"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Diyanet cemaatleri kucaklamalı

Kâzım GÜLEÇYÜZ
22 Kasım 2016, Salı
Mehmet Nuri Yılmaz Hocanın başkanlığı döneminde, Diyanet’in 1-5.11.93 tarihlerinde düzenlediği 1. Din Şûrâsına biz de katılmış ve değerlendirmelerimizi yazmıştık.

9.11.93 tarihli yazımızdan birkaç pasaj:

“(Şûrâdaki) Birçok konuşmada, iş gelip bir noktaya dayandı: Diyanet İşleri Başkanlığı, mevcut hukukî yapı ve statüsü içinde, kendisinden beklenen bunca hizmeti yerine getirebilir mi? Bu konu gerek özel sohbetlerde, gerek tebliğlerin tartışılması esnasında sık sık gündeme geldi. Söz gelişi, eski Diyanet İşleri Başkanlarından Tayyar Altıkulaç, ilk günkü sohbetimizde buna temas etti. ‘Diyanet bugünkü sınırlayıcı yapısından mutlaka kurtarılmalı. Ben bunun sıkıntısını çok çektim. Şu yapı içinde daha fazla hizmet verilemez’ dedi. Yine eski başkanlardan Prof. Dr. Mustafa Said Yazıcıoğlu da sohbet arasında aynı ihtiyaca dikkat çekti. Diyanet’in devlet içindeki yerinin ve yapısının mutlaka yeniden tanzim edilmesi gereğine işaret etti. (...)

“Bugün türlü zorluk ve imkânsızlıklar içinde irşad hizmetini yürütmeye çalışan fedakâr din görevlileri, imamlar, müezzinler, vaizler, müftüler büyük sıkıntılarla yüz yüze. Bu insanların mutlaka rahatlatılması lâzım. (...)

“Neden Diyanet’in yeni bir yapılanmaya ihtiyacı var? Çünkü gerek Türkiye’de, gerek sair Türk cumhuriyetlerinde, gerek diğer İslam ülkelerinde, gerekse gayrimüslimlere yönelik irşad hizmetlerinin, çağın getirdiği ihtiyaçlara cevap verebilecek tarzda yürütülmesi gerekiyor. Bu mesele artık muayyen kişilerin veya belirli cemaatlerin kaldırabileceği bir iş olmaktan çıkmıştır. Diyanet, bütün dinî hizmetlerin motoru ve dinamosu haline gelebilmeli; bunu yaparken, İslama hizmet eden herkesi ve her cemaati kucaklayarak yanına ve arkasına alabilmelidir.”

Ertesi günkü yazıda da şöyle demiştik:

“Diyanet’in dine hizmet eden herkesi kucaklayacak yeni bir yapıya kavuşması, zihniyet ve kadro olarak tepeden tırnağa kendisini yenilemesi ve devletin ona her türlü imkânı sağlaması gerekiyor. Ayrıca, şimdiye kadar çok büyük zorlukları göğüsleyerek dinî hizmetleri omuzlayan cemaatlerin de bu yapılanmaya ayak uyduracak şekilde kendilerini yeniden organize etmeleri icab ediyor.”

Son gelişmeler bize bunları da hatırlattı.

Bursa ve Bolu görüşmelerimizde bir defa daha gördük ki, şahs-ı manevî mahallerde de hizmetine ve davasına sahip ve kale gibi sapa sağlam.

 

Devlet kıyım, rest ve tehditlere odaklanmışken bir maden faciası daha. Şehit işçilere rahmet, ailelerine sabır, yönetenlere basiret dileriz.

Okunma Sayısı: 2551
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Özcan Erkiş

    22.11.2016 18:56:31

    Diyanet siyasî otoriteye bağlı bir "resmî daire" olup, yapı itibariyle hür ve bağımsız hareket etmesi çok zor hatta imkansız. Iktidarlar değiştikce Diyanet de mecburen tavrını, tarzını ve söylemini değiştirecektir. Diyanetin en büyük hizmeti "gölge etmemesi" olacaktır. Herkes kendi sahasında birbirini rakip görmeden, birbirine adavet etmeden, birbirinin hizmetlerini ikmal ve itmam ederek, hizmet-i imaniyeyi yapsınlar. Diyanet için en büyük mahzur ve tehlike, her vakit siyasallaşma sebebiyle dini de mevcut iktidarın kullanmasına aracılık yapacak olmasıdır. Cemaatler kendi meslek ve meşrebinin muhabbeti ile hizmetlerini yapıp, Ihlas Risalesinin düsturlarına harfiyen riayet etsinler lütfen.

  • kubilay

    22.11.2016 07:20:13

    nurcu görünen bir diyanet reisinden herkesi kucaklayan hatta küfrü mutlaka karşı ehli kitapapla bile ittifak beklerdik.maalesef son faaliyetlerinde gördükki bilhassa indi ve fevri davranarak ötekileştirme,tefrik etme cihetine gitmiştir.bir diyanet işleri başkanına asla yakıştıramadım.böyle davranması bir başkanın talimatla emirle iş gördüğünü asla iradesiyle din hizmeti yürütemediğini göstermiştir ki acınak bir durumdur.bir saat izzetle yaşamayı binlerce yıl zilletle yaşamaya tercih düsturu nerde kaldı.başkan bundan böyle ağzıyla kuş kapsa vallahi inandırıcı olmaz çünkü risale-i nurun devlet tekeline alınması sırasında gösterdiği tavır da bunun diğer bir misali.herkesten beklerdim nurcuyum diyen birinde bu tavrı beklemezdim. deselerdi inanmazdım ama öyle değilmiş demek makamlar dünyalık insanı bu duruma getirebiliyor.Akibet akibet akibet.Hüsn-ü hatime çok önemli

  • Toygar

    22.11.2016 00:39:55

    Belki şimdilerde biraz daha özen göstermeli ve diğerleri ile de görüşülerek, bunun bir fitne aracı olarak kullanıldığının farkındalığını ifade etmek gerektiğini düşünüyorum. Anlarlar anlamazlar çok da önemli değil! Yeter ki biz vazifemizi bihakkın ifa edebilelim! Bu diğerleri lafını da pek kullanmamak lazım. O beni, ben onu öteledikçe, bu kimin işine yarıyor ki! Yok bizim içimizde de varsa nifakçılar, bunu temizlemek de yöneticilere düşüyor! Bilesiniz!..

  • Toygar

    22.11.2016 00:35:40

    .. Sonra Üstadımın Hizmet Rehberinde yer alan ifadeleri ÇIKA GELDİ: "Ehl-i dalâlet, Risâle-i Nur’un elmas kılınçlarına mukâbele edemedikleri için, şâkirtleri içinde, ...... istifâde ederek-meşrepler veya hissiyâtları muhâlefetinden-zayıf damarları bulup, şâkirtler içindeki tesânüdü sarsmak istediklerini hissettim ve anladım......Biz, değil böyle cüz’î hukukumuzu, belki hayatımızı ve haysiyetimizi ve dünyevî saadetimizi Risâle-i Nur’un en kuvvetli râbıtası olan tesânüde fedâ etmeye mükellefiz." Aziz Üstadım, himmet eyle biiznillah ki Risale-i Nurlara talebe olalım, diye dua ettim. Rabbim bizleri ve tüm Risale-i Nur talebelerini hizmet-i nuriyeden, hizmet-i Nuriyeyi de bizlerden ayırmasın! Amin.

  • Toygar

    22.11.2016 00:30:40

    Konu her ne kadar Diyanet olsa da, her zaman olageldiği gibi esas olay Nurculukta düğümleniyor gibi. Çünkü derinlerin devlet olarak faaliyet gösterdiği mahfillerde, şimdilerde bölmek ve parçalamak adına oldukça sinsi oyunlar oynanıyor! Yeni Asya'da da yayınlanan ve Diyanet merkezli organize edilen Yeni Asya'nın davet edilmediği toplantı ve buna ilişkin düşüncelerimi yorum olarak yazdıktan sonra internette gezinirken, Yeni Asya'nın muhalifleri(?) büyüklerimize rast geldim. Baktım ki onlar da Yeni Asya ismine amaçsızca bir saldırı içerisine girivermişler. Biz de bakıyoruz bunların hallerine, bir şeyler söyleme ihtiyacı hissediyoruz elbette. KALBİME GELDİ ki bundan kim istifade ediyor ise, bunları körükleyenler de onlardır! ..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı