"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gençlik ve Risale-i Nur

Kâzım GÜLEÇYÜZ
08 Mart 2019, Cuma
Üstadın Eşref Edib’e verdiği mülâkattaki “Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum” beyanları ile, bir Cumhuriyet Bayramı günü Eskişehir hapishanesindeki hücresinin penceresinden karşıdaki lise mektebine bakarken bahçede neşeyle gülüp oynarken gördüğü gençlerin elli sene sonraki hallerini düşünüp onlar için döktüğü gözyaşları, onun ruhundaki şefkat yüklü hassasiyetin çarpıcı ifade ve tezahürleri.

Said Nursî bu milletin ve insanlığın, gelecek nesilleriyle birlikte önce ahiret ve ona bağlı olarak dünya hayatlarını kurtarıp, onları manevî tehlike ve tuzaklardan korumak ve huzura kavuşturmak için çırpınan ve bu gayret içindeyken, inanılmaz önyargı ve husûmetlere hedef olup, son nefesine kadar dehşetli zulümlere maruz bırakılarak bu çabaları da engellenmek istenen çilekeş bir muhabbet fedaisi.

Devrin yöneticilerine yaptığı sitem yüklü çağrıları, vefatından 59 yıl sonra hâlâ cevap bekliyor. Nesilleri çok yönlü ve çok boyutlu manevî tehlikelerden muhafaza edebilmek için, onun eserlerine duyulan ihtiyaç artarak devam ediyor.

Bu ihtiyacı gözardı edip onun çağrılarına ısrarla kulak tıkayarak sürdürülen yanlış politikaların zehirli neticeleri ise, maalesef gündemden hâlâ çıkaramadığımız terör başta olmak üzere, hayatın her alanında kendisini gösteren anarşi, kaos, kriz, yozlaşma, dejenerasyon, ahlâkî ve insanî değerlerde gerileme, zararlı ve kötü alışkanlıkların yaygınlaşması gibi acı tezahürlerle karşımıza çıkıyor.

Kurtuluş yine onun Kur’ân eczanesinden alarak eserlerinde herkesin istifadesine sunduğu imanî reçete ve ilâçlarda.

Gençliği içine sürüklendiği manevî bunalım ve girdaplardan kurtarıp istikamet yoluna götürecek kılavuz ve rehber de.

Var oluşun ve hayatın anlamını, akıl ve kalbi ikna edici izahlarıyla açıklayan; zihinlerdeki bütün şüphe ve tereddütleri izale eden; nefsanî tuzaklara karşı iradeyi kuvvetlendiren; tahkikî iman temelinde güçlü bir ahlâkî donanım ve şahsiyete sahip kılan nuranî muhtevası ile…

Okunma Sayısı: 1369
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-2

    8.3.2019 12:12:51

    Regaib Kandili dolayısıyla katıldığım programda, öncekilere göre kısmen de olsa azalmanın olması dine karşı mesafenin gün geçtikçe açıldığını gördüm. Bunun bir sebebi olmalı. Dinin bu derece menfi ve menfaatçi siyasette alet olarak kullanılması kitlelerde mukaddes ortak mala ve kutsala karşı bir soğukluk ve ve ondan uzaklaşmayla sonuçlanacağını aklı başında herkes az çok tahmin eder. Peki böyle olacağını bile bile neden din siyaset alet ediliyor? Üstelik bu alet etme tarzı da milleti ayrıştıran ve birbirine adavet edecek hale getiren bir uslüpla yapılıyor. Böyle bir "müsademe-i efkardan barika-i hakikat" değil olsa olsa tefrika kıvılcımları çıkar. Çıkıyor da. Çünkü niyet ve maksat hizmetten daha çok siyaseten rakibini alt etmek için yalan, iftira, tahkir, tahrik...gibi silahlara müracaat ediliyor. Kendini haklı çıkarmak ya da safını sıklaştırmak için aldatmak meşru görülüyor. Tam bir Makyavelist politika.

  • Gündüz Alp

    8.3.2019 11:57:09

    Sayın Güleçyüz, öncelikle mübarek üç aylarınızı tebrik eder, insanlık için hayra ve kurtuluşa vesile olmasını dilerim. "Gençlik ve Risale-i Nur" dediğiniz gibi 'Ülke ve Risale-i Nur' da diyebiliriz. Zira bir ülke için gençlik demek istikbal demektir. İstiklal Marşı şairi de: "Merhametin yok diyelim nefsine/Merhamet etmez misin evladına nesline?" demiyor mu? Bugün neredeyse ilkokul seviyelerine kadar inen kötü alışkanlık, gençlerin yaşadığı manevi eksen kaymaları vs. kendi lisanı ile S.O.S veriyor. Dün kulaklarını tıkayanların bugün bize yaşattığı bu ahvalin fazlasını; biz de kulak tıkarsak yarınkiler yaşayacaktır.Yalnızca manevi hayatımıza değil siyasal, sosyal ve ekonomik hayata dair ikazlarına da vakit iyice geçmeden mutlaka kulak verilmelidir. Tahrip edicilerin seslerinin avaz avaz çıktığı ülkede tamir edicilerin suskunluğu gelecek adına bizi endişelendiriyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı