden duyulan kaygıların da önemli bir etkisi var ve sırf bu endişeyle konunun kapatılması isteniyor olabilir.

Yaşananların ödeteceği siyasî faturanın korkusu ve tek taraflı beyin yıkamayla dumura uğratılan vicdanî duyarlılığın, olup bitenlerin ulaştığı vahim boyut karşısında artık daha fazla susturulamaz hale gelmiş olması da, yabana atılmaması gereken diğer etkenler olmalı.

Öbür tarafta ise, açılan f.ö gediğinden yakaladıkları ucu bırakmayıp, işi gittiği yere kadar götürmek ve yapılan operasyonları topyekûn bir dindar tasfiye ve kıyımına dönüştürmek isteyenler mevcut.

Bunların içinde, boşa çıkan Ergenekon ve Balyoz operasyonlarının rövanşını alma hesabı yapanların olduğu da söyleniyor. Hatta bu niyet ve kastını açık açık dile getirenlerin varlığından söz ediliyor.

Bu furyada gözaltıların pazarda domates satan veya hac yolculuğuna çıkan teyzelere uzanması, böylesine bir gözü dönmüşlüğün işi nerelere kadar vardırabildiğinin son derece çarpıcı örnekleri.

Yargının siyasî ve ideolojik bir hesaplaşma zemini ve aracı haline getirilmesinin doğurduğu sıkıntılı sonuçlar bunlar.

Bu durumdan çıkılabilmesi için öncelikle emniyet ve yargı başta olmak üzere bütün devlet mekanizmasını kilitleyen OHAL düzeninin sona ermesi birinci şart.

Bilhassa yargı âcilen normalleşmeli ki,  hukuku işler hale getirip yargı kaynaklı mağduriyetleri bitirmenin yolu açılabilsin.

Dileğimiz, mücadeleyi normalleşme ve hukuktan yana olan anlayışın kazanması.

***

-Her kıştan sonra bir bahar, her geceden sonra bir sabah olduğu gibi, masum mağdurların da bir sabahı, bir baharı olacak inşaallah.

-Yaşa bağlı ağır hasta olduğunu öğrendiğimiz Ali Çeleğen’e ve tedavi gören Kastamonu Temsilcimiz İbrahim Vapur’a hayırlı şifalar diliyoruz.

-Gazetecilik seminerleri için gençleri bekliyoruz - http://www.yeniasya.com.tr/video/gazetecilik-seminerleri-icin-gencleri-bekliyoruz_440483

 

Okunma Sayısı: 7073
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Özcan ERKİŞ

    17.8.2017 11:33:32

    (3)Hem dahilde hem hariçte halledilmesi gereken öylesine ciddi ve mühim meseleler var ki, bunlardan OHAL'e sıra bile gelmez. İşte eğitim ile alakalı yeni bir haber. "OECD'nin "İyi Yaşam Endeksi" nde Türkiye, Orta Öğretim ve üstü derecelerden mezun olanların işgücüne katılım oranlarına göre belirlenen 'Eğitim Refahı' kriterinde 0 (sıfır) aldı." (Diken,17.8) Ve yine OECD verilerinde Türkiye'de "hükumete en çok güvenen ülkeler sıralamasında" yedinci.(Diken,17.8) Yani eğitimden siyasi ve ekonomik istikrar ve güvene varıncaya kadar onlarca mesele varken, bunlar için himmet ve gayret gösterilmesi icap ederken, bizim, OHAL ile vakit, nakit ve emek kaybına yol açan uygulamalar ile uğraşmamız doğru bir siyaset mi? Artık milletin refah ve mutluluğu için, toplumsal barışımız için "ayrıştırıcı" değil, birleştirici bir siyaset izlememiz, bir üslup kullanmamız gerekmiyor mu? "Söz ola kese savaşı" diyor, Yunus Emre'miz.

  • Özcan ERKİŞ

    17.8.2017 11:20:09

    (2)Mesela, OHAL'in sebep olduğu bir kriz de AB'nin lokomotifi pozisyonundaki Almanya'nın "Türkiye'yle Gümrük Birliğinde genişleme olmayacak" kararı (Diken,17.8) Gerekçe:Mevcut şartlar. Yani Türkiye'deki antidemokratik ortam. Bizi bağlamaz deme lüksümüz de şansımız da yoktur. Genelde AB özelde Almanya ile olan ekonomik ilişkiler öyle "adam sen de!" diyeceğimiz bir şey değil. Artık gerçekçi olalım. OHAL'in sebep olduğu harici kriz ve dahili hukuksuzluklardan kurtulmanın yolu da OHAL'den kurtulmaktan geçmektedir. Memleket ve millet hesabına OHAL bitirilmeli, yargı da hukuk da normal ve tabii seyrinde yürümelidir ki hak, hukuk ve adalet yerini bulsun. İktidar cenahı OHAL'in devamı için verdiği gayretin yarısını demokratik hukuk devletinin tesisi için vermiş olsa, inanın ki, çok güzel ve müspet neticeler ortaya çıkardı. Hala vakit geçmiş sayılmaz.

  • Özcan ERKİŞ

    17.8.2017 11:08:49

    Sayın Güleçyüz, "derin ayrışma" tespitiniz doğrudur. OHAL yalnızca iktidar cenahını değil -maalesef- toplumuda ayrıştırdı. T24 Haber sitesinin bugünkü "İki başbakan yardımcısı sık sık Gül'ü ziyaret ediyor;'İşler iyi gitmiyor' diye yakınıyor olabilirler" başlıklı haberi (T24,17.8) de sizin tespitinizi teyit eder mahiyettedir. Ve keza 11.Cumhurbaşkanı da iktidar partisine "kuruluş dönemindeki değer ve politikaları" hatırlatması da yine sizin ayrışma tespitinizi doğruluyor. Bütün bunlar antidemokratik olan OHAL'in aslında birleştirici değil devleti ve milleti "ayrıştırıcı" bir hususiyeti olan gayri hukuki, gayri insani bir yöntem olduğunu da bize gösteriyor. İnşaallah bu anlayış siyasette ağır basar da normalleşiriz. Zira gayri hukuki ve insani olan şu vaziyetin devamı halinde manevi tahribat ve maddi fatura çok daha ağır olacaktır.

  • Necati

    17.8.2017 10:46:17

    Allah razı olsun muhterem Kazım Güleçyüz'ü tebrik ediyor, kimsenin dile getirmeye cesaret edemediği hakikatleri her gün Yeni Asya ile kamu oyuna duyurduğu için teşekkür ediyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı