"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Gerekçe bulamadık, millî güvenlik verelim”

Kâzım GÜLEÇYÜZ
17 Kasım 2018, Cumartesi
Biz gri pasaport başvurumuzu, 28 Haziran-10 Temmuz 2017 tarihleri arasında Almanya’nın Nürnberg şehrinde yapılacak okur buluşmasına ve iki yıl içinde Almanya’da düzenlenecek etkinliklere katılacağımızı bildirerek yaptık.

Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesi 1. bendinde “Yurt dışı görevin mahiyeti gazetecilik faaliyeti kapsamında ve başvuru sahibinin görev alanı ile doğrudan ilgili olmalıdır” deniyor.

Bizim başvuru gerekçemiz de bu kapsamda: Okuyucu buluşması ve etkinlikler.

Ama millî güvenlik gerekçesiyle red!!!

Danıştay’a verilen cevapta, Genel Müdürlüğün, 231 sayılı BYEGM’nin Teşkilât ve Görevleri Hakkında KHK’nın 2’nci maddesinde sıralanan görevlerinden, 1. fıkranın (d) ve (e) bendlerinde belirtilenler aktarılıyor:

“Basını güçlendirmek için gerekli faaliyetlerde bulunmak. Yerli ve yabancı basın yayın organları ve mensuplarının çalışmalarını kolaylaştıracak tedbirleri almak.”

Bu görevleri, gri pasaport dağıtımında ayrımcılık yaparak mı yerine getiriyor; basını böyle mi güçlendiriyor ve çalışmalarını kolaylaştıracak tedbirleri böyle mi alıyorlar!!!

Genel Müdürlük ne ilgisi varsa konuyu 15 Temmuz’a getirip, bu menfur olay sonrası devlette bazı önlemler alındığını belirterek, dava konusu olayda takdir yetkisini kamu yararı ve millî güvenlik politikası doğrultusunda keyfî değil, hukuka uygun şekilde kullandığını iddia ediyor. Bu ne demek?

Bu zorlamalı tevillerin meseleyi izah etmediğini kendisi de fark ettiği için olmalı, “Gerekçe göstermek zorunda değiliz” diyor.

Sonra marifetmiş gibi, “Davacı, başvurusu reddedilen tek basın mensubu değil” diyerek, bu ayrımcılığı başkalarına da yaptığını itiraf ediyor. Anayasa ve Devlet Memurları Kanunundaki, “Devlet memurları kimseye ayrımcılık yapamaz” kuralına rağmen!!!

Cevabını veremediği sorular ise ortada:

Başvuruları neye göre kabul veya reddediyor? Kabul ve red kriterleri ne? Mesele millî güvenlikse, lacivert pasaportla çıkmasında sakınca görülmeyenler nasıl oluyor da millî güvenlik sorunu oluşturuyor?

***

Bugün imza için TÜYAP’tayız. 13:30-17:00 arası. Bekleriz.

Okunma Sayısı: 3511
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    17.11.2018 10:31:58

    Üç gündür üst üste gerçek demokrasi ve gerçek cumhuriyet konularında aydınlatıcı makale yazan sayın Ahmet Battal beyin yazıları demokrasi kültürü ve bilinci açısından da hem ihtiyaç hem önemlidir. Zira demokrasi ve hukuka karşı olumsuz/menfi tavır takınanların bu halinin daha çok eğitimsizlik, yanlış ya da eksik bilgiden kaynaklandığını düşünüyorum. Sonuçta mesele gelip eğitime dayanıyor. Demokrasi konusunda ciddi ve doğru eğitim almamış kitleler, doğru haber araç ve kaynaklarına da (medya/basın gibi) sahip değilse, demokrasi ve hukukun kıymetini bilme ve onları koruma konusunda duyarsız kalabiliyorlar. "İnsanlara bilmek istediklerini değil, duymak istediklerini söyleyin" diyen Makyavel'e kulak veren bir basın ile demokrasi ve hukuku bırakın korumayı ileri düzeye taşımak bile zordur. Ve kılavuzu Makyavel olan bir siyaset ve medya ile varacağımız yeri düşünün.

  • Gündüz Alp-2

    17.11.2018 10:05:17

    Yaşadığımız çelişki ve tutarsızlıklar bize, toplum olarak henüz istenen seviyede demokrasi bilinci ve kültürüne sahip olmadığımızı söylüyor. Acı ama gerçek de budur. Olsaydı, en başta, parlamenter demokratik hukuk sistemine kendi ellerimizle son verip, yaşadığımız yüzyılda karşılığı olmayan bir rejimi tercih, tasvip ve kabul etmezdik. Hürriyet, adalet, (kanun önünde) müsavat/eşitlik, insan haklarına riayet, hukukun üstünlüğü, millet meclisi gibi unsurlar demokratik hukuk devletinin olmazsa olmazlarıdır. Ayrımcılık, ayrımcı korumacılık gibi konular demokrasiyle örtüşen şeyler değildir. Basın kartı ve pasaport verilmesi gibi en basit konularda bile ayrımcılık yapmanın gerekçesi milli güvenlik değil, olsa olsa keyfiliktir. Ve keyfilik de hukuksuzluktur. Keyfi ve hukuksuz icraatlar da antidemokratik sistemlerde olur. "Gerekçe göstermek zorunda değiliz" sözünün Türkçe tercümesi şu olsa gerek: Öyle keyif alıyorum! Keyfimin kahyası mısın?

  • Gündüz Alp

    17.11.2018 09:40:45

    Sayın Güleçyüz, Ülkemizi demokratik hukuk devletinden ve parlamenter sistemden koparan ve bugün ülkenin getirildiği noktada da gerekçe, "beka sorunu ve güvenlik" değil miydi? Teşbihte hata olmasın, bu iki kelime, sanki maymuncuk anahtarı gibi. Güvenlik sorununun her renk pasaportta bulunma ihtimali vardır. Ve "ihtimaller üzerine hüküm bina olunmaz." Bu meselede düpedüz ayrımcılık yapılmaktadır. Nepotizm denen illet, yalnızca iş, finans dünyasıyla sınırlı değil. Kamusal alanın tamamına sirayet etmiş vaziyette. Bu gidişat hayırlı netice vermez. Bir talebin kabul veya reddi kanun dairesinde olmalıdır. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü de "kuvvetin kanunda olması ve kanun hakimiyetidir." Hakimiyet şahsa geçerse monarşi/krallık/ sonuçta diktatörlük, bir grup ya da zümreye geçerse oligarşi olur. Demokratik cumhuriyet ise millet hakimiyetidir. Demokratik hukuk devletinde yasama organı Büyük Millet Meclisidir.

  • HÜSEYİN İLHAN

    17.11.2018 09:03:45

    Muhterem yazarımız ve diğer basın mensuplarına yapılan bu insaniyete,hak ve hukuka yakışmayan 'ayrımcı,ötekileştirici,fitne-fesad çıkarıcı,uygulamanın 'derhal,kaldırılmasını bir vatandaş olarak talep ediyorum. Zira milli güvenlik diyenlerin bu söylediklerinde ne samimiyet ne ise hak-hukuka riayet yoktur. YENİASYA GAZETESİyazarı ve okuyucusuyla bu ülkenin ve insanlığın medar-ı iftiharıdır. Ülke ve insanlık için şahsi menfaatlerini feda edenlere her türlü hal ve ahvalde şahsi menfaat güdenlerin karıştırılması zulümdür. DERHAL BU ZULÜM BİTSİN.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı